KORUMA VE PEYZAJ MİMARLIĞI SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ
Peyzaj Mimarları Odası tarafından düzenlenen Koruma ve Peyzaj Mimarlığı Sempozyumu 12-13 Mayıs 2011 tarihleri arasında Ankara Çankaya Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Peyzaj Mimarları Odası‘nın kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen sempozyumla, koruma ve peyzaj mimarlığı ile ilgili araştırma, bilgi ve birikimlerin paylaşılması amaçlanıyor. Sempozyumda; Koruma ve Yasal Yönetsel Yapı, Korumanın Sosyo - Ekonomik Boyutu, Enerji-Madencilik ve Koruma, Koruma ve Kültürel Peyzajlar, Doğal Kaynaklar - Koruma ve Peyzaj Yönetimi ile Kentleşme - Yerel Yönetimler ve Koruma başlıklarında 6 oturum gerçekleştirildi.
Sempozyumun açılışında konuşan Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Oğuz Yılmaz, peyzaj ve doğal varlıkların korunması açısından yaşanılmaz bir dünyaya doğru gidildiğini belirterek, yasal mevzuatlardaki eksikliğin bu kötü gidişi hızlandırdığını ifade etti.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ise şunları söyledi:
Kapitalizm, küreselleşme, sınırsız liberalleşme ve sanayi kapitalizminin tüketim kültürü, insanı doğasına yabancılaştırmakta ve güzellikler karşısındaki duyarlılığını kaybettirmektedir. Maddi olmayan değerler hızla maddi değerlerle yer değiştirmektedir. Peyzaj Mimarlığı açısından ve genel olarak doğal ve kültürel değerlerimiz üzerinde karamsarlık yaratan tüm oluşumlara karşın, bu gün burada bir araya gelen topluluk umut verici ve heyecanlandırıcıdır.
Ülkemiz peyzaj değerlerinin korunması açısından en temel nokta, "ulusal bir politika"nın eksikliğidir. Avrupa Peyzaj Sözleşmesi‘nin en can alıcı noktası, imza koyan ülkelerin kendi ulusal peyzaj politikalarını oluşturmalarının gerekliliği üzerine yapılan vurgudur. Ülkemiz yasal ve yönetsel yapısı, farklı ölçek ve boyutlarda, duyarlı ve değerli doğal alanları ve kaynakları korumaya yönelik temel alt yapıya sahiptir. Buna karşın, ulusal bir peyzaj ve daha üst düzeyde ulusal çevre politikaların henüz oluşturulamamış olması önemli bir eksikliktir. Bu ise, peyzaja bakışta, uygulamada ve yönetimde bütünlüğün, yönetimlerde birliğin sağlanması yönünde önemli bir engel oluşturmaktadır. Peyzaj mimarlığı eğitim sürecinde edinilen bilgi ve deneyimlerin, uygulama sürecine yansıtılabilmesi ve değerli ülke peyzajının korunabilmesi için; kapsamlı bir peyzaj politikasının oluşturulması ve bu doğrultuda ilgili yasa, yönetmeliklerin gözden geçirilmesi öncelikli sorumluluğumuzdur.
Dileğimiz, planlamanın temel verilerinin tanımlandığı, 3194 sayılı İmar Kanunu, yönetmelikleri ve teknik izah namesinde; ekolojik ve biyolojik veriler ile peyzaj verilerinin bilimsel tanımlamalarının yer alması ve ilgili uluslar arası sözleşmelere de atıfların yapılması, 2873 sayılı Milli Parklar Kanununda olduğu gibi, plan yapmaya yetkili, tüm idarelerin yasal mevzuatlarında da gerekli düzenlemelerin yapılmasıdır.
Öte yandan peyzaj mimarları açısından şu hususu da belirtmek durumundayım: Ülkemizde birçok meslek alanlarında olduğu gibi peyzaj mimarlığı alanında da mesleğin tanımlanması sıkıntısı vardır. Son birkaç yıl içinde TMMOB ortamında odalarımızın ana yönetmeliklerinin ve serbest çalışan üyeleri ile ilgili yönetmeliklerinin hazırlanması, TMMOB ortamında karara bağlanması ile meslek alanlarının tanımlanması ve düzenlenmesi için oldukça mesafe kazanılmıştır. 2006 yılında Peyzaj Mimarları Odamıza ait ana yönetmeliğin ve serbest çalışan üyeleri ile ilgili yönetmeliğin yayımı ile odamızın meslek alanı tanımlanmış ve düzenlenmiştir.


