KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERLE ÜLKE YÖNETİLEMEZ. BU YASANIN TBMM'YE İADESİ BİR ZORUNLULUKTUR
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, Hükümete 6 ay süresince Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisi veren Yasa’nın TBMM’den geçmesi üzerine 11 Nisan 2011 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.
KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERLE ÜLKE YÖNETİLEMEZ.
BU YASANIN TBMM‘YE İADESİ BİR ZORUNLULUKTUR!
Genel seçimlere 2 ay kadar bir süre kalmışken, seçimler sonrasını da kapsayan, siyasal iktidara 6 aylık Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisi veren Yasa TBMM‘den büyük bir hızla geçirildi.
Torba yasaların içerisine sıkıştırarak yaptığı değişikliklerle tüm sistemi yeniden yapılandırmak AKP‘ye yetmemiş, şimdi de Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisini alarak kuvvetler arasındaki dengeyi yürütme organı lehine bozmuştur.
Yetki Yasası ile beraber AKP, bakanlıkların kapatılması, açılması, birleştirilmesi de dahil kamu idarelerinin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili olarak 20 yasada, kamu çalışanlarının atanma, nakil, görevlendirme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilmesi gibi konularla ilgili olarak da 7 yasada değişiklik yapma yetkisini almıştır.
Ülkenin tüm kurumlarını içeren bu yetki yasasının öngörüsünün ne olduğunu görmek için tek bir örnek yeterlidir:
Gerek kurumsal yapısını gerekse görev alanını yeniden belirleme yetkisi alınan bakanlıklara bakıldığında; su, orman, mera, yaylak, kışlak, tarım alanları gibi doğal kaynaklar ve çevre ile ilgili tüm yasal düzenlemelerin etkisiz hale getirilmesine yol açabilecek bir yeniden yapılanmayı içeren sınırsız ve belirsiz bir yetki tanımı yapılmaktadır.
Bu kanun statik bir kanun değildir, yetki yasası içinde "ne kadar kanun hükmünde kararname saklamaktadır" bilinmemektedir.
Bu sınırsız ve belirsiz yetki; AKP‘nin 8 yıldır tamamlayamadığı kıyılarda, yaylaklarda, meralarda, akarsularda, ormanlarda yapılacak HES, termik santraller, nükleer santraller, madencilik faaliyetlerini; kentsel dönüşüm, Galataport gibi projeleri hayata geçirmek, doğal, kültürel ve tarihi mirası engel olmaktan çıkarma niyetidir.
Doğal çevrenin/varlıkların ve kültürel mirasın talanında sınır tanımayanlar, şimdi de çıkaramadığı kanunlar yerine kurumsal altyapısını hazırlayarak fiili durum yaratma gayretindedir.
Halen TBMM‘de bekleyen "Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı", yeni bir imar affı niteliğindeki düzenlemeleri içeren, mera, yaylak ve kışlakları, kıyıları yapılaşmaya açan, kırsal alanları imar planı dışına çıkaran "İmar Kanununda ve Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi " düşünüldüğünde böyle sınırsız ve belirsiz bir düzenlemeyle nasıl bir sonuca ulaşılabileceği açıktır.
Yetki yasasında kurumsal yeniden yapılanma ile birlikte personele ilişkin sınırsız tasarruf yetkisi; yetişmiş teknik kadroların tasfiyesinin, işlevsizleştirilmesinin, kullaştırılmasının yolunu açacaktır.
Seçimlere giderken sınırsız yetkiler veren, Anayasa‘ya aykırı bu yasanın Cumhurbaşkanı tarafından TBMM‘ye geri gönderilmesi zorunludur.
Mehmet Soğancı
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı


