ODALARDAN TORBA YASAYLA İLGİLİ AÇIKLAMA

14.07.2013

Elektrik Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Jeofizik Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası, Maden Mühendisleri Odası, Makina Mühendisleri Odası, Orman Mühendisleri Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Torba yasaya bir gece yarısı operasyonuyla eklenen 3194 sayılı İmar yasasına ilişkin birer basın açıklaması yaptı.

EMO: GECEYARISI DARBESİ MÜHENDİSLERİ ENGELLEYEMEYECEK!

TBMM‘de 9 Temmuz 2013‘te gece yarısı önergeyle görüşülmekte olan Torba Yasa içerisine meslek odalarımızı, mesleğimizi ve meslektaşlarımızı ilgilendiren kimi hükümler eklenmiştir. AKP iktidarının demokrasi karşıtı uygulamalarının yeni bir örneği olan bu yasa hükmüyle, Odalarımızın mesleki denetim yapma yetkileri ortadan kaldırılmak istenilmekte, serbest müşavir mühendislik ve büro tescil belgesi vermesine yönelik mevzuatı yok sayılmaktadır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘ndan yapılan açıklamada ve yasa önerisinin görüşülmesi sırasında iktidar milletvekilleri tarafından yapılan konuşmalarda, mesleki denetim uygulamasının mimar ve mühendisler tarafından istenmediği, çok sayıda şikayete neden olunduğu ve haksız olarak alınan denetim bedelinin ortadan kaldırıldığı iddia edilmektedir. Çeşitli nedenlerle mesleki denetim uygulamasına karşı olan meslektaşlarımızın bulunması, demokratik bir ortamda son derece olağan bir durumdur. Ancak serbest çalışan meslektaşlarımızın mesleki faaliyetlerinin bir güvencesi olan ve kamusal denetim sağlanan mesleki denetim uygulamasının meslektaşlarımızın onay ile yürütülmektedir. Bu yönde Odamıza ulaşan ve halen ulaşmaya devam eden yüzlerce imzalı başvuru metni Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘na gönderilmiş olmasına rağmen, meslektaşlarımızın iradesi yok sayılmıştır.

Suskun Kalmayacağız
Diğer yandan meslek örgütlerimiz kendi üyelerinden elde ettiği gelirler dışında hiçbir kaynaktan yardım almamaktadır ve hiçbir zaman kamu kaynağı da kullanmamıştır. Odalarımızın bütün iktidarlardan bağımsız olarak sözünü söylemesi ve tavrını ortaya koyabilmesi adına titizlikle uyulan yardım almama ilkesi, bundan sonra da Odalarımızın temel duruşu olacaktır. Odalarımız bağımsızlığını yitirmeyecek, meslektaşlarımızla, onların tek birleşik örgütü arasına hiçbir güç de giremeyecektir. Odalarımızın her kademesindeki yöneticilerinin herhangi bir ücret almaksızın gönüllü olarak bu görevlerini yürüttükleri de herkes tarafından bilinmektedir. Bu gerçeğe rağmen, TBMM çatısı altında "vekil" olarak bulunan bazı kimselerin TMMOB‘yi bir gelir kapısı gibi göstermesi karşısında suskun kalmayacağız.

Denetim Faaliyetlerini Engelleyemezler
Gece yarısı operasyonuyla Odalarımıza yapılmak istenen darbe hukuksuzdur. Meslek örgütü olarak Anayasa, kuruluş yasası olan 6235 sayılı TMMOB Yasası ve yine Anayasa‘nın 124. Maddesinden aldığımız yetkiyle yürürlüğe koymuş olduğumuz yönetmeliklerimizi yok saymak hiç kimsenin haddine olmadığı gibi buna kimsenin gücü de yetmeyecektir. Odalarımızın mevzuatı ve uygulamaları halen yürürlüktedir. İmar Yasası‘na eklenen bir paragraflık madde de mesleki denetim uygulamamız başta olmak üzere hiçbir faaliyetimizi engellemeyecektir.

Gece yarısı TMMOB ve Odalarımıza karşı yapılan operasyonun asıl anlamı, demokratik topluma yapılan bir saldırı niteliği taşımasıdır. Uzunca bir süredir meslek odalarımızın ve diğer tüm demokratik kitle örgütleri yok sayılmaktadırlar. Varlığımızı doğrudan ilgilendiren bir konuda gece yarısı getirilen bir önergeyi hırsla, hınçla, kinle yasalaştırmak, AKP İktidarı‘nın demokrasiyi rafa kaldırdığının göstergesidir. Artık bundan sonra bu siyasal iktidardan demokratik adımlar beklemenin, mesleğimiz, meslektaşlarımız ve kamu yararına düzenleme yapacağı sanısına kapılmanın yeri yoktur.

