TMMOB ''4.ULUSLARARASI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ BÖLGESEL KONFERANSI''NDA GÖRÜŞ BİLDİRDİ
15-17 Kasım 2005 günlerinde yapılan ''4.Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Bölgesel Konferansı'' kapsamında 16 kasım 2005 günü yapılan ''İş Sağlığı ve Güvenliğinde Sosyal Diyalog'' konulu panelde TMMOB Çalışma Grubu Üyesi ve EMO Ankara şubesi Yozgat temsilcisi H.Nurhan Parlak TMMOB adına görüş bildirdi.
H. Nurhan Parlak konuşmasında şunları da söyledi:
Sayın konuşmacılarımızdan Azerbeycan Temsilcisi Sn Dr Elekber MEMMEDOV İş Sağlığı ve Güvenliğindeki amblemde üç elin, birinin devlete, birinin işverene ve birinin çalışana ait olduğunu söyleyerek bir taraf taşın altındaki elin iş verenin eli olduğunu söyledi. Burada önemli olan taşın altındaki elin kimin olduğu çok önemli değil önemli olan taşın altında kimin kaldığıdır. Kazalar olduğunda taşın altında eli kalan ülkemdir, ülkemin insanıdır. Her kaza sonrasında acılar yaşayan kazazedenin yakınları eşi ve çocuğudur.
İş Sağlığı ve Güvenliğinin uygulanmasını, İş Sağlığı Güvenliğini bilincinin gelişimini insanların veya toplumların, yaşam biçimleri, olaylara bakış açıları sosyal yapıları belirlemektedir. Her toplum ve bireyin kabul edeceği bir risk sınırı vardır.
Toplumumuzun Sağlık ve Güvenlik konusuna yaklaşımı nasıldır bir bakalım. Göreceğiniz resim, gazete küpürleri ve haberler güvenliğe nasıl baktığımızın açık ifadesidir. Sizlerden bir an gözlerinizi kapatarak kendinizin ve yakınlarınızın sağlık ve güvenliği için neler yaptığınızı hangi davranışlarınızı değiştirdiğinizi, aile bireyleriniz ve çevreniz için neler yaptığınızı düşünmenizi ve düşünceleriniz bittiğinde bu resimlere bakmanızı istiyorum.
İşte kaza geliyorum demez diyen bir resim ama ne yazık ki kazalar her zaman geliyorum diyor. Açıkta kablolar olan bir buat her zaman kaza davetçisidir.
Sürekli karşılaştığımız bir manzara elinde bıçakla oynayan bir çocuk ve maalesef acı bir ölüm, Yine bir çok evde görebileceğimiz açılır kapanır bir masa ve başı arasında kalarak yaşamını kaybeden bir çocuk. Hayatının baharında tatil yapmak için gittiği tatilde uygun olmayan korkuluk yüzünden yaşamını kaybeden bir fidan. Kaçımız yasalarda ön görülen korkuluk yüksekliğini biliyoruz, Kaçımız çevremizdeki korkuluklara dikkat ediyoruz. Sürekli uyarmaktan söz ediyoruz ama maalesef uyarmak yetmiyor. Geçen yıl babasının uyarısına rağmen can yeleği takmayan bir genç kızımızın sınav öncesi yaşamını kaybedişi. İşte iş güvenliği bilincimiz iyi niyetli iki çalışan her türlü önlemi almışlar ama yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve emniyet kemerleri yetmediği için biri kemerini diğerine bağlamış bir çalışan; daha büyük risk yaratmışlar. Ve gazete haberleri, hep acı veren kaza haberleri. Geçen yıl içerisinde İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Sayın Erhan Batur İş Kazalarının Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olduğunu söyleyerek Günde Üç İşçi ölüyor demiş. Aslında kazalar ve altında yatan düşünce yapısı hep aynı. Biz cesur insanlarız, Hiçbir şeyden korkmayız.
İş yerleri hiç bir zaman risksiz olmayacaktır...Her iş yerinde risk vardır bunun içinde risk analizi yapmak zorunluluğu yasalarla belirlenmiştir. Kazaların olmamasını insan davranışı belirler. Caddelerde açık alanda çalışarak insanların güvenliğini tehlikeye düşürme hakkını nereden buluyorlar bu insanlar kimsenin kimsenin yaşamını tehlikeye atmaya hakkı olmadığı gibi maalesef yeterli iş güvenliği bilinci ve kültürümüz olmadığı için bunları hep yapıyoruz. İşte aşina olduğumuz ve sık sık duyduğumuz bazı sözler
- Kaç senedir böyle yapıyoruz bir şey olmaz-
- Kaç keredir ikaz ediyorum!
- Böyle olacağını hiç düşünmemiştim
- Kaza olursa nasıl kurtulurum
Ülkemizde Yaşanan kazala ait istatistiklerde nerede olduğumuzun bir göstergesidir. SSK İnternet sitesinden alınan istatistiklere bir göz atalım Her 3 dk bir iş kazası oluyor 90 dk 1 kişi sakat kalıyor, 4 Saatte 1 kişi hayatını kaybediyor. İş kazalarının % 79 u güvensiz Davranışlar, % 19 u Güvensiz şartlar nedeniyle % 2 si ise şanş faktöründen kaynaklanıyor. Bu da biz gösteriyor ki alınan önlemlerle "Türk İş Temsilcisi Sayın Özcan KARABULUT beyin de belirttiği gibi" kazaların % 98 önlenebilir önlenemeyen şans faktörüne bağlı olan % 2 oranındaki kazalarında şiddetleri azaltılabilir.
Kazaların yaş gruplarına dağılımına baktığımızda insanların genç yaşlarında daha çok kaza geçirdiklerini görüyoruz 25 - 29 ve 30-35 arasındaki yaş gurubundaki insanların çalışma sayılarının çok olması ve bu yaştaki insanların kanlarının deli olması yani delikanlılık ateşinden her şeyi yapabileceklerine inanmaları közlerinin kara olmasından kaynaklanmaktadır. Nedenlerine göre dağılıma baktığımızda yüksekten düşen ve düşmeler bize yüksekte çalışmanın önemini göstermektedir.
Peki kazalar önlenebilir mi ?
İş Sağlığı ve Güvenliğinde temel amaç kazaları önlemektir. Bu amaç için yapılan çalışmalarda esas alınması gereken üç kuralı unutmamak gereklidir.
- Öncelikle her kişi kendi iş güvenliğinden sorumludur ve iş güvenliği herkesin sorumluluğundadır,
- Disipline edilmiş davranış ve düşünme ile iş kazaları engellenebilir ve yaralanmalar ve meslek hastalıkları önlenebilir.
- İş ve İş güvenliği bilincini artırmak için çalışanlara verilen eğitimlerin sürekliliği sağlanmalıdır.
Temelini Anayasamızdan alan İSG nin üç tarafı vardır
- Çalışanlar
- Çalıştıranlar ( İşveren )
- Devlet
İSG taraflarının kendilerine ilişkin görev ve sorumlulukları vardır. Taraflardan birisi görevini getirmediğinde sitemin ayakta kalması mümkün değildir.
Bu üçlünün dışında destek aldığı kurum ve kuruluşları da unutmamak gereklidir bunlar Fakülteler, Sendikalar, Dernekler ve Meslek Odaları.
Bunlardan birisi de TMMOB ve bağlı odalardır. Bir amaca ulaşmak istiyorsak neler yapmalıdır. Ulaşmayı taahhüt ettiğin İSG seviyesine ulaşırsın, Başarıya giden yolun uygulamanın kalitesine bağlı olduğu unutulmamalıdır.
İşte 4857 sayılı yasanın 82. Maddesi İş güvenliği ile İş güvenliği ile görevli mühendislerin nitelikleri, sayısı, görev, yetki ve sorumlulukları, eğitimleri, çalışma şartları, görevlerini nasıl yürütecekleri, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir denilmektedir.
İş Sağlığı ve Güvenliğinin sağlık bölümü işyeri hekimlerinin güvenlik bölümü ise Mühendislik işidir. Yasayla verilen görevlerin yerine getirilmesi için TMMOB İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürü içerisinde daha aktif olarak yer almalıdır. TMMOM üzerine düşeni yapacaktır.
Bu konudaki diyaloğun görsellikten çıkarılarak daha gerçekçi, etkin hale getirilmesi gereklidir. Maalesef Bakanlığımız bu diyaloğu yazışmalar seviyesinde sürdürmekte ve görüşlerimizi dikkate almadan sadece yazılarda bırakmaktadır. TMMOB‘nin hassasiyetine Bakanlığımızın da özen göstermesi dileğimizdir.
TMMOB olarak İş Sağlığı ve Güvenli konusunda her türlü görevi üstleneceğimizi belirtir saygılar sunarım.


