TMMOB CBS KONGRESİ / 2-6 KASIM 2009 / İZMİR
TMMOB CBS KONGRESİ
2-6 Kasım 2009 İzmir
Değerli Konuklar
Sevgili Arkadaşlar
Hepinizi TMMOB Yönetim Kurulumuz adına sevgiyle, saygıyla, dostlukla selamlıyorum.
HKMO‘nın TMMOB adına düzenlemiş bulunduğu 2. Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresi‘nde burada aranızda bulunmaktan büyük bir onur duyduğumu öncelikle belirtiyorum.
Öncelikle ikincisini gerçekleştirmekte olduğumuz bu kongremizin başlatıcılarına, sürdürücülerine, bugüne getirenlere, kongrelerimizde görüşlerini bizimle paylaşan bilim insanlarına, uzmanlara, HKMO merkez ve Şube yöneticilerine, Düzenleme Kurulu üyelerine, bu kongrelerimizin gerçekleşmesinde görev alan şube çalışanı arkadaşlarıma ve katılımlarınızla bu etkinliğimizi geliştiren, büyüten siz meslektaşlarıma en samimi duygularımla çok teşekkür ediyorum.
Sevgili Arkadaşlar
Hepimiz biliyoruz ki; mühendislik, bilim ve teknolojiyi insanla buluşturan bir meslek. Bizim örgütümüz TMMOB; odağında, öznesinde insanın olduğu bir mesleğin uygulayıcılarının örgütü. İnsan odaklı olmasından dolayı, bizim mesleğimiz onurlu bir meslek ama bir o kadar da sorumlulukları olan bir meslek.
Biz, bir yandan insana ve insanlığa karşı işlenmiş suçlara karşı çıkıyoruz, öte yandan da insana ve insanlığa olan sorumluluklarımızı biliyoruz ve sorumluluklarımızın gereklerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Bir yandan da üyelerimizi haklarının elde edilmesine, taleplerinin gerçekleşmesine yönelik çabalarda bulunuyoruz.
Öte yandan, sorunlarımızın, toplumun ve halkın sorunlarından ayrı tutulamayacağını da biliyoruz. Sıkıntılı, sancılı, sorunlu bir ülkede yaşıyor olmanın tüm sonuçları mühendis kimliğimizle birlikte, yurttaş kimliklerimiz dolayısıyla yine bizi buluyor.
İşte yaşamakta olduğumuz kapitalist küreselleşmenin kendi yarattığı küresel krizi!
Yoksulların daha fazla yoksullaştığı, siyasal yapıda pek çok değişimin gerçekleştiği süreç, kapitalist küreselleşmenin kriziyle karanlık yüzünü bir kez daha gösterdi. Neo-liberalizmin kurallarının değişmez olduğu öngörüsü sarsılırken krizden kurtulmak için sistemin taleplerine cevap vermenin de doğru olmadığı ortaya çıktı. Piyasanın inisiyatifine bırakılmış bir ekonomi sürekli kriz üretmekte, faturası da halkımıza, ücretliye, çalışana kesilmekte. Özellikle Türkiye gibi kendi kaynaklarını kullanamayan, emperyalizme bağımlı ülkeler bu krizden daha da fazla etkilenecek, etkileniyor da.
Son 30 yıldır içine sokulduğumuz kapitalist küreselleşmenin sonuçları bugün ortadadır: 1 milyar kişinin günde 1 dolardan az kazandığı, dünya nüfusunun zengin %2‘sinin dünya servetin yarısına el koyduğu bir dünyada yaşıyoruz. Kuzey ile güney arasındaki, kadın ile erkek arasındaki, varsıllarla yoksullar arasındaki fark gittikçe açılıyor.