Odalarımızın, demokratik bir şekilde meslektaşlarımızın kararıyla yürürlüğe koymuş olduğu uygulamaları "25 oda yöneticisinin işi" olarak gösterme telaşına düşen iktidar sahiplerine, meslektaşlarımızın gerçek duruşunu göstermek de kaçınılmaz olmuştur. Önümüzdeki süreçte tüm meslektaşlarımız, bizlerle birlikte aynı sorunları yaşayan diğer meslek örgütleri ile demokratik kitle örgütleri ve duyarlı toplum kesimleriyle hukuki ve demokratik mücadelemizi beraberce vereceğiz. Odalarımızın mevzuatına, kararlarına, uygulamalarına, sözüne karşı iktidar tarafından yürütülen yok etme çabasını boşa çıkartacağız.

AKP İktidarı TBMM‘yi adeta bir parti komisyonu gibi çalıştırmakta, düzenlemelere muhalefet partilerinin etki etmemesi için her türlü önlemi almaktadır. AKP milletvekilleri işaret ile oy veren görevlilere dönüştürülmüştür. Var olan hali ile TBMM‘ye olan toplumsal güven yok olmuş, vekil imzaları bile tamamlanmadan verilen önergeler torbanın içine katılarak, mühendislerin yıllar içinde demokratik mekanizmalar içerisinde geliştirdiği mevzuat yok sayılmaya çalışılmıştır. Madem bizleri yok saydılar, biz de kendimizi, üyelerimizin gücü, bilimin ve tekniğin gücü ile sokakta-mahkemede-şantiyede-çalışma alanlarında var etmeye devam edeceğiz. Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU
11 Temmuz 2013




İMO: AKP tahakkümüne teslim olmayacağız

AKP Hükümeti, Meclis‘te bir gece yarısı operasyonu düzenleyerek 3194 sayılı İmar Yasası‘nı değiştirdi. İmar Yasası‘nda yapılan değişiklikle TMMOB örgütlülüğüne darbe yapıldı. Darbenin asıl hedefinin ise meslek odalarını ekonomik anlamda güçsüzleştirmek, oda-üye ilişkisini bitirmek olduğu açıktır.

Hükümet son birkaç yıldır, Kanun Hükmünde Kararnamelerle, Yönetmelik değişiklikleriyle meslek odalarını yetkisizleştirmek, güçsüzleştirmek istemektedir. İmar Yasası‘ndaki değişiklik, bu niyetin yasa değişikliği ile uygulamaya alınmasıdır.

İmar Yasası‘ndaki değişikliğin bir gece yarısı operasyonuyla gündeme gelmesi, Gezi Parkı süreciyle doğrudan ilintilidir, politiktir, siyasi iktidarın bütün kurumları hizaya getirmek istemesinin bir başka tezahürüdür; TMMOB‘den intikam alma amacı taşımaktadır. TMMOB ve bağlı Odaların örgütlülüğüne darbedir; her darbe gibi gece yarısı planlanmış ve hayata geçirilmiştir.

Taksim Dayanışması bileşenleri arasında TMMOB üyeleri bulunmaktadır, TMMOB Gezi Parkı direnişinin aktif katılımcısı olmuştur, TMMOB‘nin siyasi iktidarın kente dönük işlediği suçlarla ilgili meşru ve hukuki mücadelesi kesintisiz sürmektedir. Hükümet sözcülerinin ve başta da Başbakan‘ın Taksim Dayanışması‘nı ve TMMOB‘yi hedef göstermesinin boş olmadığı açığa çıkmıştır. Taksim Dayanışması‘nda görev alan TMMOB üyelerinin gözaltına alındığı, evlerinin basıldığı bir günün gecesinde, TMMOB‘nin yetki ve gelirlerini budayan değişiklik gerçekleştirilmiştir.

Önerge sahiplerine dikkat edilmelidir. İmzacı milletvekillerinin mesleklerine bakıldığında sadece bir orman mühendisi bulunduğu, diğerlerinin ise farklı meslek gruplarından olduğu görülecektir. İmar Yasası‘nda değişiklik önergesiyle ilgili bırakalım TMMOB‘nin görüşünü almayı, kendi partisinden mühendis, mimar milletvekillerini bile sürece dahil etmemiştir. Demokratik işleyiş, katılımcılık AKP hükümetinin tercihleri arasında yoktur; ‘ben yaptım oldu‘ anlayışı tek yönetsel özellik haline gelmiştir.

Türkiye, tarihinin hiçbir döneminde toplumsal yaşama, mesleki alanlara bu denli ideolojik yaklaşan bir hükümete tanık olmamıştır. Hükümet toplumsal yaşamı kendi ideolojik-politik yaklaşımına uygun düzenlemek istemekte, bu doğrultuda mevzuat değişiklikleri gerçekleştirmekte, buna direnen kurumların ise yasasına el atarak etkisizleştirmektedir.

12 Eylülcülerin bile yapmadığı, yapmaya cesaret edemediği antidemokratik girişimler, hızından hiç kaybetmeden devam etmektedir. Siyasi iktidar bir taraftan toplumu, muhalif kesimleri polis şiddetiyle terörize ederken, diğer taraftan yasa değişikliği ile muhalif kurumlar üzerinde terör estirmektedir.

İfade etmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz ki, TMMOB ve bağlı Meslek Odaları, 12 Eylül faşizmine nasıl direndiyse, zorlu dönemlerden mesleklerini ve mesleki örgütlerini koruyarak çıkmayı nasıl başardıysa, AKP karanlığını alt etmeyi bilecek, tahakküme teslim olmayacaktır. Bilime, özgürlüğe, eşitliğe olan inancımız azalmayacak, hiçbir güç bizleri, mesleğimizi toplum yararına icra etmekten alıkoyamayacaktır.

İnşaat Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu
10.07.2013




JFMO: ODALARIMIZIN TESLİM ALINMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ

TBMM Genel Kurulu‘nda kabul edilen 3194 sayılı İmar Kanunu‘nun 8. maddesine eklenen bir bentle " Harita, plan, etüt ve projeler; idare ve ilgili kanunlarında açıkça belirtilen yetkili kuruluşlar dışında meslek odaları dahil başka bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulamaz, tutulması istenemez. Vize veya onay yaptırılmaması ve benzeri nedenlerle müellifler veya bunlara ait kuruluşların büro tescilleri iptal edilemez veya yenilenmesi hiçbir şekilde geciktirilemez. Müelliflerden bu hükmü ortadan kaldıracak şekilde taahhütname talep edilemez." düzenlenmesi yapılmıştır.

Bu düzenleme ile meslek odalarının mesleki denetimi tamamen kaldırılmaktadır. Torba Yasa içerisine eklenen bu bentle TMMOB ve bağlı odalar etkisizleştirilmeye, itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır.

Meslek odalarının yapmış olduğu kamusal mesleki denetimi kaldırılarak, serbest çalışan meslektaşlarımızın Odaları ile bağlarının koparılması amaçlanmaktadır. Bu düzenleme ile Oda kaydının olup olmadığı belli olmayan diplomasız jeofizik mühendislerinin rapor hazırlamasının önü açılacaktır. Mesleki denetim olmadığı için Oda mevzuatına göre tescilli bürolarımız haksız rekabete uğrayacaklardır. Etüt ve projelerin standartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığı kontrol edilemediğinden hazırlanacak niteliksiz zemin etüd raporları yapı güvenliğinden yoksun bir bina stokunun oluşmasına neden olacak, her depremde olduğu gibi büyük can ve mal kayıpları meydana gelecektir.

3194 sayılı İmar Kanunu‘nun 8. maddesine eklenen bir bentle TBMM‘de "Torba Yasa Teklifi" görüşülürken gece yarısı önergesi ile yapılan bu düzenleme; Jeofizik Mühendisliği Hizmetlerinin, Jeofizik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen, jeofizik mühendisliği asgari ücret tarifesinin uygulanması suretiyle meslektaşlar arasında haksız rekabetin önlenmesi, jeofizik mühendislik hizmetlerinin mesleki, bilimsel ve teknik esaslar, ülke ve meslektaş yararları doğrultusunda verilmesini engelleyici bir düzenlemedir.

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası; Anayasanın 135. Maddesinde tanımlanan, 66 ve 85 sayılı KHK ve 7303 sayılı yasa ile değişik, 6235 sayılı yasaya göre kurulmuş kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Anayasa‘nın 124. Maddesinden aldığımız yetkiyle yürürlüğe koymuş olduğumuz Oda‘mız mevzuatı ve uygulamaları halen yürürlüktedir. Anayasa‘ya aykırı olarak gece yarısı operasyonu ile Torba Yasa‘sı içine eklenen bu bentin Sayın Cumhurbaşkanı tarafından TBMM‘ne iade edileceğine inanıyoruz.

TMMOB ve Odalarımızı etkisizleştirmek amacıyla yapılan bu hukuk dışı düzenlemelere karşı Oda‘mıza ve mesleğimize daha fazla sahip çıkarak, Odalarımızın teslim alınmasına izin vermeyeceğiz.

TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI
XIV. DÖNEM YÖNETİM KURULU

13.07.2013


 

JMO: AKP`NİN TBMM`DE YAPTIĞI GECE YARISI DARBESİ İLE TMMOB VE ODALARIMIZ TESLİM ALINMAK İSTENMEKTEDİR!

