ODALARDAN 1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ AÇIKLAMASI

01.09.2010

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası, Maden Mühendisleri Odası, Makina Mühendisleri Odası ve Denizli İl Koordinasyon Kurulu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla birer basın açıklaması yaptı.

ÇMO: 1 Eylül Dünya Barış Gününde UMUT YÜREKLERİMİZDE!

20. yüzyılın insanlık tarihinde savaşlarla açtığı büyük yaralar ne yazık ki 21. yüzyılda da devam ediyor. Şiddetini ve etkisini arttıran savaşlar, etnik çatışmalar ve kamplaşmalar milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine, sakat kalmasına, göç etmesine, sağlıksız bir çevrede yaşamasına neden oluyor.

Uluslararası örgütlerin göz boyamaya çalışan faaliyetleri; emperyalizmin sınır tanımaz saldırganlığı ve aç gözlülüğü; kartellerin, silah tüccarlarının, uyuşturucu tacirlerinin pervasızlığı ve hiç kuşkusuz ırkçılık bu sorunların temelini oluşturuyor.

Ülkemizde ve bölgemizde ise durum hiç de farklı değil. Kamplaşma ve çatışma üzerinden yürütülen kirli siyaset, bu topraklarda yetişen, aynı havayı soluyan, aynı sıraları paylaşan, aynı otobüse binen binlerce insanı ötekileştiriyor, bir birine düşman etmeye çalışıyor.

1 Eylül Dünya Barış Günü‘nde yıllardır yapılan mevcut durum tespitlerinden öteye gidip, tüm dünya halklarının eşit olduğunu, herkesin kendi kültürünü yaşamaya hakkı olduğunu birlikte haykırmak, bu haykırışı yaşamın parçası yapmak ve dünyayı yok oluşa sürükleyen çıkar gruplarına karşı tek vücut
olmak gerekiyor.

Herkesin bebek doğduğu gerçeği ile; kardeşçe yaşanan, hakça paylaşan bir coğrafya ve dünya için umut yüreklerimizde!

Saygılarımızla,

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu

 

 

HKMO: SAVAŞIN DEĞİL, BARIŞIN YOLUNDA YÜRÜYORUZ: 1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ KUTLU OLSUN

Bundan tam 71 yıl önce, 1 Eylül 1939‘da Hitler rejiminin Polonyaya saldırmasıyla, insanlık tarihinin en yıkıcı savaşı olan İkinci Dünya Savaşı başladı. Yaklaşık altı yıl süren savaş 52 milyonu aşkın insanın ölümüne neden oldu. Savaşın bilançosu sadece bununla da sınırlı değildi. Bu korkunç kıyım, arkasında yüz milyonlarca yaralı ve sakat, harabeye dönmüş şehirler, kasabalar, köyler ve mahvolmuş hayatlar bırakarak 1945 Mayısında sona erdi.

Savaş sonrası yaşanan yıkım, yokluk ve trajedileri değerlendiren dünya barışseverleri aynı acıları bir daha yaşamamak için güçlerini birleştirmeye ve yaşananları anımsayarak geleceğe barış ve huzur içerisinde varabilmek için mücadele etmeye karar verdi. 1950 yılında Dünya Barış Konseyinin aldığı kararla 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak kabul edildi.

1 Eylül, ortaya çıkış gerekçesi itibariyle doğal olarak savaşları anımsatmakta, barış içinde bir dünya özlemi yaratmaktadır. Sınıflı toplumların ortaya çıkmasıyla birlikte çıkar çatışmaları başlamış, bu durum savaşları doğurmuştur. Egemenlerin çıkarları uğruna yapıla gelen bu savaşlarda, insanlık tarihi boyunca günümüz dünya nüfusunun yarısı kadar insanın öldüğü tahmin edilmektedir. Ancak eski sömürücü sınıfların alaşağı edilmesiyle ortaya çıkan kapitalist sistemin yarattığı savaşlar kendinden öncekileri aratmaya başlamıştır. Kapitalizmin emperyalizme evrilmeye başlamasının ardından da modern barbarlık dönemi başlamış, modern barbarlar sömürge ülkelere süngü uçlarında medeniyet taşımış, işgal orduları milyonlarca insanı katletmiştir.

