ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI'NA İDARİ VE MALİ DENETİM ÜZERİNE YAZI GÖNDERİLDİ
Orman ve Şu İşleri Bakanlığı’nın Orman Mühendisleri Odası’nda başlattığı denetim üzerine 7 Ocak 2014 tarihinde bakanlığa yazı gönderildi.
T.C.
ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI
Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı‘na
Konu : 07.11.2013 tarih, 28814 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ve Bakanlığınızın Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı‘nın 28.11.2013 tarih 05.13.54 ve 06.01.2014 tarih 3353 sayılı denetim yazıları hk.
07.11.2013 tarihli Resmi Gazete‘de Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği‘ne bağlı Orman Mühendisleri Odamız üzerinde Orman ve Su İşleri Bakanlığınca idari ve mali denetim yapılacağına ilişkin karar yayımlanmıştır.
1954 tarihinde kurulan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve odaların kuruluş yasası olan 6235 sayılı Kanun‘da, 1982 Anayasası‘nın 135. Maddesi‘ndeki kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarına dair düzenlemelere bağlı olarak 1983 yılında 66 ve 85 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle ek maddeler getirilmiştir. Bu düzenlemelerde bir yandan meslek odalarına kamu tüzel kişiliği tanınırken diğer yandan merkezi idarenin denetimini öngören hükümlere yer verilmiştir. 1995 yılında TBMM‘de grubu bulunan tüm siyasal partilerin uzlaşması ile 1980 darbesinin ürünü olan Anayasa‘nın 135. maddesinde meslek kuruluşlarının siyaset yasağı kaldırılmış ve meslek kuruluşlarının mali ve idari denetimine ilişkin fıkra, "Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin idari ve mali denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir" biçimine dönüştürülmüştür. Bu maddeden de anlaşılacağı üzere, mali ve idari denetim konusunda merkezi yönetimin yetkisi vesayet denetiminden de daha dar kapsamda bir denetime tabi kılınmıştır.
Buna bağlı olarak diğer meslek kuruluşlarına ilişkin yasalarda çeşitli değişiklik ve ek düzenlemelere gidilmiştir. 6235 sayılı Yasanın Ek-3 maddesinde, gerekçesinde ne şekilde yapılacağının da belirlenmesi öngörülmüş iken; "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği üzerinde, Bayındırlık Bakanlığınca; ihtisas dallarına göre, Odalar üzerinde ise, ilgili bakanlıklarca idari ve mali denetim yapılır. İlgili Bakanlıklar; Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile tespit edilir" şeklinde sınırları çizilmemiş bir denetim yetkisi getirilmiş ancak otuz yıl zarfında hiçbir siyasal iktidar ilgili bakanlığın tespitine ilişkin bir Bakanlar Kurulu kararı almamıştır.
EK-3. maddede bu haliyle ve Yasanın diğer maddelerinde de Bakanlığın Birlik ve Oda organlarının karar ve işlemleri üzerindeki tasarruflarının çerçevesi, sınırları ve usulleri belirlenmemiştir. Oysa Anayasa hükmü çok açık olup; idari ve mali denetime ilişkin kuralların "kanunla" belirlenmesi gerekmektedir. Yine merkezi idarenin vesayet yetkisinin söz konusu olduğu mahalli idarelerin düzenlendiği 127. Maddede de; "Merkezî idare, mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine sahiptir" denilerek böyle bir denetimin esas ve usullerinin kanunla belirlenmesi gerektiği hususuna işaret edilmektedir.
Merkezi idarenin, meslek kuruluşlarının "işlemleri" üzerindeki yetkileri yerinden yönetimin özerkliğini ve bağımsızlığını ortadan kaldıracak nitelikte olamaz. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, merkezi idarenin denetimini sıkı kurallara bağlamış ve yerel yönetimlerin kendi faaliyet ve iş alanlarında sadece Anayasaya ve kanunlara uygunluk denetimine olanak tanımış ve yerindelik denetimini yasaklamıştır.
İdari vesayet yetkisi kural değil, bir istisnadır. Yani bütün işlem ve kararların Bakanlıkça incelemeye alınarak denetlenmesi gibi bir idari denetim söz konusu değildir. Konusunun ve usulünün mutlaka yasayla belirlenmesi gerekmektedir. İdari vesayetin emir ve talimat verme veya denetlenen idarenin yerine geçerek işlem tesis etme şeklinde kullanılamayacağı, yerindelik denetimi anlamına gelebilecek bir denetim olmadığını Anayasa Mahkemesi ve doktrin kabul etmektedir. Bir kez daha belirtmek gerekirse bu yetkiler ancak yasanın öngördüğü hallerde ve usullerde kullanılabilir. Ancak 6235 sayılı Kanun‘da Birlik ve Odalar üzerinde Bakanlığın hangi usul ve esaslara göre denetim yetkisine sahip olduğuna ilişkin hiçbir düzenleme yer almamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, TMMOB‘ye bağlı Odaların idari ve mali denetimini yapacak Bakanlıkları belirlemek üzere Bakanlar Kurulu kararı alınarak, usulleri ve koşulları tarifleyen yasal düzenlemeler olmadan bu yetkinin kullanılması olanaklı değildir. İdari ve mali denetimin esas ve usulleri, kuralları kanunla belirlenmeden sadece Bakanlar Kurulu kararına dayalı olarak Bakanlıkça herhangi bir denetim yapılmasının Anayasa‘ya aykırı olacağı kuşkusuzdur.
Mali ve idari özerkliği olmayan, merkezi bütçe ile yönetilen Oda şubelerinin seçim sürecine girmiş olduğu göz önüne alındığında, bağlı şubelerde denetim yapma kararınızı manidar karşıladığımızı da ifade etmek isteriz.
Ayrıca, 07.11.2013 tarihinde yayımlanan Bakanlar Kurulu kararının iptaline yönelik Danıştay nezdinde dava açmış bulunuyoruz. Hukuk devleti ilkesi, bir konuda dava açılmış ise yargı kararının beklenmesini emreder. Yani, ortada bir yürütmenin durdurulması kararı yokken de idarenin dava sonucunu beklemesi ve karar verilinceye kadar idarenin karşı tarafa zarar vermemesi hukuk devleti ilkesine bağlılığın ve saygının bir gereğidir.
Sonuç olarak, Bakanlığınız, Anayasa‘ya aykırı olarak Bakanlar Kurulu kararına dayanarak Orman Mühendisleri Odamız hakkında idari ve mali denetim yapamaz. Yasaya aykırı olarak başlatmış bulunduğunuz denetime ivedilikle son vermenizin bağlı yetki ve hukuka saygının bir gereği olduğunu belirtir, gereğinin tarafımıza bildirilmesini arz ederiz.


