TMMOB, 27 NİSANDA KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU (KESK'İN) YANINDA OLACAK!

23.04.2005

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) "27 Nisan'da Hizmet Üretmeyeceğiz" diyor. "Sosyal Güvenlik ve Personel Rejiminde "Reform" aldatmacasına hayır!" diyor.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) "27 Nisan‘da Hizmet Üretmeyeceğiz" diyor. "Sosyal Güvenlik ve Personel Rejiminde "Reform" aldatmacasına hayır!" diyor.

KESK devam ediyor:

"Reform tuzağına dikkat! Hükümet, kamu hizmetlerini ve çalışma yaşamını alt-üst edecek yasal düzenlemeleri birbiri ardına gündeme getiriyor. Bu düzenlemelerde; Toplumsal yarar, Adalet, Eşitlik, Demokratik katılımcılık, emekçilerin ve halkın en temel insan hakları yok! Ne var? Ticarileştirme, toplumsal yarar yerine "kar" eksenli piyasa, en temel kamu hizmetlerinin paralı hale getirilmesi, emekçilerin kazanılmış haklarının ortadan kaldırılması, halkın çektiği çilenin büyümesi var!

Hükümetin "reformuyla" sağlığımız tehlikede, emekliliğimiz hayal! Sosyal sigortalar ve sosyal güvenlik yasa tasarısıyla, sağlık hizmetlerini "parayla" satın alacağız, emekliliği ise ancak "hayal" edebileceğiz!

İşte hükümetin reformu: Düşük gelirlileri, yarı zamanlı çalışanları kapsamıyor! Devlet teşvikiyle özel emeklilik ve özel sağlık şirketleri ihya oluyor! Çünkü hükümet sosyal güvenliği "yük" olarak görüyor! Sağlık hizmetlerinden yararlanmak için ayrıca prim ödemeyen emekçiler, yüzde 12.5 prim ödeyecekler! Prim kesintisiyle ücretler de düşüyor. Sağlık hizmetlerinden yararlanmak için prim ödemenin yanı sıra katılım payı ödeme şartı getiriliyor. Emeklilik yaşı kademeli olarak 68‘e yükseltiliyor. Ülkemizde ortalama yaşam süresi 68-70! Kadınların emeklilik yaşının daha düşük olması uygulaması kaldırılıyor! Emekli aylığı bağlama oranları düşürülüyor, emeklilik çilesi büyüyor! Emekli olmak için prim ödeme süresini önce 9000 güne çıkartmayı hedeflediler, şimdi de bu süreyi artırma yetkisini ve insafını Bakanlar Kurulu‘na bırakıyorlar! Emekçilerin işgüvencelerini kaldırıyor, düşük ücretlerle güvencesiz bir ortamda çalıştırmak istiyorlar! IMF şart koşuyor, hükümet sosyal güvenliği tasfiye ediyor. Finansman sorununu çözmek için ne sermayeyi vergilendiriyorlar, ne de kayıt-dışı ekonomiyi kayıt altına alıyorlar!

Kamu hizmetleri ticarileştiriliyor, kamu emekçilerinin hakları tehlikede!Kamu yönetiminin temel ilkeleri ve yeniden yapılandırılması hakkındaki kanunla gündeme gelen kamu hizmetlerini ticarileştirme girişimleri, torba kanunlarla, parça yasalarla devam ediyor. Yetmiyor, kamu emekçilerinin de haklarına göz dikiliyor!

İşte hükümetin reformu: Büyük borç yükü altında ezilen yerel yönetimlere kamu hizmetlerini devrederek, özelleştirilmelerine ve paralı hale getirilmelerine zemin hazırlamak, Kamu hizmetlerini ticaretin konusu görmek, hizmetleri paralı hale getirerek yurttaşı "müşteri", yerel yönetimleri "şirket" yerine koymak! Toplumsal faydayı, demokratik katılımcılığı ve denetimi yok saymak; idari vesayeti devam ettirmek! Gelir İdaresi Yasası‘yla adil bir gelir dağılımını yok saymak, borç ödemelerini garantilemek; vergi denetimini kaldırarak özelleştirmek, vergi dairelerini kapatmak! Yetmiyor, Kamu Personel Kanunu Tasarısıyla, kamu emekçilerinin iş güvenceleri ve kazanılmış hakları ellerinden alınmak isteniyor.