Ülkemizde de yoksulların daha fazla yoksullaştığı, siyasal yapıda pek çok değişimin gerçekleştiği biçimde yaşanan süreç, kapitalist küreselleşmenin küresel kriziyle karanlık yüzünü bir kez daha gösteriyor. İşsizlik rekorları kırılıyor bu ülkede. Yoksulluk ve sefalet almış başını gidiyor. Kapitalist küreselleşmenin küresel krizi bizi teğet geçmiyor. Üstüne üstlük, adaletsizliğin adaletsizlik olarak, açlığın açlık olarak sürüp gitmesini sağlamak için kapitalist küreselleşmenin bu düzenini korumaktan da utanmadan söz ediyorlar.
Onların sözlerinin tükendiğini son olarak geçtiğimiz günlerde İstanbul‘da yapılan IMF ve Dünya Bankası yıllık zirvesinde gördük. ‘İstanbul Kararları‘ olarak adlandırılan kararlarında az gelişmiş ülkelerden daha fazla kaynağı emperyalist merkezlere taşımak dışında bir karar almadılar. Krizden çıkış için çareyi yine "sömürü katmerleştirmekte" buldular.
Dünyanın geleceği ile ilgili söyleyebildikleri tek şey; "önümüzdeki yıllarda işsizliğin ve yoksulluğun artacağı, yoksulluk nedeniyle savaşların yaşanabileceği, bebek ölümlerinin artacağı" oldu.
Bu kimsenin bilmediği bir konu zaten değil. Dost örgütlerin başkanlarıyla ortaklaşa olarak IMF ve DB Başkanlarına yazdığımız mektupta şöyle ifade etmiştik:
"Bugün yaşanan bunalım basit bir iktisadi kriz değildir. Bu artık tarihsel misyonunu tamamlamış bir üretim ve toplumsal sistemin yani kapitalizmin bütüncül bir krizidir ve yakın bir gelecekte derinleşmiş toplumsal krizlerle daha büyük yıkım ve acılara yol açması muhtemeldir. Bu nedenle sürdürmekte ısrar ettiğiniz sermaye yanlısı politikalar bugün olduğu kadar gelecekte de birer uygarlık suçu oluşturacaklardır."
Evet, Sevgili Arkadaşlar,
İçinden geçtiğimiz süreçten, kapitalizmin küresel krizinden, bizlerin de etkilenmemesi olanaksız. Türkiye‘de ekonominin küçüldüğü; üretim, istihdam, ihracat ve ithalatının gerilediği bir dönemde üretimin direkt içinde yer alan mühendis, mimar ve şehir plancılarının bu durumdan etkilenmemesi düşünülemez. Mühendis ve mimarların bu süreci durdurmak için; daha örgütlü, daha bütünleşmiş, daha etkin ve insana seslenen, bilimsel, mesleki, kültürel girdilerle zenginleştirilmiş daha politik bir tavra ihtiyacı bulunuyor.
Anadolu can çekişirken bir taraftan da bizlere "tünelin ucunda görünen ışıktan" söz ediliyor. Oysa biz mühendisler, mimarlar, şehir plancıları hayatın her alanındayız. Bizler fabrikalardayız, işyerlerindeyiz, sokaklardayız, yaşamın içindeyiz. Bizler Türkiye‘nin her anında ve her yerindeyiz. Ve gerçekleri bütün çıplaklığı ile görüyoruz. Bizler hurafelerin değil, aklın ve bilimin temsilcileriyiz. Biz halkımıza olan sorumluluklarımızın bilinciyle sözümüzü söylemeye ve "Kral Çıplak" demeye devam edeceğiz.
TMMOB, böyle bir dönemde, örgütümüze "daha demokratik, daha barışçı, gelirini adaletli paylaşan" bir Türkiye için büyük görevler düştüğünün bilincindedir. TMMOB ve bağlı odaları, örgütlü gücüyle birlikte sorumluluğun gereklerini yerine getirecektir.
Sevgili Arkadaşlar
TMMOB‘nin sorumluluklarından biri de meslek alanlarımız üzerine gerçekleştirdiğimiz sempozyum ve kongre gibi etkinliklerle bu alandaki sorunları ortaya koyarak çözüm önerilerini getirmektir. İşte bugün de burada Coğrafi Bilgi Sistemlerini konuşmak için bir aradayız.
Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongremiz TMMOB‘nin çeşitli odalar sekretaryalığında yürütülmekte olan her biri önemli kongre, kurultay ve sempozyum etkinliklerinden birisidir. Yirmiye yakın kentimizde düzenlediğimiz kent sempozyumlarıyla birlikte, Yerel Yönetimler ve Kentleşme Sempozyumunu gerçekleştir öncelikle. Bu etkinliğimizden sonra Kasım ve Aralık aylarında sırasıyla Ücretli ve İşsiz Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayı, Kadın Mühendisler, Mimarlar ve Şehir Plancıları Kurultayı, Türkiye‘de Özelleştirme Gerçeği Sempozyumu, Sanayi Kongresi, Enerji Sempozyumu, Jeotermal Kongresi etkinliklerimizi gerçekleştireceğiz.
Sevgili Arkadaşlar,
Ana teması "Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi ve Birlikte Çalışabilirlik" olan ve "Yaşanabilir gelecek için..." sloganıyla düzenlenmekte olan TMMOB CBS 2009 Kongresi ile ülkenin farklı kurum ve kuruluşlarından gelen sizlerle Coğrafi Bilgi Sistemleri her yönüyle tartışılacak, Birliğimiz ve şüphesiz odamız çıkacak sonuçların uygulanması için gerekli çabayı her yönüyle gösterecektir.
TMMOB Coğrafi Bilgi Sistemleri ile ilgili olarak şunları söylüyor:
İnsanımıza dair doğru politikaların üretilmesine olan gereksinim yanında, bireylerin çağdaş ve kaliteli hizmet beklentilerinin artması, internetle gelen yoğun bilgi talepleri, CBS için yeni ve köklü yapısal değişimlere zorlamaktadır. Özellikle bugün ülkemizde eğitimden, uygulamaya; tasarımdan yatırıma; veriden bilgiye kadar birçok alanda ülkemizde bir "CBS Kaosu"nun yaşandığını gözlenmektedir. "Ulusal CBS Politikaları"nın geliştirilmesi ve CBS‘nin kurumsallaştırılması bugün bir zorunluluk haline gelmiştir. Yetki sahibi ve Ar-Ge niteliğine de sahip bir "Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemleri Enstitüsü" ülkemiz için artık bir ihtiyaçtır. Yerel ve ulusal düzeyde iletişim ağları üzerinden veri paylaşılabilen ve her düzeyde kullanıcının kullanabildiği CBS altyapı hedeflerinin öncelikle gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Ülkemizin konumsal veri altyapısı, birlikte işlerlik anlamında ülke düzeyindeki ilgili tüm sektörlerin işbirliğini sağlayacak ve istemcilerin aradıkları veri ve servislere erişim olanağı sunacak dinamik biçimde olmalıdır. CBS eğitiminde dünyadaki akreditasyon koşulları da dikkate alınarak, CBS eğitiminin tüm eğitim-öğretim düzeylerinde disiplin altına alınması amacıyla, üniversitelerin programları yeniden gözden geçirmeli, ilgili odalarımız CBS ile ilgili meslek içi eğitim ve belgelendirme çalışmalarına yoğun ilgi göstermelidir.
Sevgili Arkadaşlar,
Kongremizin ülkemiz açısından büyük önem taşıyan Coğrafi Bilgi Sistemleri altyapısı, uygulamaları ve kurumsallaşma çabalarının bilimsel ortamlarda tartışılarak biçimlendirilmesine, deneyimlerin ve karşılaşılan sorunların paylaşılmasına, çözüm önerilerinin tartışılarak geliştirilmesine katkı sunacağını umuyoruz.
Kongremizin başarılı geçeceği inancıyla, hepinize kolaylıklar diliyor ve saygılarımı sunuyorum.
Mehmet Soğancı
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı


