TMMOB, DİSK, KESK VE TTB F TİPİ CEZAEVLERİ VE TECRİTE KARŞI ÖLÜM ORUCU EYLEMİNDE BULUNAN AV. BEHİÇ AŞCI'YI ZİYARET ETTİ
TMMOB, DİSK, KESK ve TTB'den oluşan heyet, F TİPİ cezaevleri ve tecrite karşı ölüm orucu eyleminde bulunan Avukat Behiç Aşcı'yı evinde ziyaret etti. TMMOB İkinci Başkanı Hüseyin Yeşil, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, DİSK Genel Sekreteri Musa Çam, DİSK Genel Başkan Yardımcısı Adnan Serdaroğlu, KESK MYK Üyesi Hasan Hayır ve TTB Yönetim Kurulu Başkanı Gencay Gürsoy'un hazır bulundukları ziyarette heyet adına açıklamayı DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi okudu.
TMMOB, DİSK, KESK ve TTB adına yapılan açıklama şöyle:
Ülkemizde 2000 yılından buyana F Tipi cezaevlerinde uygulanan tecrite dayalı infaz rejimi bir insanlık ayıbı olarak kanayan yara olmaya devam etmektedir.
Bu ağır bir insan hakları ihlalidir.
2000 yılından buyana 122 insan F Tipi cezaevlerine ve tecride karşı yaptıkları eylemlerde yaşamını yitirmiş, 600‘ün üzerinde insanda da kalıcı fiziksel ve ruhsal sakatlıklar meydana gelmiştir.
F Tipi Cezaevlerinde uygulanan tecridin tutukluların ve hükümlülerin fiziksel sağlıklarında, ruhsal bütünlüklerinde telafisi imkansız hasarlar bıraktığı konusunda bu konularda araştırma yapan, raporlar hazırlayan sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları ve insan hakları savunucuları fikir birliği içindedir.
Bugün gelinen noktada sorun, Anayasa‘nın yaşam hakkını ve insan onurunu güvence altına alan hükümlerine, uluslararası hukuk normlarına, insan hakları sözleşmelerine aykırı bir sorunlar yumağına dönüşmüş durumdadır.
Bugüne kadar bu insan hakları ihlalini çözme makamında bulunan siyasal iktidarlar, konuya çözüm üretmek yerine ötelenmiş, duyarlılık gösterilmemiştir.
Hükümet ve Adalet Bakanlığı Türkiye Barolar Birliğinin, çeşitli Baroların, İnsan Hakları Örgütlerinin, aydınların yazarların yaptığı sayısız çağrıya ısrarla cevap vermemekte, diyalog kanallarını açmamaktadır.
Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Yönetim Kurulu Üyesi Av. Behiç Aşcı İstanbul‘daki evinde tecridin kaldırılması için ölüm orucu eylemi yapmaktadır. Yine cezaevlerinde ve dışarıda bir çok yerde ölüm orucu eylemleri devam etmektedir.
İnsanca ve onurlu bir yaşam için, yaşama hakkını bile riske eden, ortadan kaldıran "Ölüm Orucu" eylemlerini olumlamamakla birlikte, bu insanların sağlıklarından ve yaşamlarından endişe duymayı, bu insanların insanca ve onurlu yaşama haklarına sahip çıkmayı bir demokrasi ve insan hakları ödevi olarak görmekteyiz.
Daha fazla ölümlerin, sakatlıkların gerçekleşmemesi, bu insanlık ayıbının ortadan kalkması için buradan bir kez daha Hükümete ve Adalet Bakanlığı‘na seslenerek; başta baroların sorunun çözümü konusunda Adalet Bakanlığı nezdinde başlattıkları girişimlerin acil olarak çözüme ulaştırılmasını, insani sorumluluk içinde davranılmasını, tecridin kaldırılmasını, en azından Av. Behiç Aşcı‘nın sağlıklı günlük yaşamına dönebilmesi ve çözüm için diyalog kanallarının açılmasını talep ediyoruz.


