MADENCİLİK VE ÇEVRE SEMPOZYUMU GERÇEKLEŞTİRİLDİ

13.04.2007

Madencilik ve Çevre Sempozyumu 12-13 Nisan 2007 tarihlerinde Ankara'da yapıldı. TMMOB Maden Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen sempozyum kapsamında madencilik ve çevre ilişkisi masaya yatırıldı.

Ankara Ticaret Odası Konferans Salonu‘nda iki gün süren sempozyum süresince, konuyla ilgili araştırmacı, işletmeci, firma temsilcisi ve yöneticiler dört ayrı oturumda sektördeki çevre sorunlarını tartıştılar, madenlerin ülke yararı doğrultusunda ve çevre ile uyum içerisinde işletilmesi konusunda görüş alışverişinde bulundular. Sempozyum "Madencilik ve Çevre Politikalar" konulu panelle sona erdi.

Madencilik ve Çevre Sempozyumu‘nun açılışında Yönetim Kurulu Üyesi İlker Ertem, TMMOB adına bir konuşma yaptı. Teknolojik gelişimin bir taraftan yeni fırsatlar yaratırken diğer taraftan da felaketlerin sebebi olabileceğine dikkat çeken Ertem, "Mühendisler olarak toplumun istemlerini karşılamak için ürün geliştiriyor veya üretiyoruz. Üretimdeki konumumuz, bilimsel bulgular ve teknolojik gelişmeyle ilgili bilgilerimiz nedeniyle doğadaki değişimi en iyi izleyen kişileriz. Teknolojik gelişim bir taraftan yeni fırsatlar yaratırken diğer taraftan da felaketlerin sebebi oluyor. İnsan sağlığı araştırmalarında önemli bir yere sahip olan nükleer teknolojinin aynı zamanda insan hayatını yok eden en korkutucu silahların yaratıcısı olduğu hepimizin bildiği bir gerçeklik. Maden makinaları alanında gelişmelerin, geçmişte yeraltında yapılan maden işletmeciliğinin bugün büyük boyutlarda yüzeyde açık işletmeler şeklinde yapılmasına olanak sağladığını biliyoruz. Bu durum bol miktarda ucuz hammadde sağlama fırsatı yaratırken bir taraftan da doğal dengenin bozucusu olabilmektedir" diye konuştu.

Küresel sorunların artış nedeninin, mühendislik hizmetlerinden yeterince yararlanılmaması, mesleğin gereklerinin yerine getirilmemesi olduğunu belirten İlker Ertem, doğal dengenin korunmasının, bilimsel bilginin toplumsal çıkarı ön planda tutan mühendislik uygulamalarında kullanılmasıyla sağlanabileceğini ifade etti.

Madenlerin toplumsal mülkiyetin nesnesi olduğunu kaydeden İlker Ertem, "Devlet, madenlerin bilimsel yöntemlerle, teknik kurallarına uygun, toplumsal yararı gözeterek işletilmesinden sorumludur. Proje uygulamalarında denetimsizlik, çevre kriterlerine uymada ayrıcalıklar veya muafiyetlerin uygulanması düşünülemez bunlardan vazgeçilmelidir" dedi.