TBMM`de ‘Torba Yasa Teklifi` görüşülürken AKP`nin verdiği bir gece yarısı önergesi ile TMMOB ve Odalarımız güçsüzleştirilerek etkisiz hale getirilmek istenmiştir. İmar Kanunu`nun 8 inci maddesine ilişkin verilen önerge ile odaların planlama süreçlerindeki vize ve onay yetkisi kaldırılmış; Mühendis ve mimarların odaları ile yasal ilişkisine, Anayasa, TMMOB Yasası ve hizmet gereklerine aykırı bir şekilde müdahale edilerek, meslek odalarının yapmış olduğu kamusal mesleki denetim kaldırılarak, serbest çalışan meslektaşlarımızın odası ile bağının koparılması amaçlanmıştır.

AKP‘nin son yıllarda TMMOB ve Odalarımızı etkisizleştirmek amacıyla yürüttüğü saldırılar Kanun Hükmünde Kararnamelerle başlamış, bazı yönetmelik değişiklikleri ile bu operasyonlara devam edilmiştir. Siyasi iktidar bununla da yetinmemiş, TMMOB‘yi parçalayarak bütünlüklü gücünü kırmak amacıyla TMMOB Yasasını değiştirmeye niyetlenmiş, gelişen tepkilerle bundan vaz geçmiştir.

Son olarak, yaşamı ve yaşam çevremizi değiştirme niyetlerine karşı gelişen Taksim direnişleri içinde halkla birlikte yer alan Taksim Dayanışması Platformundaki TMMOB Odalarının bazı İstanbul Şube Yöneticileri gözaltına alınmış, arkadaşlarımızın göz altı sürelerinin uzatılıp, açlık grevine başladıkları bir gecede TMMOB ve Odalarına karşı darbe niteliğindeki bir yasa maddesi TBMM`den geçirilmiştir.

Bu son operasyon Odalarımız ve TMMOB`ye iktidarın duyduğu kinin bir sonucudur, tüm bu saldırılar siyasidir, hukuk dışıdır ve meşruiyeti bulunmamaktadır.

AKP, Suriye‘nin kendi halkına şiddet uyguladığını, Mısır‘da darbeye karşı olduğunu söylerken; sadece son bir buçuk ayda kendi halkına acımasız ölümcül şiddet uygulayarak, keyfi gözaltılar ve yargıya müdahale edip tutuklatmalar yaparak, gece yarısı yasa darbeleri gerçekleştirerek ileri demokrasisinin gerçek yüzünü bir kez daha ortaya sermiştir.
Son yasal düzenleme de, Halkın yaşam alanlarını ve toplumsal yaşamı kendince düzene sokmaya çalışan, her türlü muhalefeti yok etmek isteyen AKP zihniyetinin, talan ve rant politikalarının uygulanmasında kendisine engel olarak gördüğü TMMOB ve Odalarını etkisizleştirme niyetlerinin bir sonucudur.
Bu düzenleme, jeoloji mühendisliği hizmetlerinin mesleki, bilimsel ve teknik esaslar ile kamu ve meslektaş yararı doğrultusunda verilmesini, mesleki uygulamalarda kamu yararının gözetilmesini, meslektaşlar arası haksız rekabetin önlenmesi ve mesleki dayanışmanın arttırılmasını engelleyecek bir yasal düzenlemedir. Mesleki denetimi ortadan kaldıran bu yasanın uygulanması halinde biz biliyoruz ki;

  • Jeoloji mühendisi bile olup olmadığı, odaya kaydının bulunup bulunmadığı dahi belli olmayan kişilerce etüt ve rapor hazırlanmasının yolu açılacaktır,

  • Ticari, mali ve Oda mevzuatına göre kurulmuş bürolarımız, kayıtsız hizmet verenler karşısında daha başlangıçta doğrudan haksız bir rekabete uğrayacaklardır.

  • Planlama süreçlerine esas etütlerin bilimsel ve teknik standartlara uygun yapılıp yapılmadığının mesleki denetimi yapılamayacaktır. Kuralsız, tanımsız, etüt ve rapor üretimini engellemenin önemli bir aracı yok olacaktır.

  • Mesleki denetimin olmadığı yerde niteliksiz bir hizmet üretiminin ortaya çıkması insan yaşamını olumsuz etkileyecek sonuçlar doğuracaktır.

  • Denetimin olmadığı piyasa koşullarında standartsız, kuralsız bir hizmet üretim süreci ve tanımsız iş kapsamının yol açacağı haksız rekabet, bir çok büromuzu yaşayamaz konuma düşürecektir.

  • Bu süreçte etik kurallara aykırı uygulamalar yaygınlaşacak, raporların Oda işleyişi dışında bırakılması nedeniyle etik dışılığın tespiti ve buna yönelik disiplin cezaları uygulamaları zorlaşacak, etik dışı hizmete pirim verilmiş olacaktır.

  • Bakanlığın etüdü yapacak kuruluşları da sınıflamaya tabi tutup yeterlilik vereceğine ilişkin hazırlıkların da yapıldığı göz önüne alındığında halen rapor üreten bürolarımızın büyük kısmı yetkisiz bırakılarak işsizliğe itilecektir.

  • Planlama süreçlerinde yapılan etütlerin denetlenememesi nedeniyle; fay hatları, heyelanlı bölgeler, taşkın alanları, belediye meclisleri vasıtasıyla değil iktidarlar tarafından rahat bir şekilde yapılaşmaya ve ranta açılacak, ülke halkı her yağışlı mevsimde, her depremde olduğu gibi büyük can ve mal kayıpları ile karşı karşıya kalacaktır.

  • Mevcut Yapı Denetim Kanunu‘na göre yapı denetim sistemi dışında olan etüt ve rapor denetim süreçleri, yapılan düzenleme ile odaların denetim mekanizmasının da dışına çıkarılması nedeniyle "yapı denetim kanununa tabi ancak yapı güvenliğinden" yoksun bir yapı stokunun oluşmasına neden olacaktır.

Kamu yararının ve mesleki saygınlığın korunmasına hizmet etmeyecek sonuçlar doğuracak bu yasaya karşı, Odamızın mevzuatı ve uygulamaları yürürlükte kalacak, mesleki denetim uygulamamız başta olmak üzere tüm çalışmalarımız aynı anlayışla sürdürülecektir.

Sonuç olarak, iktidarın siyasi niyetlerle, kin ve hırsla yaptığı bu düzenleyici darbe, hukuksuzdur, antidemokratiktir ve meşruluğu yoktur. Yapılan bu saldırı, sadece TMMOB‘ye, bağlı Odalara karşı yapılmış bir darbe değil; tüm toplumsal muhalefete, aydınlık bir geleceğe ve demokrasiye yapılmış bir saldırıdır.

İşte bu gün, TMMOB`ye, Odamıza ve mesleğimize daha fazla sahip çıkmanın gerektiği bir zamandır. Odalarımızın teslim alınmasına, AKP`nin karanlığına, baskı ve şiddetine antidemokratik uygulamalarına hep birlikte karşı durarak, bu durumu dayanışma ile boşa çıkaracağımıza inanıyoruz.

Bizler, ülkeye, topluma mesleğe ve meslektaşa karşı sorumluluklarımızı bilimle, emekle, inatla ve umutla yerine getirmeye devam edeceğiz

AKP, TMMOB VE ODALARIMIZI TESLİM ALAMAYACAKTIR!

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası

13.07.2013

********************

JMO: AKP‘NİN TORBA YASASI VE ONUN SÖZCÜSÜ`NÜN YALANLARI, TMMOB‘Yİ VE ODALARINI GERİLETEMEYECEK, MÜCADELESİNİ ASLA DURDURAMAYACAKTIR!

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Hüseyin Çelik dün yaptığı basın toplantısında; son torba yasa sürecini gerçekleri saptırarak değerlendirmiş; TMMOB`yi, bağlı Odalarını ve Yöneticilerini gerçekle hiç bir alakası olmayacak şekilde suçlarken, bilgisizliğini de ortaya koymuş ve kamuoyunu yanıltmaya çalışmıştır.
Çelik‘in bilgisizliğini gidermek isteriz. Öncelikle yasaların ve hukukun söyledikleri ile cevap verelim.

 

1.    TMMOB ve bağlı Odaları 6235 sayılı Kanunla kurulmuş, Anayasa‘nın 135‘inci maddesinde tanımlanmış Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıdır.

2.    Anayasanın 135‘inci maddesi; "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir."

3.    Danıştay 8`inci Dairesi`nin Esas No: 2005/3879, Karar No: 2007/4213 kararı; "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, meslek mensuplarının ve bu mesleki faaliyetten yararlananların karşılıklı hak ve menfaatlerini koruyarak belli bir meslek disiplini sağlama amacına yönelik olarak örgütlenmiş olduğu açıktır. Bu bakımdan mesleğin ve kamu yararının gerçekleşmesini teminen kendi görev alanları ile ilgili konularda odaların yönetmelik çıkarma yetkisi bulunduğu, odaların faaliyetleri ile ilgi olarak hazırladıkları düzenleyici kuralların birbiriyle uyumunu sağlamak konusunda da Birliğin denetim yetkisinin olduğu tartışmasızdır."