I. ve II. Dünya Savaşı‘ndan hâlâ ders alınmadığı görülüyor. Başta nükleer silahlar olmak üzere silahlanma yarışı tırmanıyor. Savaş ve işgaller sürüyor. Her gün yüzlerce insan savaş ve çatışmalarda ölüyor, yaralanıyor.

Silahlara ayrılan kaynaklar temel insan gereksinimi olan beslenme, barınma, eğitim, sağlık hizmetlerinden kesildiği için yoksulluk ve yoksunluk insanlığın en temel sorunu olarak varlığını sürdürüyor.

1 Eylül gününün Dünya Barış günü ilan edilmesinin ardından 60 yıl geçmesine rağmen özgürlük, kardeşlik ve barışın tesisi emperyalist güçler tarafından halen engelleniyor. Irak‘ta, Afganistan‘da, Filistin‘de büyük yıkıma yol açan işgal sürüyor. Her gün yüzlerce insan yaşamı yok ediliyor. Kafkasya‘da Ortadoğu‘da ve dünyanın başka bölgelerinde gerilim ve sıcak çatışmalar yaşanıyor. Milliyetçilik ve ırkçılık tırmandırılıyor, kardeş halklar birbirine düşman ediliyor. Yaşama karşı kıyımlar giderek artıyor.

Dünyada, bölgemizde ve ülkemizde kardeşlik, özgürlük ve barış içerisinde yaşamak daha yakıcı bir şekilde hissediliyor. Barışı düş olmaktan çıkartıp, yaşama hakim olması için, gerçek olması için gerekli duyarlılığa gereksinim giderek artıyor.

TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası olarak, 1 Eylül‘de, savaş, kan, acı ve gözyaşının hakim olduğu dünyada ve coğrafyamızda barışın ve özgürlüğün yer alması için insanlığın duyarlı olması gerektiğini ifade ediyoruz. Toplumları, insanları ve kardeş halkları birbirine karşı boğazlaşmaya sürükleyen ırkçılığa, şovenizme ve emperyalizme karşı barış ve kardeşlik türkülerinin dalga dalga yükselmesinin gerekliliğine inanıyoruz.

Yaşanılmakta olan tüm olumsuz gelişmelere rağmen inadına barış, inadına kardeşlik ve inadına özgürlük dolu bir yaşam diyoruz. "1 Eylül Dünya Barış Günü" kutlu olsun.

TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI

 

 

İMO: SÜRELİ DEĞİL, SÜREKLİ BARIŞ İSTİYORUZ!

Bundan tam 71 yıl önce, 1 Eylül 1939 tarihinde Hitler Faşizmi‘nin Polonya‘yı işgal etmesiyle başlayan 2. Dünya Savaşı, tüm dünya için büyük bir yıkımı beraberinde getirdi. Savaşın yol açtığı bu ölçüsüz şiddet ve acıyı bir daha yaşamamak, tüm dünyada barışı egemen kılabilmek amacıyla, her yıl 1 Eylül‘ü Dünya Barış Günü olarak kutluyoruz.

Barış, tüm dünya halklarının ortak arzusu olsa da, halen dünyanın pek çok yerinde savaş ve çatışmalar devam ediyor. Ne yazık ki şu anda, Antarktika hariç tüm kıtalarda çeşitli düzeylerde çatışma ve savaşlar devam etmekte, her gün yüzlerce kişi hayatını kaybetmektedir. Bilinmelidir ki, savaşlar sadece çatışmalara taraf olanları değil, tüm dünyamızın ortak değerlerini ve geleceğini tehdit etmektedir. Bu nedenle savaşların durdurulması, işgallerin sona ermesi ve barışın sağlanması için mücadele etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Dünyanın en uzun süren çatışmalarından birisi de ülkemiz topraklarında yaşanmaktadır. Kazananı olmayan fakat hepimize bir şeyler kaybettiren bu savaş derhal sona erdirilmelidir. Süreli değil sürekli barış sağlanmalıdır. Bunun için de koşulsuz olarak silahlar susturulmalı, Kürt Sorunu‘na barışçıl demokratik bir çözüm bulunmalıdır.

Yıllardır süren savaş nedeniyle sürekli bir çatışma tehdidi altında büyüyen çocuklarımız artık barışın anlamını bile bilmiyor. Çocuklarımıza barış içinde birarada yaşamın anlamını ve olanağını öğretmek boynumuzun borcudur. Başta hükümet ve siyasi partiler olmak üzere toplumun tüm kesimleri barışı sağlamak için daha cesur adımlar atmalıdır.