İşte hükümetin reformu: Kamuda çalışan sayısı OECD ülkeleri içinde en düşük düzeyde; kamu çalışanlarının yüzde 65‘i eğitim ve sağlık hizmetlerinde çalışıyor ve çalışan sayısı yeterli değil! 1.5 milyona yakın kamu emekçisi bir yıllık sözleşmelerle çalıştırılacak ve iş güvenceleri olmayacak! Sözleşmeli çalışanların nakil hakları olmayacak! Sözleşmeli çalışanların izin süreleri düşecek! Sözleşmeli çalışanların çalışma koşulları tek yanlı, değişken ve belirsiz olacak! Çalışma saatleri, yaptıkları iş, aldıkları ücret, izinleri, hiçbir engel olmadan kolaylıkla değişebilecek! İş güvencesinde, ilerleme ve yükselmelerde, ücretlerde, performans sistemi esas alınacak; keyfiyet, kayırmacılık, siyasi kadrolaşma, adaletsizlik ve bireysel rekabet artacak! Bireysel performansa dayalı ücret sistemiyle ücretler artmayacak, çalışanlar birbirine karşı kışkırtılacak ve adaletsiz ücret dağılımı devam ettirilecek! Norm kadro uygulaması, istihdamı daraltıcı ve çalışma koşullarındaki olumsuzluğu artırıcı bir anlayışla devam ettirilecek! Ne ülkemizin ihtiyaç duyduğu kamu hizmetleri ve bu hizmetler için ihtiyaç duyulan çalışan sayısı, ne de bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınacak! Toplu sözleşmeli, grevli sendikal hak ve özgürlüklerden bahsedilmediği gibi anti-demokratik yasaklar devam ettirilecek!

Hakları tırpanlayan, demokrasiyi yok sayan "aldatmacaya" son! Emekten ve halktan yana demokratik dönüşümlere evet!

Toplumsal yarar esas alınmalı; özelleştirmeler durdurulmalı; kamu hizmetleri eşit, yaygın, nitelikli ve parasız olarak devlet bütçesinden karşılanmalıdır. Başta eğitim ve sağlık olmak üzere temel kamu hizmetlerine ayrılan bütçe payları artırılmalıdır. Faiz, silahlanma ve yolsuzluk ekonomisi terk edilmeli; ekonomiye IMF değil, emekten ve halktan yana politikalar yön vermelidir. Kamu hizmetlerinin finansmanında adaletli bir vergi politikası benimsenmelidir. Kamu hizmetlerinin örgütlenmesinde, demokratik katılımcılık ve toplumsal denetim esas alınmalı; siyaset toplumsallaşmalıdır. Kamu emekçilerinin iş güvenceleri korunmalı, taşeronlaştırma uygulamalarına son verilmelidir. Kamu emekçilerinin ücretleri ve diğer tüm çalışma koşulları toplu sözleşmeler yoluyla belirlenmelidir. Demokratikleşme sağlanmalı; toplu sözleşmeli, grevli sendikal hak ve özgürlükler ile çalışanların ortak örgütlenmesi önündeki yasal engeller kaldırılmalıdır.

Hükümetin reformu, emekçilerin ve halkın ihtiyaçlarını yok sayıyor! Eğitimden sağlığa, sosyal güvenlikten altyapıya, tarımdan yerel hizmetlere, kültürden haberleşmeye, ulaştırmadan enerjiye, en temel hizmetler adım adım paralı hale getiriliyor, şirketlere sunuluyor. Kamu emekçilerini, işçileri, emeklileri, gençleri, işsizleri, esnafı, çiftçiyi, ezilenleri çok daha zor günler bekliyor.

Geleceğine sahip çık! Bu gidişatı tersine çevirebilir, hükümeti durdurabiliriz! Bütün emekçileri ve halkı, demokratik tepkilerini göstermeye, alanlara, dayanışmaya ve mücadeleye çağırıyoruz!" diyor.

TMMOB, KESK‘in tespitlerine katılmakta, 27 Nisan‘da KESK ile dayanışma içerisinde alanlarda olacağını kamu oyuna duyurmaktadır.

Mehmet Soğancı
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı