
TMMOB BALIKESİR KENT SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ
Balıkesir’in kent planlamasından çevreye, doğal afetlerden enerjiye, sağlıktan turizme farklı alanlardaki sorunlarının masaya yatırıldığı ve çözüm önerilerinin ele alındığı TMMOB Balıkesir Kent Sempozyumu 26-28 Kasım 2010 tarihlerinde düzenlendi.
TMMOB adına sekreteryası Balıkesir İl Koordinasyon Kurulu tarafından yürütülen sempozyum Salih Tozan Gösteri ve Kültür Merkezi ile Elit Asya Otel Konferans Salonu‘nda gerçekleştirildi. Üç gün süren sempozyum kapsamında düzenlenen "Kent Planlaması-Yerbilimleri-Sağlık", "Doğal Afetler, Yenilenebilir Enerji", "Kentleşme-Kent Hukuku-Yerel Basın", "Balıkesir‘de Eğitim-Hayvancılık ve Mimari Yapı", "Doğal Kaynaklar", "Turizm", "Doğal Afetler", "Kültür-Sanat", "Çevre ve Atık Yönetimi" ve "Kent Planlama-Kentsel Koruma ve Dönüşüm" başlıklı oturumlarda "Yaşamak istediğimiz kent Balıkesir nasıl olmalıdır?" sorusuna yanıt arandı. Sempozyum kapsamında "Mühendis ve Mimarların Kentsel Yaşam Alanlarına Bakışı " ve "Kent ve Toplum" konulu iki de panel gerçekleştirildi. Sempozyumun son günü ise Bigadiç‘e teknik gezi düzenlendi.
Sempozyumun açılışında sırasıyla, Balıkesir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri M. Nazmi Kaçar, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Saylan, Balıkesir Belediye Başkanı İsmail Ok ve Balıkesir Valisi Yılmaz Arslan birer konuşma yaptılar.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi:
Değerli Konuklarımız
TMMOB kuruluşundan bu yana gerek meslek alanlarına ve gerekse tematik konulara ilişkin olarak düzenlediği etkinliklerde kamuoyuna açılımlar, çözüm önerileri ve modeller sunmuştur. TMMOB kent sorunlarına ilişkin olarak özellikle son yirmi yıldır yerel yönetimler, kamu kaynaklarının dağılımı, afetler, çevre, altyapı, ulaşım, konut, turizm, kentsel koruma ve kentsel dönüşüm temalarında sorun tespitlerini ve çözüm önerilerini kamuoyuna sunmaktadır.
Son iki dönemdir bu çalışmalara kentlerde düzenlediğimiz sempozyumları da ekledik. Geçtiğimiz 4 yıllık süreçte, Bursa‘da iki kez, Ankara‘da iki kez, İstanbul‘da iki kez, Kocaeli, Eskişehir, Bodrum, Denizli, Adana, Mersin, Samsun, İzmir, Aydın, Edirne, Diyarbakır, Kırklareli, Van, Batman ve Gaziantep‘te kent sempozyumları düzenledik. Bu etkinliğimizden sonra Bursa, Artvin, Manisa, Trabzon ve Yalova‘da da kent sempozyumları gerçekleştireceğiz.
Değerli Konuklarımız
Sevgili Arkadaşlar
Bu etkinliklerimizde kentlerin mevcut durum tespitleri yapılırken aynı zamanda bu tespitten yola çıkarak "Nasıl Bir Kent İstiyorum" sorusuna da kentte yaşayanlarla birlikte yanıt arıyoruz.
Balıkesir, sanayisi, turizmi, doğal ve kültürel güzellikleri ile ülkemizin önemli kentlerinden biri. Kent, son yıllarda sanayileşme ve buna paralel olarak kentleşme açısından hızlı bir büyüme sergiliyor. Bu hızlı değişim, plansız büyüme sorunlarını da beraberinde getiriyor.