1 Eylül‘lerin, barışın sağlanması için çağrı yaptığımız günler olmaktan çıkması, bunun yerine, barışı coşkuyla kutladığımız günler olması dileğiyle, bir kez daha herkesin 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlu olsun...

Serdar HARP
İnşaat Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu Başkanı

 

  

JMO: 1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜNDE
BARIŞA HER ZAMANKİNDEN DAHA YAKINIZ.
BARIŞIN SESİNE SESİMİZİ KATALIM

1 Eylül Dünya Barış Gününde bir kez daha ifade ediyoruz ki; Kürt Sorunu‘nun demokratik çözümüne, insanca ve sürekli bir barışa daha fazla ihtiyaç vardır ve bu gün, çatışmasızlık ortamında kalıcı ve sürekli bir barışa her zamankinden daha fazla yakınız.

Bzi biliyoruz ki; bu çatışma ortamı Türkiye‘de yaşayan Türk-Kürt, Alevi-Sünni, kadın-erkek,  işçi ve emekçi kesimlerin yararına değildir ve silahların sustuğu, çatışmanın ve toplumsal gerilimin olmadığı, sorunların çözümüne yönelik demokratik girişimlerin başlatıldığı ve sonuçlandırılacağı
bir süreç tüm halkların yararınadır.

Şimdi sorunun gerçek çözümünü sağlayacak demokratik çözüm ve diyalog imkânlarını zorlama, demokratik siyaset zeminini güçlendirme ve sürekli bir barış için adım atma  zamanıdır. Şimdi bu çatışmasızlığı kalıcılaştırılma zamanıdır.

Bu süreç askeri yöntemlere, acılara, kan ve göz yaşına, dar siyasi çıkarlara heba edilmemeli, kalıcı bir çözüm için  önyargısız, yasaksız bir diyalog ortamı oluşturulmalıdır.

Bugün dünden farklı olarak; barışın, kardeşliğin, eşitlik ve demokrasinin, bir arada yaşamanın sonuna kadar yan yana durarak savununulmasının gerektiği bir eşikteyiz. Bu gerçeklik, başta siyasi iktidara, aydın, demokrat ve yurtseverlere kısaca tüm kesimlere büyük bir görev ve sorumluluk
yüklemektedir.

Bizler herkesin, her kesimin eşit ve demokratik yaşam hakkını savunan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak,  silahların susturulup, kan ve gözyaşının durdurularak bu çatışmasızlık ortamında diyalogla  kalıcı ve sürekli bir barışın  ve kardeşliğin sağlanması yönünde adımların atılmasını, barışın
sesine ses katılması gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.
Barış için hala şansımız var.

1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜNDE

ÜLKEDE BARIŞ, HEMEN ŞİMDİ

TMMOB
JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI

  

  

KMO: DÜNYA BARIŞINA EN ÇOK İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ GÜNLERDEYİZ 

1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ TÜM DÜNYA HALKLARI İÇİN KUTLU OLSUN!!

Savaşın bittiğinin bir antlaşmaya bağlanarak sonraki durumun nitelenmesine veya böyle bir antlaşmadan sonraki insanlık tarihinde yaşananları içeren sürece "barış" dediğimizi hatırlayacak olursak, 21. yüzyılın ilk çeyreğinde neden hala savaşlar yaşandığını değil, barışın ne demek olduğunu sorgulayarak yaşamak zorunda olduğumuzun farkında olduğumuz gündür bugün.

Saygının bittiği yerde anlaşmazlıkların başlayacağı, anlaşmazlıkların çözümsüzlüğe ulaştığında barışın temellerinin sarsılacağı ve en nihayetinde savaşlara sahne olacak yeni tarih sayfalarında yer alacağımız aşikardır. 