4.    Anayasa Mahkemesi‘nin 24.06.2011 tarihli 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname‘ye ilişkin verdiği ve 22.02.2013 tarihli 28567 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan E: 2011/100, K: 2012/191 sayılı karar gerekçesi; ".....Meslek kuruluşlarının özerkliği, merkezi idareden bağımsız olarak karar ve yürütme organlarını seçebilme, ilgili mesleki faaliyetlerle sınırlı olmak üzere üyelerini ve örgütlerini bağlayıcı karar alma ve uygulama, meslek mensuplarının uyacağı ilke ve kuralları belirleme ve üyeleri hakkında disiplin tedbirleri uygulama hak ve yetkisini içermektedir......"

5.    Mesleki denetimle ilgili çok sayıda dava kararından biri olan Ankara 13‘üncü İdare Mahkemesi Esas No: 2010/1746 ve Karar No: 2012/2426 kararı:   ".... mühendislik hizmetlerinin bilimsel ve teknik yönünden ağırlığı nedeniyle, hizmetin kalitesi ya da yeterliliği gibi hususların, hizmetten yararlananlarca ölçülmesi, eleştirilmesi, yaptırıma bağlanması mümkün olmayacağından söz konusu hizmetlerin Yönetmelik hükümleriyle çerçevelendirilip, teknik kriterlerle mesleki faaliyetin denetiminin yapılmasını gerektireceğinden, bu denetim karşılığında denetimi yapan Odanın mesleki denetim bedeli talep etmesi mevzuat hükümlerine aykırılık taşımamaktadır."

Başka söze ihtiyaç duymaksızın tüm bu hukuksal metinler göstermektedir ki;

  • Odalarımız faaliyetlerini, Anayasa, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu ve 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun, yargı kararları, kanunlara dayanılarak çıkarılan yönetmelikleri ve Genel Kurul Kararları uyarınca hukuki ve meşru zeminde yürütmektedirler.
  • Odalarımızın çıkardığı Yönetmelikler üst hukuk kurallarına uygun; mesleğin ve kamu yararının yerine getirilmesini teminen gerçekleştirilen düzenlemelerdir. Bu niteliğiyle de sadece Odaların iç işleyişlerini düzenlemenin çok ötesinde bir amaç ve üçüncü şahıslar için de bağlayıcı bir nitelik taşımaktadır.
  • Odalarımız, serbest mühendislik mimarlık hizmetlerinin mesleki, bilimsel ve teknik esaslar ile kamu yararı doğrultusunda verilmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak, meslek disiplinini ve ahlâkını korumak amacıyla Genel Kurullarında alınan kararlarla yönetmelikler çıkarıp, Resmi Gazete‘de yayımlayarak uygulamaya koymakta, bu amaçların yerine gelmesini teminen mesleki denetim yapmakta, üyelerinin sicillerini tutmakta ve sadece bu hizmetlerin verilmesi için yeterli olacak çok düşük miktarlarda maktu ücret almaktadırlar.

 

Sonuç olarak Hüseyin Çelik‘in iddia ettiği gibi Odalar, ‘yasanın kendilerine vermediği bir usül icat etmemişler`; tam tersine belirttiğimiz gibi yasaların tanıdığı, sayısız yargı kararlarınca da onanmış hak ve görevlerini kamu yararı doğrultusunda yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Bu durumda, Odalarımızın yaptığı uygulamalar değil; TBMM`de bir gece yarısı operasyonu ile geçirilen yasa maddesi hukuksuzdur, meşru değildir.

Yine, Hüseyin Çelik‘in dediğinin tam aksine bu yasa darbesinin Gezi Parkı direnişleriyle doğrudan bağlantısı vardır.
İmar Kanunu‘nda değişiklik ve ilaveler yaparak TMMOB`ye bağlı Odalar ile birlikte yerel yönetimlerin de yetkilerini hukuksuz ve art niyetli olarak sınırlayan; madde önerisinde imzası bulunanların ve kabul eden kendi milletvekillerinin dahi içeriğini bilmediği, kamuoyunda tartışılmamış bu torba yasa maddesinin gece yarısı yapılan bir hukuk darbesi ile ansızın geçirilme zamanlaması da göstermektedir ki, konu doğrudan Taksim Gezi Parkı direnişleriyle ilgilidir.

Taksim direnişleri içinde halkla birlikte yer alan Taksim Dayanışması Platformundaki TMMOB Odalarının bazı İstanbul Şube Yöneticilerinin gözaltına alındığı, gözaltı sürelerinin uzatılıp, açlık grevine başlandığı bir geceyle eşzamanlı olarak bu yasa maddesi TBMM`den geçirilmiştir. TMMOB ve Odalarına karşı darbe niteliğindeki bu torba yasa maddesinin, TMMOB‘ye iktidarın duyduğu rant eksenli kininin bir ürünü olduğu çok açıktır. Çünkü teslim alınamayan TMMOB ve Odaları uzun zamandır AKP`nin hedefindedir.