Öte yandan, Kazdağları‘nda yürütülen maden arama faaliyetleri, Bandırma‘ya yapılması planlanan termik santraller nedeniyle önemli bir çevre kirliliği tehdidi ve beraberinde bölgenin en önemli geçim kaynaklarından olan zeytinciliğin yok olması söz konusu.
İşte bugün burada, bu sorunların çözümü için gerekli yanıtları hep beraber konunun uzmanları ile birlikte arayacağız.
TMMOB kent yaşamını ilgilendiren imar, kültür ve turizm, çevre, kamu yönetimi ve yerel yönetim sistemini düzenleyen yasaların eksiklik ve yetersizliklerinden bahsederken insan sağlığı, doğal çevre, insan hakları-kentli hakları, katılım, yaşanabilirlik gibi kavramlara referans vermektedir.
TMMOB‘nin uzunca bir süredir değişik kentlerimizde düzenlendiği "kent sempozyumları" göstermiştir ki; ülkemiz kentleri çağdaş toplumlara yakışır biçimde yönetilmemektedir.
Kentlerde; sağlık, çevre, altyapı, ulaşım, barınma, ısınma, eğitim, kültür ve benzeri birçok konuda sorunlar yaşanmaktadır. Diğer yandan kentlerimiz; deprem, sel, heyelan ve yangın gibi afetlere hazırlıklı değildir.
Ülkemizde yerel yönetimler alanında, özellikle 12 Eylül 1980 askeri darbesi ve takip eden yıllarda yapılan yasal düzenlemelerle yerel idarelerce yürütülen hizmetlerde kamu yararı önceliği sürekli ihmal edilmiştir. Yıllar içinde, kentlerin imar, planlama, altyapı, ulaşım, çöp, su gibi konulardaki sorunları çeşitlenmiş ve derinleşmiştir.
Yerel yönetimler ekonomik ve toplumsal politikaların önemli bir uygulama alanını oluşturmaktadır. Siyaset ve sermaye kesimlerinin bu ilgisi, maalesef kent mekânına ve kentsel yaşama olumlu yönde yansımamaktadır. Kentlerde yaşayanlar, eğitim, sağlık, barınma ve beslenme gibi temel haklardan yoksun bırakılırken, sosyal donatı ve teknik altyapı hizmetlerinin sağlanmasında kullanılması gereken hazine arazileri gibi kamusal varlıklarımız özelleştirmelerle yerli ve yabancı sermayenin hizmetine sunulmaktadır. Bununla birlikte kentsel altyapı, ulaşım, eğitim, kültür, sağlık, çevre vb. alanlarda temel kamu hizmetleri ticarileştirilmekte, kamusal kaynaklarımız bir avuç azınlığa aktarılmaktadır. Emekçilerin, yoksulların ve tüm ezilenlerin sosyal, ekonomik ve siyasal yaşamdan tümüyle dışlandığı yıkıcı bir ortamda yoksulluk ve açlık derinleşerek sürmektedir.
TMMOB, kentlerimizde var olan sorunların aşılması, sağlıklı kentsel çevrelerin oluşturulması ve kentsel yaşam kalitesinin iyileştirilmesi doğrultusunda, toplumun büyük bölümünü dışlayan, halkın katılım ve denetimine kapalı yerel yönetim biçiminin aşılmasını, kent halkının ve meslek örgütlerinin demokratik katılımı ve denetimini sağlayacak bir anlayışın geliştirilmesini, öncelikli ve temel gerek olarak görmektedir.
TMMOB, "Bir kente sahip çıkacak o kentte yaşayan bireylerdir" diyor. Kente dair her türlü kararda kentlilerin katılımının sağlanmasını istemek ve kentli haklarını savunmak vazgeçilemez bir görevimizdir. TMMOB görevinin gereklerini yerine getirmeye kararlıdır. TMMOB "Kentin sakini değil sahibi olalım, bunun için mücadele edelim" diyor.