Barışın olmadığı her yerde, savaşa konu her paylaşılamazlık; savaşan için ya eksik olduğundan, ya geleceğin garantiye alınma endişesinden veya tamamen aç gözlülükten dolayı savaş edilmeye değer bulunur. Sonucunun başka bir insanın evsiz, yurtsuz, ailesiz, taciz görmüş, darp edilmiş, haksızlığa maruz kalmış, sakat veya ölü bırakılmış olacağı bilinse dahi, sonucun vereceği hazza yenik düşülerek edinilmiş kazanımlardan insanlık tarihine dönülüp bakılınca edinilmiş bir ders çıkartmaların olmadığını anlayabiliyoruz. Süregelen savaşların modern dünya şartlarında devamlılığıyla bunu örtüştürmek de günümüz koşullarında hiç de zor değildir. Hele de teknolojinin gelişmesiyle gözümüzde büyüttüğümüz dünyamızın ne kadar da küçük olduğuna ve bir diğer dünya halkına bir biyolojik virüs aracılığıyla veya bir ayaklı nükleer radyoaktivite kadar yakın olduğumuza şahit olmamak elde değildir.

Devletlerin kendi aralarında barış ortamı olması altyapısında, kendi halkları ile barışık olmaları gerçeği yattığı sürece, samimiyetin, demokrasinin, insan haklarının ve özgürlüğün ön plana çıkarılması ve bu günün bir barış günü olduğundan bahsetmek o zaman çok daha kolay olacaktır. 

İnsan sağlığının etkilendiği her konu, kimyanın, yaşamın temeli olduğu sürece mesleki sorumluluğu en fazla olan biz kimya mühendislerini yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle biz mühendislere göre barış günü, dünya kaynaklarının sadece insanlık yararına harcanabileceğine ve aynı dünyanın halkları olduğumuza olan ortak inancın var olduğunu gördüğümüz gün olacaktır.

Dünya barışına en çok ihtiyacımız olduğu günlerde, 

1 Eylül Dünya Barış Günü tüm dünya halkları için kutlu olsun!! 

TMMOB
KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI

YÖNETİM KURULU

  

 

  

MADEN MO: 1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ KUTLU OLSUN ...

 Nazilerin Polonya‘yı işgal ederek ardında elli iki milyon ölü, milyonlarca yaralı, sakat ve moloz yığını haline gelmiş kentler ile acı ve gözyaşı bırakan İkinci Büyük Emperyalist Paylaşım Savaşını başlattığı, insanlık tarihinin bu en acımasız en kanlı ve en kirli savaşının başladığı gün olan 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak kabul edilmiştir.

 Büyük acılara neden olan bu savaşın üzerinden onlarca yıl geçmiş olmasına karşın, dünyada değişen fazlaca bir şey olmamıştır. Emperyalist güçler dünyayı paylaşmak ve sömürmek için, birçok yerde mazlum halklara karşı zor kullanmakta ve bunu "barış ve demokrasi götürmek" adına yaptıklarını söylemektedir. Savaşın; sadece hedefindeki halkların varlığına, kültürüne, tarihine değil, aynı zamanda tüm insanlığa da uygulanmış bir şiddet olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Savaşın, çatışmaları çözmenin tek yolunun şiddet olduğu düşüncesini egemen kılarak gündelik yaşamımızda şiddetin meşrulaştırılmasına da hizmet ettiğini unutmadan; savaş ve sömürünün olmadığı, eşit, özgür, adil bir dünya ve Türkiye‘de yaşamak için çaba harcamak öncelikle insanlık görevidir.

 1 Eylül Dünya Barış Gününde;  Kürt Sorunu‘nun demokratik çözümü de dahil onurlu ve sürekli bir barışa her zamankinden daha fazla gereksinim duyulduğunun bilincindeyiz. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti niteliğine sahip, kimliği, kültürü, dili, dini, mezhebi, görüşü ne olursa olsun, eşit haklara sahip yurttaşlar olarak yaşayabileceğimiz, bağımsız, demokratik bir ülke istiyoruz. Bu anlamda Anayasa değişikliği; bugün AKP‘nin yapmaya çalıştığı gibi değil, eşitlikçi, özgürlükçü, parasız eğitim ve sağlık, güvenceli çalışma ve insanca yaşam hakkının, her kültür ve kimliğin özgürce ifade edilmesinin güvence altına alındığı, "bir arada yaşamın anayasası"  olmalıdır.

Maden Mühendisleri Odası, her zaman tüm dünya ve ülkemiz için barıştan yana olacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

TMMOB
MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI

YÖNETİM KURULU

 

 

MMO: 1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ‘NDE SAVAŞSIZ, İŞGALSİZ, SÖMÜRÜSÜZ BAŞKA BİR DÜNYAYI MÜMKÜN KILMAK ELLERİMİZDEDİR!

