TMMOB, CARGİLL'E YARAR SAĞLAYAN ŞEKER KOTASININ ARTIRILMASINA YÖNELİK BAKANLAR KURULU KARARI'NIN İPTALİ İSTEMİYLE ŞEKER-İŞ TARAFINDAN AÇILAN DAVAYA MÜDAHİL OLMAK İÇİN BAŞVURDU
TMMOB; Başbakanlık, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Şeker Kurumu'nun Cargill lehine nişasta bazlı şeker (NBŞ) kotasını artırmaya yönelik kararlarının yürütmesinin durdurulması istemiyle Şeker-İş Sendikası tarafından açılan davaya müdahil olmak için başvuruda bulundu.
Danıştay 13. Daire‘ye yapılan başvuruda; Cargill A.Ş‘ye ait mısır tesislerinin bulunduğu alana ve işletmenin izin belgelerine ilişkin olarak açılan davalar ve verilen yürütmeyi durdurma kararları hatırlatılarak, TMMOB‘nin Cargill firması ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararı‘na karşı açmış olduğu davanın da Danıştay 10. Daire‘de devam ettiği belirtildi. Dava konusu işlemde de aynı firmaya ayrıcalık tanındığı, artırılan nişasta bazlı şeker kotasının yarıdan fazlasının Cargill firması tarafından kullanılacağı belirtilerek, davaya davacı yanında katılma isteminde bulunuldu.
DANIŞTAY 13. DAİRE BAŞKANLIĞI‘NA
DOSYA NO: 2007/1023
Davaya Katılmak
İsteyen : Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
Atatürk Blv. No:131/9 Bakanlıklar-ANKARA
Vekili : Av.Nurten Çağlar Yakış-Av.Nurçil Soykut
(Aynı adres)
Davacı :Şeker İş Sendikası
Vekili : Av. Gökhan Candoğan
Bülten Sok. 4/9 Kavaklıdere/ANKARA
Davalı : 1. T.C. Başbakanlık
2. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
3. T.C. Şeker Kurumu Maliye Bakanlığı
Dava :27 Ocak 2007 tarih ve 26416 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan 4634 sayılı Şeker Kanunu 3‘üncü maddesine dayalı olarak 2006-2007 pazarlama yılında nişasta kökenli şekerler için Şeker Kurulu tarafından ayrılan kotanın %50 oranında arttırılmasına dair davalı idare işlemlerinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemidir.
T. Konusu :Mahkemenizde görülmekte olan davaya, davacı yanında katılma istemidir.
KATILMA NEDENLERİ :
1. Müvekkil Birlik 6235 sayılı yasa ile kurulmuş, tüzel kişiliğe sahip, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşudur. 6235 sayılı yasanın 1. maddesi müvekkil Birliğin kamu kurumu niteliğini düzenlemiştir. Kamu kurumu niteliği ise kamu yararını koruma görev ve yükümlülüğünü getirmektedir. Müvekkil Birliğin bu anlamda taraf ehliyetine sahip olduğu konusu Danıştay tarafından verilen kararlarla da tartışma konusu olmaktan çıkmıştır.
2. Katılma isteminde bulunduğumuz dava konusu işlem olan 27.01.2007 tarih ve 26416 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan 2007/11561 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, 2006-2007 pazarlama yılında nişasta kökenli şekerler için Şeker Kurulu tarafından ayrılan kotanın, sakaroz kökenli şekerler için ayrılan kotayla ilgilendirilmeksizin %50 oranında arttırılması; Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 29.12.2006 tarih ve 1693 sayılı yazısı üzerine, 4634 sayılı Şeker Kanunu‘nun 3‘üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu‘nca 15.01.2007 tarihinde kararlaştırılmıştır denilmiştir. Açılan dava ile
- 27.01.2007 tarihli Resmi Gazete‘de yayımlanan, 15.01.2007 tarih ve 2007/11561 sayılı Bakanlar Kurulu kararının,
- Karara dayanak olan Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 29.12.2006 tarih ve 1693 sayılı kararının,
- Tarih ve sayısı belirtilmeyen, Şeker Kurumu kararının, iptali istenilmektedir.
3. Dava konusu kararlar ile, yasal olarak 234,1 bin ton olan NBŞ kotası, %50 oranında arttırılarak 351,1 bin tona yükseltilmiş, yani NBŞ işi ile uğraşmakta olan toplam 5 firmaya 117 bin ton ek kota sağlanmış olmaktadır. (Bu ek kotanın ekonomik değeri yaklaşık olarak 150 milyon dolardır). İdare, bu kararlar ile, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu‘nun 06.07.2006 tarihli yürütmenin durdurulması kararını da gözetmeksizin, tamamıyla ülke kaynakları ile üretilen pancardan şeker üretim kotasının üretim kapasitesinin sadece %69‘unu karşılayacak düzeyde olmasına karşılık, toplam 765 kişinin istihdam edildiği, beş (5) firmanın faaliyet gösterdiği ve bu beş firmadan da en büyük payı bir Amerikan firmasının (Cargill) aldığı NBŞ üreticilerini korumaya değer bulduğunu ortaya koymaktadır. İdarenin bu seçimi, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırıdır. Dünya ülkeleri, yüksek koruma politikaları ile, kendi iç dinamikleri üzerinden şeker kotasını/üretimin belirlerken, Avrupa Birliğin‘de NBŞ için ortalama yüzde 2 kota uygulanırken, Türkiye‘nin, pancar sektörünün üretim/istihdam/katma değer potansiyelini ikinci plana iterek, yabancı sermaye yoğunluklu NBŞ üretimini teşvik etmeye yönelik yüzde 10 kota belirlemesi ve üstelik bunu yüzde 50 artırması, düşündürücüdür.
