MMO 4. BAKIM TEKNOLOJİLERİ KONGRESİ VE SERGİSİ DÜZENLENDİ

25.10.2009

Makina Mühendisleri Odası 4. Bakım Teknolojileri Kongresi ve Sergisi 22-25 Ekim 2009 tarihlerinde Denizli’de gerçekleştirildi. Pamukkale Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kongrede, bakım mühendislerinin yetkilendirilmesi, bakım mühendisliği eğitimleri, bakım mühendisliğinin üniversitelerin eğitim programlarındaki yeri ve bakım mühendisliğinin geleceği tartışıldı. Kongre kapsamında, 13 oturumda 46 akademisyen ve uzman tarafından 38 bildiri sunumu yapıldı ve 14 kurs ile bakım mühendisliği konulu bir panel gerçekleştirildi.

"Bakım Mühendisliği" ana temasıyla düzenlenen Kongrenin açılışında sırasıyla MMO Denizli Şube Başkanı Hüseyin Hadımlı, MMO Yönetim Kurulu Sekreteri Ali Ekber Çakar, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, Pamukkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İnan Özer, Denizli Belediye Başkanı Yardımcısı Şamil Çınar, Vali Yardımcısı İsmail Tezel konuştu.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı‘nın açılış konuşması şöyle:

Değerli Konuklar
Sevgili Arkadaşlar

Hepinizi TMMOB Yönetim Kurulumuz adına sevgiyle, saygıyla, dostlukla selamlıyorum.

Odamızın düzenlemiş bulunduğu 4. Bakım Teknolojileri Kongresi‘nde burada aranızda bulunmaktan büyük bir onur duyduğumu öncelikle belirtiyorum.

2003‘de başlatılmış ve iki yıllık aralarla bugüne, dördüncüsüne gelmiş Bakım Teknolojileri Kongrelerimizin başlatıcılarına, sürdürücülerine, bugüne getirenlere, kongrelerimizde görüşlerini bizimle paylaşan bilim insanlarına, uzmanlara, Denizli Şubemizin o günden bugüne görev almış yöneticilerine, kongrelerimizin gerçekleşmesinde görev alan şube çalışanı arkadaşlarıma, etkinliklerimizin eli, ayağı, kolu, gözü olan öğrenci arkadaşlarıma ve katılımlarınızla bu etkinliğimizi geliştiren, büyüten siz bakım mühendisi meslektaşlarıma en samimi duygularımla çok teşekkür ediyorum.

Bakım Teknolojileri Kongrelerimiz; örgütümüzün, Makina Mühendisleri Odası örgütlülüğünün yüz akı bir etkinlikler dizisidir. Odamız şüphesiz sizlerden gelecek taleplerle bu diziyi devam ettirecektir. Ve işte bugün de düzenleme kararının alınışının sekizinci yılında da bir aradayız.

Sevgili Arkadaşlar

Hepimiz biliyoruz ki; mühendislik, bilim ve teknolojiyi insanla buluşturan bir meslek. Bizim örgütümüz TMMOB; odağında, öznesinde insanın olduğu bir mesleğin uygulayıcılarının örgütü. İnsan odaklı olmasından dolayı, bizim mesleğimiz onurlu bir meslek ama bir o kadar da sorumlulukları olan bir meslek.

Biz, bir yandan insana ve insanlığa karşı işlenmiş suçlara karşı çıkıyoruz, öte yandan da insana ve insanlığa olan sorumluluklarımızı biliyoruz ve sorumluluklarımızın gereklerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Bir yandan da üyelerimizi haklarının elde edilmesine, taleplerinin gerçekleşmesine yönelik çabalarda bulunuyoruz.

Öte yandan, sorunlarımızın, toplumun ve halkın sorunlarından ayrı tutulamayacağını da biliyoruz. Sıkıntılı, sancılı, sorunlu bir ülkede yaşıyor olmanın tüm sonuçları mühendis kimliğimizle birlikte, yurttaş kimliklerimiz dolayısıyla yine bizi buluyor.

İşte yaşamakta olduğumuz kapitalist küreselleşmenin kendi yarattığı küresel krizi!

Yoksulların daha fazla yoksullaştığı, siyasal yapıda pek çok değişimin gerçekleştiği süreç, kapitalist küreselleşmenin kriziyle karanlık yüzünü bir kez daha gösterdi. Neo-liberalizmin kurallarının değişmez olduğu öngörüsü sarsılırken krizden kurtulmak için sistemin taleplerine cevap vermenin de doğru olmadığı ortaya çıktı. Piyasanın inisiyatifine bırakılmış bir ekonomi sürekli kriz üretmekte, faturası da emekçi halka, ücretliye, çalışana kesilmektedir. Özellikle Türkiye gibi kendi kaynaklarını kullanamayan, emperyalizme bağımlı ülkeler bu krizden daha da fazla etkilenecek, etkileniyor da.

