TTB 59. BÜYÜK KONGRESİ KONGRESİ / 25 HAZİRAN 2010 / ANKARA

25.06.2010

Değerli Arkadaşlar,

Hepinizi TMMOB Yönetim Kurulu adına saygıyla, sevgiyle ve dostlukla selamlıyorum. Burada olmaktan büyük bir onur duyuyorum.

Birlik Başkanımız Mehmet Soğancı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün daveti üzerine son günlerde yaşanan çatışmalarla ilgili emek ve meslek örgütleriyle İstanbul‘da yapılacak toplantıya katıldığı için aranızda bulunamıyor. Kendisinin de saygı, sevgi ve selamlarını iletmek istiyorum.

Evet Arkadaşlar,

Gencecik insanlarımızın ölümü yüreğimizi yakıyor. Bizler silahların susmasını, barışın konuşmasını istiyoruz.

Toplumumuzu kutuplaşmalara yönelten her türlü silah kullanımının karşısına, ülkemizdeki tüm emek ve demokrasi güçlerinin "Bir arada yaşam" talebi ile karşı çıkması ve asla bundan vazgeçmemesi, Kürt sorununun çözümü konusunda tek gerçek çözüm olarak önümüzde durmaktadır.

Bizler, Türklerin ve Kürtlerin bu ülkede kardeşçe, bir arada ve birlikte yaşama talebini yüksek sesle söylemeye devam edeceğiz.

Değerli Arkadaşlar,

Teknolojik yenilikler, emek sömürüsünün arttırılması, esnek üretim modeline geçiş, savaş gibi yöntemler, kapitalizmin son otuz yıldır, ekonomiyi büyütmeye ve sermayenin karını maksimize etmeye dönük politikaları olarak hayata geçirildi. Bütün bu yolların tıkandığı noktada bugünkü yapısal krizle karşılaşıldı.

Ekonomik alandaki kriz, kapitalizmin yarattığı her anlamdaki eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri derinleştirmektedir. Bu kriz salt iktisadi değil sosyal ve siyasal anlamda da bir buhranın kapısını aralamakta aynı zamanda yaşadığımız bu karanlık çağın değişebileceğine dair iyimserliğin ve umutların da kapısını daha güçlü bir biçimde aralamaktadır.

Bu nedenle, bugün ülkemizde emekçilerin, ezilenlerin birlikte mücadelesine ve dayanışmasına duyulan ihtiyaç ortadadır. Emperyalizme ve sömürüye karşı özgürlük, demokrasi ve bağımsızlık için verilen mücadeleyi ancak bir arada olursak, omuz omuza yürürsek, çabalarımızı ortaklaştırabilirsek büyütebiliriz. "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganı o nedenle bugün hiç bu kadar anlamlı ve gerekli olmamıştı.

Toplumsal muhalefetin içinde yer alan TMMOB, dünyada ve ülkemizde yaşananlara seyirci kalmayarak, karanlığa karşı aydınlığı, savaşa karşı barışı, eşitsizliğe karşı adaleti, şiddete karşı kardeşliği ve bir arada yaşamayı, sömürüye karşı emeği savunmaya devam edecektir.

TMMOB, dünyanın, ülkemizin, insanımızın ve üyelerimizin içinde bulunduğu bu günkü koşullarda, bir meslek örgütüne, bir mesleki demokratik kitle örgütüne düşen görevlerin güçlüğü, büyüklüğü ve bunlara karşı sorumluluklarının bilincindedir. TMMOB meslek alanları ile ilgili her konuda korkmadan, sinmeden, geri adım atmadan, eğilip bükülmeden doğruyu söylemeye devam edecektir.

Türk Tabipleri Birliği‘nin değerli delegeleri;

Şimdi herkes bilmelidir: İşte emekten ve halktan yana olanların bu yürüyüşünde, TTB ve TTB‘nin kadroları; TMMOB‘nin yol arkadaşıdır.

Demokratik bir Türkiye ve herkese parasız, nitelikli, eşit ve ulaşılabilir bir sağlık hakkı ve insanca yaşam koşullarının sağlanması için mücadelesini sürdüren Türk Tabipleri Birliği, tabiplerin ve emekçilerin haklar ve özgürlükler mücadelesi içerisinde umudun sembollerinden biridir.

Şimdi herkes bilmelidir: Bu ülkenin aydınlık yüzlü, aydınlık yürekli, aydınlık beyinli tabiplerine ve onların örgütü TTB‘ye, bu ülke insanının ihtiyacı devam etmektedir.

Sevgili Arkadaşlar;

İyi ki bu ülkenin TTB‘si var. İyi ki sizler varsınız. Yolumuz uzun, yolunuz uzun. Yolumuz açık olsun. Hepinize saygılar sunuyorum.

 

  

Mustafa Erdoğan
TMMOB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi