TMMOB TMO 1. ÖĞRENCİ ÜYE KURULTAYI 2009 SONUÇ BİLDİRGESİ YAYIMLANDI
TMMOB Tekstil Mühendisleri Odası 1. Öğrenci Üye Kurultayı 2009 sonuç bildirgesi yayımlandı.
Tekstil Mühendisleri Odası 1.Öğrenci Üye Kurultayı ve 2. Öğrenci Kampı 23-25 Ekim 2009
tarihlerinde Ege,Dokuz Eylül,Pamukkale,Uludağ ve Süleyman Demirel Üniversite‘lerinden 80
öğrenci üyenin ve TMO nun 8 yöneticisinin katılımıyla Muğla Akyaka Orman Kampında
gerçekleştirildi.
Açış konusmasında örgütlenmiş toplum yapısı içinde kendini ve çevresini sorgulayan, düşünen,
düşündüklerini eyleme dönüştürebilen, eylemlerini alışkanlık halinde uygulayabilen,
alışkanlıklarını huy edinen, huylarını karakter haline getirebilen, birlikte üretebilen bir gençliğin
mümkün olduğunu vurgulanmış, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı da,
TMMOB tarihi, ilkeleri, çalışma tarzı, TMMOB‘de öğrenci üyelik konularını kapsayan
konuşmasında öğrenci üyeleri aydınlatmıştır.
Kurultayda;
•- TMO ve Ögrenci İletişimi
•- Küresel Kriz ve Tekstil Sektörüne Etkileri
•- Tekstil Mühendisliği Eğitimi ve Sorunları
•- Tekstil Mühendisi Nedir ve Çalışma Alanları Nelerdir
•- Üniversitelerde Yeni Tekstil Mühendisliği Bölümlerinin Açılması
başlıklık konular öğrenciler tarafından sunularak tartışmaya açılmıştır.
Türkiye tekstil ve hazırgiyim sektörü; hazır giyimde dünyanın en büyük üçüncüsüdür.Hazır giyimde Avrupa‘nın en büyük ikincisidir. Hazır giyim Türkiye‘nin en büyük birinci sanayisidir. AB ülkelerine tekstil ve hazır giyim ihracatında ikincisidir. Ancak tüm bu istatistiklere rağmen Türkiye‘deki tekstil ve hazır giyim sektörü küresel krizden ağır bir darbe almıştır. Küresel krizin tekstil sektörüne etkileri şu başlıklar altında toplanabilir:
• - Kayıtdışı İstihdam
• - Yapısal Sorunlar
• - Enerji Sorunu
• - Atıl Kapasite
• - Teşvik Sorunu
Sektör, 2.5 milyon kişiye doğrudan, 10 milyon kişiye de dolaylı istihdam sağlamaktadır. Buna mukabil kayıtlı istihdam ise 1/6 seviyesindedir. Tekstil ve konfeksiyon sektöründe yaklaşık 2 milyon kişi kayıt dışı çalışmaktadır. Yani kayıtdışılık % 80‘ler düzeyindedir.
Hükümetler bugüne kadar tekstil ve konfeksiyon sektörüne bir stratejiye dayandırmadan teşvik vermiştir. Planlamacı bir anlayışla, toplumsal gereksinimleri, üretimi, istihdamı ve yaşam boyu eğitimi, ülkenin bilim ve teknoloji yeterliliğinin güçlendirilmesini temel alan politikalar yaşama geçirilmelidir. Hükümete tüm sektör çalışmaları içinde yer almak istediğimizi buradan duyurmak istiyoruz!
İki gün süren kurultay kapsamında dile getirilen görüşler ve saptamalar aşağıda özetlenmiştir:
• 1. Öğrenciler ile TMO arasında iletişimin arttırılması gerekliliği kaçınılmazdır.
• 2. Son üç yıl içerisinde öğrenci üye sayısının artması bu doğrultuda olumlu bir işarettir.
•3. Üniversitelerde yeni tekstil mühendisliği öğreniminin planlanmasında, yeni fakülte ve bölümlerinin açılması, eğitim programlarının oluşturulması, kontenjanlarının belirlenmesi süreçlerinde TMO yer alarak öneride bulunmalı ve onayı alınmalıdır.
•4. Günümüz itibariyle Türkiye‘de tekstil mühendisliği eğitimi veren 14 üniversite bulunmaktadır. Hemen hemen her sene yeni bir üniversiteye açılan bölümlerde verilen eğitimin kalitesi tartışılır vaziyettedir. Yeni bölümlerin açılması engellenmelidir.
•5. Tekstil mühendisliği eğitiminin en önemli ihtiyaçlarından birisi laboratuar ve atölye tecrübesidir. Devletin fazla üniversite mezunu yetiştirmek adına izlediği bu politika ile açılan pek çok bölümde yeterli laboratuar ve atölye bulunmamaktadır. Yılda ortalama 1100 öğrenci mezun olmaktadır Önceden açılan bölümlerde de, edinilmesi güç olan bu teçhizatlar tam olarak bulunmamaktadır.Yetersiz mühendis yetiştirilmemesi için yeni bölümlerin açılması yerine,giderek daralan sektörde bu kadar fazla mühendise ihtiyaç duyulmadığı göz önüne alınarak, mevcut bölümlerde eğitim kalitesinin artması sağlanmalıdır. Çok sayıda niteliksiz mühendis yetiştirmek ve yine çok sayıda donanımsız üniversiteye sahip olmak yerine, ülkenin gereksinim duyduğu elemanlar yetiştirilmeli; yine gereksinim doğrultusunda yeterli eğitim kadrosu ve kütüphane, derslik, laboratuar, yurt v.b. alt yapısı tamamlanmış kuruluşlar oluşturulmalı; şimdiye kadar açılmış bulunan üniversitelerin eğitim düzeyi artırılmalı, nitelik eşitsizliği ortadan kaldırılmalı ve denetimler yapılmalıdır.
•6. Öğrencilerin staj konusunda yeterli desteği görmedikleri vurgulanmıştır.Stajyer alan firmalar üniversiteler tarafından denetlenmeli ve stajyerlere mesleki bilgilerin aktarılması sağlanmalıdır. Üniversitelerde bu konuyla ilgilenecek staj birimleri oluşturulmalıdır.TMO‘nun firmaların zorunlu stajyer bulundurma, sigorta yapma ve ücretlerini ödeme konusunda öğrencilerin arkasında bulunması gerekmektedir.
•7. 2009 yılı itibariyle küresel anlamda yaşanan ekonomik darboğaz ardı ardına birçok tekstil firmasının kapanmasına sebep olmuştur. Görsel ve yazılı basına da yansıyan bu haberlerin neticesinde üniversitelerin Tekstil Mühendisliği bölümlerine olan talep azalmış, bu da taban puanları geçtiğimiz senelere göre ciddi oranda azalmasına sebep olmuştur. Kontenjanların tekstil mühendisi ihtiyacına göre düzenlenmesi gerekmektedir.
•8. Krizin etkileri göz önüne aldığında; tekstil sektörünün sadece 2009 yılı içinde yaşanan finansal krizden etkilendiğini söylemek yanlıştır. 1999 yılında başlayan gerilemenin 2009 yılında daha da hızlandığını söyleyebiliriz. Bununla beraber dokuma ve iplik alanında ürünlerin ithalatının ülke içinde üretimden daha az maliyet oluşturması yatırım yapılan onlarca fabrikayı atıl duruma düşürmüştür. Yine bu noktada da planlamasız yapılan yatırımların etkisi yadsınamaz. Yürürlükte olan teşvik yasası ise mevcut sorunlara çözüm olmamakta sadece yatırımı belirli bölgelerde desteklemektedir.
•9. 2006 yılında tekstil sektöründe 200 büyük ölçekli şirket ve 500.000 çalışan varken 2009 yılında bu rakamların ortalama %35 oranında düşüş gösterdiği belirlenmiş ve istihdam sıkıntısı yaşandığı gözlenmiştir. İşkur‘dan alınan verilere göre bu istihdam düşüşünün tekstil mühendisleri üzerindeki etkisi 2008 Aralık - 2009 Haziran döneminde işsizliğin %39.6 oranındaki artışı ile gözle görülür şekilde tekstil sektörüne yansımıştır.
•10. TMO Öğrenci Kurultayı öğrenci üyelerin örgüte olan bakış açılarını yeniden değerlendirmeleri ve mevcut önyargıların giderilmesi anlamında oldukça başarılı geçtiği söylenebilir. Tekstil Mühendisleri Odası Şube Yönetim Kurullarının üniversitelerimizde odamızı tanıtıcı toplantıları sık sık yapmaları gerekmektedir. Odamızın üniversitele öğrencilerine tanıtımı sadece TMO öğrenci komisyonlarına bırakılmamalıdır. Bu tanıtımlar sonucunda odamızın gücü ve örgüt bilinci olan üyelerin odaya katkıları daha da artacaktır.
•11. Bir mühendis yaşadığı çevre ve toplumsal sorunlara duyarlı olmalı ve ülkesine karşı sorumluluğunu, sorunları çözmedeki yetisini kullanarak yerine getirmelidir Bu da karar verme mekanizmalarında yer alarak mümkün olacaktır. Örgütlük bilincinin öneminin daha iyi anlaşılabilmesi için çaba harcanması ve daha özgür ve sorgulayıcı bir eğitimin gerektiğini vurgulamak istiyoruz.
•12. İnternet,telefon,vs. araçlar iletişim de rol oynasa da, ana rolü bire bir ya da yüz yüze görüşmeler almaktadır. Tekstil Mühendisleri Odasının bu iletişim araçlarını gün geçtikçe daha sık ve daha kaliteli bir şekilde kullanıldığını görüyoruz. Fakat farkında olduğumuz ve öğrencilerin en etkili şekilde bilgilendirildiği bir iletişim aracı ise bire bir etkileşimdir.
Kurultayda paylaşılan konuların ve ortaya çıkan fikirlerin tüm tekstil mühendisleri öğrencilerine ve ülkemizdeki tekstil sektörünün geleceğine katkılar sunacağı inancındayız.
Aldığımız kararları hayata geçirmek adına sorumluluğu üstümüze alarak, içinde bulunduğumuz tekstil sektörünü tekrar istenilen noktaya getirmek adına gerekli çalışmalardan kaçınmayacağımızı duyururuz.
Bu krizden kurtulmak , gür sesimizi duyurmak ve güçlü yürüdüğümüzü göstermek için örgütlüyüz. Bu yüzden biz TMO‘yuz.