1939‘da Nazi ordularının Polonya‘ya girdiği tarih olan 1 Eylül, emperyalizm ve ona bağlı savaş lobilerinin yargılandığı, emperyalist savaşların lanetlendiği, eşitlik, barış ve özgürlük istemlerinin dile getirildiği eylemlerle dünya çapında her yıl anılmaktadır. TMMOB Makina Mühendisleri Odası olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü‘nde ülkemizde demokrasi ve toplumsal barış önündeki en önemli engellerden biri olarak Kürt sorununda yaşanan çözümsüzlüğü görüyoruz.

Konunun bütün toplumun sorunu olduğu gerçeğinden uzak, pragmatist ve halkları etnik temelde kutuplaştıran militarist yaklaşımların yukarıdan aşağıya salgılandığı ülkemiz, bu sorun ekseninde oldukça kritik gelişmelere gebedir. Hatay Dörtyol ve Bursa İnegöl‘de gerçekleşen kışkırtma ve linç girişimleri bu tehlikelerin ön sesleridir.

Yakın dönem politikaları açısından baktığımızda, AKP iktidarının "demokratik açılım" olarak başlatıp "milli birlik projesi"ne çevirdiği faydacı siyasetin de çatışmaları artırdığı ve yalnızca son üç ayda birçok insanımızın can verdiği bilinmektedir.

Her ne kadar dile getirilmese de Kürt sorununun hafızalara getirdiği "ayrımcılık", "ayrılma/ayrılık psikolojisi" yönündeki bütün modeller ve önermelerin, emperyalizmin "böl-yönet" politikasına ve ABD‘nin bölgeye yönelik kaostan beslenen çıkarlarına hizmet ettiği, edeceği açıktır.

Bu politikaların tamamının bölge halklarının aleyhine olduğu çok açıktır.  Bizce çözüm Kürtler ve Türklerin birlik içinde bir arada yaşamasında aranmak zorundadır.

Sorununun çözümüne katkıda bulunacağı inancıyla Odamızca düzenlenen "GAP ve Sanayi" kongrelerimizden süzülen görüşleri bir kez daha kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

  • "Emperyalist senaryolara karşı ülkemizi güçsüz kılan Kürt sorunu kapsamlı bir demokratikleşme çerçevesinde çözülmeli, Anayasa bugün AKP‘nin yaptığı gibi değil, emek ve tüm temel demokratik haklar bağlamında değiştirilmeli, toplumdaki eğilimlerin siyaset ve parlamentoda temsili önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır.
  • Bölgenin ekonomik, sosyal gelişimi ve kalkınmasını sağlayıcı politikalar ivedilikle merkezi, bölgesel ve sektörel planlamaya dayandırılmalı; devlet ve sanayi kesimi bölgeye yatırım yapmama tutumunu gözden geçirmeli; kamu etkin bir şekilde devreye girmeli, kamu harcamaları ciddi bir şekilde artırılmalıdır. Kamu iktisadi işletmeciliği yaşama geçirilmeli, merkezi bir planlama dahilinde kamu eliyle sanayileşme süreci başlatılmalıdır.
  • Kalkınma projelerinde rol oynayacak emek ve zengin yeraltı kaynaklarının işlenmeden bölge dışına satılması yanlışına düşülmemeli, bölge emperyalistlerin iştahını kabartacağı bir pazar alanı olmaktan çıkarılmalıdır.
  • Tarımda ve köylülükte düzen değiştirilmeli, toplumsal kalkınma ve adil bölüşüm için toprak mülkiyeti yeniden düzenlenmeli, yeni bir tarım politikası tanımlanmalı, küçük üreticiye destek sağlanmalı, toprak ve tarım reformu yapılmalıdır. Tarımsal sulama için gerekli planlama ve kaynak transferi yapılmalıdır.
  • Tarımdaki mevcut dönüşüm sonucu oluşan işsizliğin önlenmesi için ek önlemler alınmalı, işsizliğin yaygın olduğu bölgede istihdama yönelik özel kamu yatırımları yapılmalıdır.
  • Zorunlu göçlere maruz kalan köylülerin ön koşulsuz olarak köylerine geri dönüşleri ve üretim sürecine dâhil olmaları sağlanmalı, boşaltılmış köyler ve sınır boyunca mayınlanmış bölgeler temizlenerek organik tarıma açılmalı, çayır-mera alanları oluşturulmalı, hayvancılık teşvik edilmelidir.
  • GAP Projesinin ürettiği katma değer, projenin bitirilmesi için kullanılmalıdır.
  • Bölgede yaşayan yurttaşların eğitim hizmetlerinden eşit bir şekilde yararlanması sağlanmalı, okur-yazar oranı yükseltilmeli, cinsiyet ayrımcılığının üzerine gidilmelidir.
  • Toplumsal refah ve huzurun sağlanması ve sosyal yaşamın barışçıl demokratik bir ortamda tesisi ve ülke demokrasisinin istikrarlı bir zemine oturması için yapısal reformlar gerçekleştirilmeli; silahlar susmalı, koruculuk kaldırılmalı, yaşanan terör ve şiddet politikalarının ortaya çıkardığı tüm olumsuz koşullar ortadan kaldırılmalı, insan hakları ihlalleri durdurulmalı, faili meçhul cinayetler aydınlatılmalıdır."