Son 30 yıldır içine sokulduğumuz kapitalist küreselleşmenin sonuçları bugün ortadadır: 1 milyar kişinin günde 1 dolardan az kazandığı, dünya nüfusunun zengin %2‘sinin dünya servetin yarısına el koyduğu bir dünyada yaşıyoruz. Kuzey ile güney arasındaki, kadın ile erkek arasındaki, varsıllarla yoksullar arasındaki fark gittikçe açılıyor. Ülkemizde de yoksulların daha fazla yoksullaştığı, siyasal yapıda pek çok değişimin gerçekleştiği biçimde yaşanan süreç, kapitalist küreselleşmenin küresel kriziyle karanlık yüzünü bir kez daha gösteriyor. 

İşsizlik rekorları kırılıyor bu ülkede. Yoksulluk ve sefalet almış başını gidiyor. Kapitalist küreselleşmenin küresel krizi emekçileri teğet geçmiyor. Üstüne üstlük, adaletsizliğin adaletsizlik olarak, açlığın açlık olarak sürüp gitmesini sağlamak için kapitalist küreselleşmenin bu düzenini korumaktan da utanmadan söz ediyorlar.

Onların sözlerinin tükendiğini son olarak geçtiğimiz hafta İstanbul‘da yapılan IMF ve Dünya Bankası yıllık zirvesinde gördük. ‘İstanbul Kararları‘ olarak adlandırılan kararlarında az gelişmiş ülkelerden daha fazla kaynağı emperyalist merkezlere taşımak dışında bir karar almadılar. Krizden çıkış için çareyi yine "sömürü katmerleştirmekte" buldular. 

Dünyanın geleceği ile ilgili söyleyebildikleri tek şey; "önümüzdeki yıllarda işsizliğin ve yoksulluğun artacağı, yoksulluk nedeniyle savaşların yaşanabileceği" oldu.

Bu kimsenin bilmediği bir konu zaten değil. TMMOB, DİSK, KESK, TTB olarak IMF ve DB Başkanlarına yazdığımız mektupta şöyle ifade etmiştik:

"Bugün yaşanan bunalım basit bir iktisadi kriz değildir. Bu artık tarihsel misyonunu tamamlamış bir üretim ve toplumsal sistemin yani kapitalizmin bütüncül bir krizidir ve yakın bir gelecekte derinleşmiş toplumsal krizlerle daha büyük yıkım ve acılara yol açması muhtemeldir. Bu nedenle sürdürmekte ısrar ettiğiniz sermaye yanlısı politikalar bugün olduğu kadar gelecekte de birer uygarlık suçu oluşturacaklardır."

Evet, Sevgili Arkadaşlar,

İçinden geçtiğimiz süreçten, kapitalizmin küresel krizinden, bizlerin de etkilenmemesi olanaksız. Kriz, tüm emekçi kesimleri olduğu gibi bizim örgütümüzün üyelerini de teğet geçmiyor. Türkiye‘de ekonominin küçüldüğü; üretim, istihdam, ihracat ve ithalatının gerilediği bir dönemde üretimin direkt içinde yer alan mühendis, mimar ve şehir plancılarının bu durumdan etkilenmemesi düşünülemez. Mühendis ve mimarların bu süreci durdurmak için; daha örgütlü, daha bütünleşmiş, daha etkin ve insana seslenen, bilimsel, mesleki, kültürel girdilerle zenginleştirilmiş daha politik bir tavra ihtiyacı bulunuyor.

TMMOB, böyle bir dönemde, tüm dünyadaki emekten ve halktan yana güçlere "daha demokratik, daha barışçı, gelirini adaletli paylaşan" bir dünya için büyük görevler düştüğünün bilincindedir. TMMOB ve bağlı odaları, örgütlü gücüyle birlikte sorumluluğun gereklerini yerine getirecektir.

Denizli İl Koordinasyon Kurulumuzun geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği açık hava toplantısında söyledikleri önemlidir. İl Koordinasyon Kurulu Sekreterimiz Sevgili Fatih Yaşa örgütümüz adına şunları söylemişti:

Bugün maalesef ki ilimizde yaşanan gelişmeler iç açıcı olmaktan uzaktır. Küresel kriz olarak adlandırılan küresel emperyalizmin emekçilere havale ederek bedel ödettiği ekonomik oluşum kentimizi derinden sarstı. Denizli‘de yaşanan ekonomi kriz her geçen gün artarak sürüyor. Binlerce işçi çalıştığı işini kaybederken; kentin en köklü firması, son kalan 300 işçisini işten çıkardı. Bir başka büyük tekstil fabrikasının sahibi inşaat mühendisi meslektaşımız ise yaşamına son verdi. Denizli ağır yaralı ve gittikçe kan kaybediyor.

Denizli can çekişirken, Anadolu can çekişirken bir taraftan da bizlere "tünelin ucunda görünen ışıktan" söz ediliyor. Oysa biz mühendisler, mimarlar, şehir plancıları hayatın her alanındayız. Bizler fabrikalardayız, sokaklardayız. Bizler Denizli‘nin her anında ve her yerindeyiz. Ve gerçekleri bütün çıplaklığı ile görüyoruz. Bizler hurafelerin değil, aklın ve bilimin temsilcileriyiz.

Evet, Sevgili Arkadaşlar,

Biz halkımıza olan sorumluluklarımızın bilinciyle sözümüzü söylemeye ve Kral Çıplak demeye devam edeceğiz.

Sevgili Arkadaşlar

TMMOB‘nin sorumluluklarından biri de meslek alanlarımız üzerine gerçekleştirdiğimiz sempozyum ve kongre gibi etkinliklerle bu alandaki sorunları ortaya koyarak çözüm önerilerini getirmektir. İşte bugün de burada bakım teknolojisindeki gelişmeleri ve bakım mühendisliğini konuşmak için bir aradayız.

Artık süreklilik kazanan ve bilimsel-teknik bir çerçeveye sahip olan; "bakım mühendisliği" ile "bakım bilinci" kavramlarını ülke gündemine sokan Bakım Teknolojileri Kongremizin öğretim üyesinden mühendisine, teknisyeninden, yazılım ve uygulayıcılarına dek bilgi birikimlerini birleştirerek oluşturacağı direnç ve sunacağı "bakım perspektifleri" ülkemiz açısından oldukça önem taşımaktadır.

İşletmelerde kullanılan çok çeşitli cihaz, makina, teçhizat, alet ve ekipmanın her an kullanıma hazır, arızasız durumda bulunması üretimin aksamaması açısından çok önemlidir. Bunu sağlayabilmek için söz konusu ekipmanlarda ani arızalar ortaya çıkmadan önce koruyucu bakım çalışmaları yapmak ve bu bakım çalışmalarını planlı bir şekilde yürütmek gerekmektedir. Bugünün dünyasında bakımcılık, yanlış algılandığı "tamircilik, teknisyenlik" gibi sıfatlardan arınarak, çok yönlü bir mühendislik alanı konumuna gelmiştir.

Sevgili Arkadaşlar

İlgili olan her kesime bakım ve bakım mühendisliği alanında TMMOB şunları söylüyor:

Bakımlı bir sistemi işletmek, kamu çıkarını gözetmenin temel ilkelerinden biri olarak ele alınmalıdır. Bakım, sadece üretim açısından ele alınmamalı, işçi sağlığı ve iş güvenliği, enerji verimliliği ve çevre açısından da önemsenmeli, bu konuda yaptırımlar uygulanmalıdır.  Bakımlı bir tesisteki iş kazalarının da minimum olacağı gerçeğinden hareketle; işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından iş kazalarında Avrupa‘da ilk sırada bulunan ülkemizde bakım konusu ilgili her taraf açısından önemsenmelidir. Denetim mekanizması olmadan bakımsız makinadan dolayı olan kazaların, can ve mal kayıplarının, iş kayıplarının önlenmesi mümkün değildir. Bu noktadan tespitle; tüm makina ve cihazların bakımları kayıt altında tutulmalı ve denetlenmelidir. İş Kanununa bağlı çıkarılacak tüzük ve yönetmeliklerde bu kontrollerin "TMMOB‘ye bağlı ilgili meslek odalarınca yapılması" ibaresi mutlaka yer almalıdır.

Mühendislerin bir bölümü, tesis ve işletmelerde "bakım mühendisi" olarak çalışmaktadır. Makina Mühendisleri Odası, bu kongre ve benzer diğer etkinlikleri sonucunda "bakım mühendisliği" ile ilgili bir birikim sağlamıştır. Bu birikim kullanılarak, "bakım mühendisliği" belgelendirme konusunu hedefleyecek çalışmalara devam edilmelidir. "Bakım mühendisliği" konusunda taraflarca ortak bir dil geliştirilmelidir. Günümüzde eğitimin sürekliliği tartışılmaz bir konudur. Bakım mühendisi ve her kademedeki bakım personeli, teknolojik gelişmeler göz önünde bulundurularak sürekli eğitilmelidir ve gelişmelerine önem verilmelidir. Bakım konusundaki çalışmaların kavramsallaştırılması, etkinleştirilmesi, yaygınlaştırılması, sürekliliğinin sağlanması ve uygulanması için gerekli mesleki eğitim ve bu Kongrede örneği görüldüğü gibi katılımcı platform faaliyetleri sürdürülmeli, yerel ve merkezi yönetimlerce bu çalışmalar desteklenmelidir.

Sevgili Arkadaşlar,

Kongremizin başarılı geçeceği inancıyla, hepinize kolaylıklar diliyor ve saygılarımı sunuyorum.