KESK'E VE ÜYELERİNE YAPILAN SALDIRILARA KINAMA
TDB, TEB,TTB ve TMMOB 8 Haziran 2001 tarihinde ortaklaşa yaptıkları basın açıklamasında Kamu Görevlileri Sendikaları Kanun Tasarısı hakkında"Meslek Birlikleri olarak içerisinde onbinlerce üyemizin de bulunduğu kamu çalışanlarını doğrudan etkileyecek bu yasakçı sendika tasarının geri çekilerek, demokratik ve katılımcı bir anlayışla ele alınmasını istiyoruz", "Ve bu doğrultuda dün başta Ankara ve İçel olmak üzere eylemliliklerini sürdüren KESK'e ve üyelerine yapılan saldırıları kınıyor, kamu emekçileri ve onların örgütlerinin yürüttüğü bu meşru mücadeleyi destekliyoruz" dedi
Türkiye, uluslararası sermayenin, Dünya Bankası ve IMF‘nin dayatmaları ile ekonomik istikrar politikaları ve programı kıskacına sokularak verilen niyet mektuplarıyla TBMM‘nde uyum yasaları bombardımanı yaşamakta, toplumsal alan antidemokratik uygulamalarla kuşatılmakta, bir yandan meslek örgütlerimiz hakkında soruşturmalar açılarak diğer yandan sözle demokratikleşme iddiasıyla kamu görevlileri sendikalar yasası gündeme getirilerek kamu çalışanları ve meslek örgütleri denetim altına alınmaya, susturulmaya çalışılmaktadır.
Siyasi iktidar, ülkemizce de kabul edilen uluslararası anlaşmalar, ILO sözleşmeleri, yargı kararları ve kamu çalışanlarının grevli ve toplu sözleşmeli sendikal haklar için 11 yıllık tüm baskı ve yıldırmalara karşı sürdürdükleri meşru mücadele ile çok sayıda hukukçu ve bilim insanının da onayladığı taleplerini gözardı ederek "Kamu Görevlileri Sendikaları Kanun Tasarısı"nı TBMM Genel Kurulu gündemine getirdi.
Hükümet bu tasarıyla her konuda olduğu gibi demokratikleşme söylemiyle işlevsiz, göstermelik bir sendikal örgütlenmeyi, bunun üzerinden de kamu çalışanlarını denetim altına almayı amaçlamaktadır. Oysa yasal düzenlemenin engelleyici, kısıtlayıcı, baskıcı, antidemokratik değil uluslar arası normlara koşut, çağdaş bir anlayış ve içerikte olması gerekir.
TBMM Genel Kurulu‘nda görüşülen tasarı 1998 yılında Mecliste görüşülürken gelişen haklı talepler nedeniyle geri çekilen tasarının aynısı olup, Türkiye‘nin de kabul ettiği 87, 98, 151 sayılı ILO sözleşmelerinin özünü yok etmektedir. 87 sayılı sözleşme çalışanlar arasında ayırım gözetilmeksizin yasal düzenlemelerin özgürlükleri kısıtlayıcı olamayacağını açık olarak belirterek, sendika ve örgütlenme özgürlüğünü güvence altına almıştır. ILO denetim organları 87 sayılı sözleşmeye dayanarak grevi çalışanların ekonomik ve toplumsal çıkarlarını korumaya yönelik temel ve yasal bir hak olarak kabul etmiştir. 98 sayılı sözleşme ise toplu sözleşme yapma hakkını güvenceye almıştır.
Gündeme getirilen bu yasa tasarısı özetle, sendikalaşma hakkını tüm kamu çalışanlarına tanımayarak yıllardır kurulmuş olan Tüm Yargı-Sen, Asim-Sen‘in kapatılmasını, güdümlü bir örgütlenmeyi öngören, grev ve toplu iş sözleşmesi içermeyen, sendikaların yargı kararı olmadan kapatılmasına olanak tanıyan, hukuk devleti ile bağdaşmayan ve yasaklayıcı hükümler içeren bir tasarıdır.
Meslek Birlikleri olarak içerisinde onbinlerce üyemizin de bulunduğu kamu çalışanlarını doğrudan etkileyecek bu yasakçı sendika tasarının geri çekilerek, demokratik ve katılımcı bir anlayışla ele alınmasını istiyoruz.
Hükümetlerin altına imza attığı uluslar arası sözleşmeler, ILO sözleşmeleri ve yetkili organ kararlarına uygun, temel sendikal hakları güvenceye alan, grevli ve toplu sözleşmeli, özgürlükçü ve ülkemizin demokratikleşme sürecine katkıda bulunacak bir düzenlemenin yapılmasını talep ediyoruz. Ve bu doğrultuda dün başta Ankara ve İçel olmak üzere eylemliliklerini sürdüren KESK‘e ve üyelerine yapılan saldırıları kınıyor, kamu emekçileri ve onların örgütlerinin yürüttüğü bu meşru mücadeleyi destekliyoruz.
TÜRK DİŞ HEKİMLERİ BİRLİĞİ (TDB)
TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ (TEB)
TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ (TTB)
TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ (TMMOB)