Hüseyin Çelik de çok iyi bilmektedir ki; kendi ifadesiyle ‘sendika ağaları gibi oda ağaları‘ TMMOB ve Odalarda hiç olmamıştır. Hüseyin Çelik, kendi yandaş örgütleriyle mesleki demokratik kitle örgütü olan Odaları birbirine karıştırmasın. Torbadan çıkan bu yasa maddesinden memnun olanlar kuralsız, denetimsiz, niteliksiz hizmet üretenler; rahatsız olanlarsa serbest mühendislik mimarlık hizmetlerinin mesleki, bilimsel ve teknik esaslar ile kamu yararı doğrultusunda verilmesini savunan TMMOB‘nin yüzbinlerce üyesi ve toplumsal muhalefettir.

Hüseyin Çelik‘in asılsız suçlamalarla gizlemeye çalıştığı asıl rahatsızlık; kendi talan politikalarına engel olan ve teslim alamadığı TMMOB ve Odalarından AKP`nin rahatsızlığıdır.

Hüseyin Çelik nezdinde siyasi iktidar ve tüm kamuoyu bilmelidir ki; TMMOB ve bağlı odaları, onların özverili yönetici ve üyeleri, yüreğindeki insan sevgisini ve yurtseverliği, baskı ve zulüm yöntemlerinin söküp atamayacağının bilinci içinde, bilimi ve tekniği emperyalizmin ve sömürgenlerin değil, emekçi halkımızın hizmetine sunmak için her çabayı güçlendirerek sürdürmeye ve AKP‘yi rahatsız etmeye devam etme kararlılığındadır.

Ne AKP`nin niyetleri ne de sözcüsü Hüseyin Çelik‘in gerçek dışı yanıltmalarının karşılığı olmayacak; İktidar TMMOB‘yi ve Odalarını geriletemeyecek, mücadelesini asla durduramayacaktır.
Bizler, mesleğimize, örgütümüze, ülkemizin kamusal zenginliklerine, bilimle, emekle ve inatla  sahip çıkmaya devam edeceğiz.

TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI




MADENMO: ÜLKEMİZE, MESLEĞİMİZE, ÖRGÜTÜMÜZE SAHİP ÇIKACAĞIZ

AKP, Meclis Genel Kurulu‘nda torba yasaya bir gece yarısı operasyonu ile eklediği bir madde ile TMMOB‘nin ve bağlı odalarının asli görevi olan mesleki denetimi ortadan kaldırmıştır. Meclis içtüzüğüne aykırı olarak önergenin tamamı okunmadan Genel Kurul‘da kabul edilen yasayla, Taksim Gezi Parkı direnişinin iktidar üzerinde yarattığı sarsıntının faturası TMMOB‘ye çıkartılmak istenmektedir.

Kentlerin, madenlerin, derelerin, ormanların ve tüm ülkenin üzerindeki kirli emellerine, rant oyunlarına engel olarak gördüğü TMMOB‘yi bertaraf ederek kendine "dikensiz bir gül bahçesi" yaratmak isteyen AKP iktidarı, yaptığı operasyonla; ülke kaynaklarının talanına karşı çıkan TMMOB‘yi ve bağlı odalarını işlevsizleştirmeye çalışmakta, kamu kaynaklarının talanını merkezileştirmektedir.

Yürütme erkinin tahakkümünü her alana yayan siyasi iktidar; meslek ve kitle örgütlerinin "apolitik" ve bilim-teknik dışı olmasını, bu örgütlenmelerin siyasal iktidarın güdümünde çalışmalar yürütmesini, kamu yararını, halk sağlığını ve can güvenliğini gözetmemesini, her şeyin sermaye birikim süreçlerine hizmet etmesini istemektedir. Ancak; bilime, insana, ülke ve halk çıkarlarına düşman olan bu politikalara karşı direnmek bizler için bir onurdur.

TMMOB; yüreğindeki insan sevgisini ve yurtseverliği, baskı ve zulüm yöntemlerinin söküp atamayacağının bilinci içinde, bilimi ve tekniği emperyalizmin ve sömürgenlerin değil, emekçi halkımızın hizmetine sunmak için, her çabayı güçlendirerek sürdürme yolunda inançlı ve kararlıdır.

Herkes şunu çok iyi bilmelidir: Hiçbir güç; TMMOB ve bağlı Odalarını halkçı, toplumcu, kamucu değerlerinden uzaklaştıramayacaktır.

Yaşasın TMMOB

Yaşasın Özgürlük ve Demokrasi Mücadelemiz

TMMOB
MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU

13 Temmuz 2013, Ankara


 

MMO: Tüm Baskı ve Hukuksuzluklara Karşı
Mesleğimize ve Örgütümüze Sahip Çıkmaya Devam Edeceğiz

AKP İktidarı, yine bir gece yarısı operasyonuyla TMMOB ve bağlı Odalarını hukuk dışı şekilde sınırlamaya yönelik bir düzenleme yapmıştır. TMMOB‘ye bağlı Oda yöneticilerinin birçoğu haksız yere gözaltındayken, TBMM‘de torba yasayla gerçekleştirilen imar yasasındaki değişiklik, Gezi Parkı mücadelesinin intikamı niteliğindedir.

Asıl amacı mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı meslek örgütlerinin yürüttüğü kamusal hizmetleri, kuralsız ve denetimsiz bir şekilde serbestleştirip, piyasaya sunmak ve rant alanlarına dönüştürmek olan İktidar, bu kararla bir yandan da tüm muhalif seslere gözdağı vermeye çalışmaktadır.

Özellikle DDK raporu sonrasında yapılan mevzuat değişiklikleri ile meslek disiplinlerimizin uygulama alanları adım adım daraltılma çabasına girilmiştir. Çıkarılmakta olan Kanun Hükmünde Kararnamelerle bu saldırılara yeni halkalar eklenmiş; kamu yönetiminin tekelci/ otoriter nitelikte yeniden düzenlenmesinin yanı sıra, mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı ve TMMOB mevzuatı, Anayasa ve yasalara açıkça aykırılık oluşturacak bir şekilde, İktidar Bürokrasisi tarafından düzenlenir hale gelmiştir.

AKP İktidarı Odalarımızın, emek, meslek ve kitle örgütlerinin "apolitik" ve bilim-teknik dışı olmasını, bu örgütlenmelerin siyasal iktidarın güdümünde çalışmalar yürütmesini, kamu yararını, halk sağlığını ve can güvenliğini gözetmemesini, her şeyin sermaye birikim süreçlerine tabi olmasını istemektedirler. Bunun içinde Örgütümüzün üyesiyle olan bağını koparmak için özel bir gayret göstermektedir.

Bilinmelidir ki TMMOB ve bağlı Odalar olarak ülkemize, halkımıza, mesleklerimize karşı bilimsel toplumsal sorumluluklarımızı hiçbir koşulda terk etmeyecek, demokrasi karşıtı, baskı ve zorbalıkla dayatılan hiçbir uygulamaya boyun eğmeyeceğiz.

Bilime, özgürlüğe, eşitliğe olan inancımızı yitirmeyecek, mesleğimizi toplum yararına icra etmekten, meslek ve meslektaş sorunlarımızı dile getirmekten, ülkemizin çıkarlarını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.

Hukuk dışı yaptığınız tüm uygulamalara karşı, örgütümüzden ve tüm demokrasi savunucularından aldığımız güçle mücadele etmeye devam edeceğiz.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu
11.07.2013




OMO: TMMOB`un YETKİLERİNE GECE YARISI OPERASYONU

Torba yasaya bir gece yarısı operasyonuyla eklenen (3194 sa. İmar yasası md.8) madde ile TMMOB`un ve Odaların asli görevleri olan mesleki denetim görevi ortadan kaldırılmakta,TMMOB ve Odalar işlevsiz hale getirilmektedir.

Anayasanın 135.maddesine göre kurulan, kamu kuruluşu niteliğinde olan ve yöneticileri seçimle iş başına gelen meslek odalarına karşı yapılan bu operasyon darbe dönemlerinde dahi görülmemiştir.

Denetimin kaldırılması; mühendisleri koruyormuş gibi gözükerek, mesleğin itibarsızlaştırılması,örgütlü yapının zayıflatılması, meslek standartlarının düşürülmesi ve merdiven altı üretimlerin teşvik edilmesi rant çevrelerini ve ben yaptım olducuları mutlu etse de, ülkemizdeki üretim kalitesi ve iş güvenliği için ciddi tehdit oluşturacaktır.

Demokratik yollarla ele geçirilemeyen kurumları işlevsizleştirerek yok etmeye çalışmak, yapanlara itibar sağlamayacağı gibi demokrasi ve hukuka inanan insanlara da diz çöktüremeyecek, hukuksuzluk ve demokrasi dışı yollar hiçbir zaman kamu vicdanında yer bulamayacaktır.

Anayasaya aykırı olarak TMMOB`un yasasına müdahale eden bu düzenlemenin Sayın Cumhurbaşkanımızca onaylanmamasını talep ediyor ve bekliyoruz.

TBMM`de 10 Temmuz 2013 günü gece yarısı operasyonu ile Torba Yasa içerisinde 3194 sayılı İmar Kanunu`nun 8 inci maddesine ilişkin düzenleme esnasında verilen bir önergeyle gücünü Anayasa`dan alan TMMOB ve buna bağlı Meslek Odalarının başta mesleki denetim yetkisini ortadan kaldırmaya yönelik; " Harita, Plan,