4. Cargill firmasının kamuoyu tarafından da bilinen yasal süreci uzun yıllardır sürmektedir. Bursa ili Orhangazi İlçesi Gemiç Köyü Karapınar mevkiinde yer alan ve 1. sınıf tarım arazisi üzerine kurulan Cargill Tarım Sanayi ve Tic. A.Ş‘ ye ait mısır tesislerinin bulunduğu alana ve işletmenin izin belgelerine ilişkin olarak açılan bir çok dava ve verilen yürütmeyi durdurma kararları mevcuttur. Müvekkil Birliğin Cargill firması ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararına karşı açmış olduğu davada Danıştay 10. Daire 2006/36 .E sayılı dosyası üzerinden devam etmektedir.
5. Dava konusu işlemde de aynı firmaya ayrıcalık tanınmaktadır. Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) mısırdan elde edilen bir şekerdir. Cargill firması yukarıda değindiğimiz ve hukuken sorunlu olan Orhangazi tesislerinde mısırdan "fruktoz" veya "mısır şekeri /şurubu" diye adlandırılan şekeri üretmektedir. Ülkemizde pancar üreticisinin korunması amacıyla "mısır şekeri" üretiminde kota uygulanmaktadır. Pancar şekerine alternatif olarak kullanılan bu şeker gıda ve meşrubat sanayinde tercih edilmektedir. Ve NBŞ‘nin üretim ve kullanımının artması kotaların kaldırılması yönünde başta Cargill firması olmak üzere ABD‘nin ciddi baskıları bulunmaktadır. Artırılan kotanın yarıdan fazlası ise Cargill firması tarafından kullanılacaktır. Anılan firma, mısırı dışarıdan ithal ederek, yerli üreticinin üretmiş olduğu ürünün elinde kalmasına neden olmaktadır. Yabancı sermaye karşısında kendi üreticisini korumayan işlemin hizmet gereği olduğu söylenemez. Ülkemizde halen yaklaşık 540 ton pancar stoku bulunmakta ve son yıllardaki kota uygulamalarına karşın halen 500 bin kişi pancar tarımı ile uğraşmaktadır. Mevcut şeker fabrikalarında 30 bine yakın insan istihdam edilmekte, hayvan üreticisi, tarım işçisi nakliyecisi ile yaklaşık 8 milyon kişi pancar sektöründen geçimini sağlamaktadır. Sektörün tümü ulusaldır ve dolayısıyla katma değer ülke içinde kalmaktadır. Oysa ki Türkiye mısırda açığı olan bir ülkedir. Ülkemizde verilere göre 3 milyon ton/yılın üzerinde mısır tüketimi bulunmakta mısır üretimi açığı nedeni ile her yıl 1 milyon ton ve üzerinde dışalım yapılmaktadır. Mısır dışalımı ise genellikle ABD’ den yapılmaktadır. Tonlarca şeker pancarı depolarda çürümeye terk edilirken kota artırımı nedeni ile NBŞ üretiminde kullanılan mısırın dışarıdan ilgili firmalara yarar sağlamak amacıyla ithal edilmesine ve mahkeme kararlarına rağmen üretime devam eden ilgili firma lehine düzenleme yapılmasında kamu yararı bulunmamaktadır.
6. Mevcut sakaroz kökenli şeker üretim potansiyeli bile kısılarak yabancı sermaye/hammadde ağırlıklı NBŞ kotasının arttırılması, Türkiye‘nin önceliklerine göre verilmiş bir karar değildir.
7. Şeker Kanunu‘nun yürürlüğe girdiği 2001 yılından bu yana, alınan idari kararlar ile, Nişasta Kökenli Şekerler (NBŞ) için öngörülen %10 oranındaki üretim kotası %50 oranında arttırılmaktadır. Danıştay İDDK‘nun 06.07.2006 tarihli kararında, kota artırımın yasal dayanaktan yoksunluğuna ilişkin hukuki gerekçe ortaya konulmuştur. Ancak dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ile Danıştay‘ın Yürütmenin Durdurulması Kararı yok sayılmış, yargı kararının hukuki etki ve sonucunun tanınmayarak bir sonraki yıl kota belirlemesinde, sanki böyle bir dava açılmamış ve hukuka aykırılık tesbiti yapılmamış gibi, önceki yıllardaki uygulama aynen tekrarlanmıştır. İdarenin yaptığı işlemlerde verilen yargı kararlarını gözetmesi, yargı kararlarına uygun davranması Anayasal bir zorunluluktur.
8. Açıklanan nedenlerle dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı kamu yararı, hizmet gerekleri ve ülke gerçeklerine aykırı bir karardır.
İstem Sonucu : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, davaya davacı yanında katılma istemimizin kabulüne karar verilmesini saygı ile dileriz.
TMMOB Vekili
Av. Nurçil SOYKUT