TMMOB Makine Mühendisleri Odası, toplumsal sorumlulukları doğrultusunda sanayileşmiş, kalkınmış, demokratikleşmiş bir Türkiye için, karanlığa, ayrımcılığa, savaşa, emperyalist çıkarlara karşı ülkemizde, bölgede ve dünyada barışı savunmaya devam edecek; 1 Eylül‘de barış ve insanca yaşam talebinin yankılandığı bütün alanlarda yerini alacaktır.

Eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin egemen kılındığı bir toplumsal ortam ve başka bir Türkiye mümkündür. Savaşsız, işgalsiz, sömürüsüz başka bir dünyayı mümkün kılmak ellerimizdedir!

1 Eylül Dünya Barış Günü‘nü bu bilinçle kutluyor, meslektaşlarımızı ve kamuoyunu bu özlemlere duyarlı olmaya çağırıyoruz.

 

Ali Ekber ÇAKAR
TMMOB Makina Mühendisleri Odası

  

DENİZLİ İKK: 1 EYLÜL DÜNUYA BARIŞ GÜNÜ AÇIKLAMASI

1939‘da Nazi ordularının Polonya‘ya girdiği tarih olan 1 Eylül, İkinci Dünya Paylaşım Savaşı ve tarihte yaşanan bütün savaşlara karşı çıkış ile sembolize olmuş; güncel anlamını ise süregelen savaşlara karşı barışın ve adaletin gerekliliğine vurgu yapılmasıyla kazanmıştır..

Bu çerçevede 1 Eylül, tek tek ülkelerin iç gündemleri ile dünya çapındaki gündemler arasında savaş, sömürü ve eşitsizlikler dolayısıyla bağların kurulduğu ve savaş lobilerinin yargılandığı bir gün olmuştur.

Bu gerçeği görmek ve ifade etmek, biz mühendisler için taşıdığımız bir dizi yapıcı mesleki sorumluluk yanısıra bir görevdir.

Bizler bu kapsamda, ABD‘nin başını çektiği Afganistan ve Irak‘taki işgal ve katliamları; ABD desteğindeki İsrail‘in Filistin halkı üzerindeki terörü ile 11 Eylül sonrasında dünyanın bir savaş alanına çevrilmesini  kınıyoruz.

Bu kapsamda ve BOP‘un bir parçası olarak ülkemizde de istikrarsızlık ve terör ortamı yaratılmasına çalışılmakta, ülkemizde düşmanlık tohumları ekilmektedir.

Bizler aynı şekilde kaynağı ne olursa olsun ülkemizi bir iç savaş ortamına sürüklemeye yönelik tüm girişimleri de şiddetle kınıyoruz.

Bizler, emperyalist odaklarca belirlenen ve dışa bağımlılıkla karakterize olan teslimiyetçi, savaş ve şiddet yanlısı politikalara karşı çıkıyor ve ülkemizin bağımsızlığını, halkların kardeşliğini, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin egemen kılındığı bir iç ve dış politika bütünlüğünü, savunuyoruz.

1 Eylül Dünya Barış Günü‘nü bu bilinçle kutluyor, meslektaşlarımızı ve kamuoyunu bu özlemlere duyarlı olmaya çağırıyoruz.

 

TMMOB DENİZLİ İL KOORDİNASYON KURULU SEKRETERİ
ÖMER DUYSAL