MİMARLAR ODASI'NDAN BİRGÜN GAZETESİNE AÇIKLAMA
Mimarlar Odası Başkanı H. Bülend Tuna, Birgün gazetesinin 4 Eylül 2007 tarihli nüshasının Forum sayfasında yer alan Ümit Bayazoğlu'nun "Behemehal Lağvedilmeliler" başlıklı yazısı üzerine 11 Eylül 2007 tarihinde gazeteye bir açıklama gönderdi.
Sayın Ümit Bayazoğlu,
Birgün Gazetesi
Birgün Gazetesinin 4 Eylül 2007 tarihli nüshasının Forum sayfasında yer alan "Behemehal Lağvedilmeliler" başlıklı yazınızı üzülerek okuduk. Bir meslek kuruluşu olarak dışımızdan gelen eleştirileri çok dikkatli bir şekilde değerlendirdiğimizi, toplum ve mimarlık ilişkisine çok önem verdiğimizi bilmenizi isterim. Bu kapsamda basında yer alan veya değişik ortamlarda dile getirilen aksaklıkların, farklı yorumların, bizlere atfedilen ve yapamadığımız ileri sürülen görevlerin belirtilmesini izliyoruz, pek çoğundan da yararlanıyoruz. Ne yazık ki andığım yazınız bu kapsamda bir değerlendirme yazısı olmaktan uzaktır; kırıcıdır, haksızdır. Yazınıza sinen alaycı ve küçümseyici bir üslupla aktardıklarınızın değerlendirmesine girmeyeceğim., Ancak bazı hususları belirtmek ihtiyacını hissediyorum.
Toplum ve kamu adına çalışan örgütler olarak bizleri yakından tanıyor iseniz sizlerden bizim etkinliklerimizi, yapımızı daha içten değerlendirmenizi, bunun için de çaba harcamanızı bekleriz. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Odamız bildiğiniz gibi 1954 yılında : kuruldu ve kurulduğundan bugüne kadar sayısız kişinin emeğinin üzerine yapılandı. Bugün gelinen noktada TMMOB ve bağlı Odaların yapısının, işleyişinin, şüphesiz değerlendirmesi yapılmalıdır ve yapılmaktadır. Ancak bunun sizin yazınızdaki gibi yapılmaması gerektiğini, bunca yılın birikiminin bunu hak etmediğini düşünüyorum.
Demokratik kitle örgütlerinin yönetimlerinde görev alanlar, hem kendi örgütlerinin üye yapısının genişliğinin, farklılığının, renkliliğinin; hem de birlikte davranmaya çalıştıkları diğer toplum kesimlerinin kendilerinden beklediği görevlerin farkında olarak çalışmaya başlamaktadırlar. Hiçbir zaman yalnız değildirler, hem daha önceki dönemlerde o görevi üstlenenlerin, hem de yönetimlerin yanı başında destek olanların gönüllü katkıları, birikimleri, görünür, görünmez denetimleri hep yanlarındadır. Hiçbir yönetim görev aldığı alanı boş bir arsa gibi yapılandırmaya, bildiğini okumaya, geçmiş birikimi yok saymaya doğal olarak yeltenemez.
Meslek örgütlerinin ve diğer demokratik kuruluşların lağvedilmeleri, ya da amaçlarına uygun ortamların sağlanabilmesi için yeniden yapılandırılmaları zaman zaman gündeme gelmiştir. Ne yazık ki bu dönemler 12 Eylül gibi hayırla andığımız dönemler olmamıştır. Bütün hırpalanmalara, toplumda estirilen apolitiklik rüzgârlarına rağmen ayakta kalınabilmiş, dahası her geçen gün güçlenerek üstlendikleri görevleri yapabilmişlerdir. Her yönden gelen saldırılara karşı demokratik kitle örgütlerini korumak, kollamak, desteklemek gerektiğini düşünüyorum. Bunu hatalara göz yummak, üstünü örtmek değil, haksız yere hırpalanmalarını önlemek, gazetenizin belirttiği gibi "uzun yıllar zorlu çabalarla yaratılmış örgütlü mücadeleyi gözü gibi sakınmak" anlamında söylediğimin altını çizmek isterim.
Saygılarımla
H. Bülend Tuna
TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı


