TUZLA'DAKİ ÇELİK TEKNE TERSANESİ'NDEKİ İŞ KAZASINA İLİŞKİN GMO'DAN AÇIKLAMA

10.06.2009

Çelik Tekne Tersanesi’nde meydana gelen iş kazasına ilişkin TMMOB Gemi Mühendisleri Odası 10 Haziran 2009 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

DEĞERLİ KAMUOYUNA DUYRULUR!

ÇELİK TEKNE TERSANESİ‘nde meydana gelen muhtemelen gaz sıkışmasına bağlı iş kazasında ne yazık ki Hüseyin İBİR isimli bir emekçi kardeşimiz hayatını kaybetmiş iki emekçi ise yaralı olarak kurtulmuştur. Hayatını kaybeden kardeşimize Tanrı‘dan rahmet yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı, yaralı kurtulan kardeşlerimizin ise bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını diliyoruz. 

Ne yazık ki bu elim kazanın henüz nedenleri bile belli olmadan gene mühendisler tutuklanmış ve daha önce olduğu gibi kamuoyu nezdinde sanki tersanelerde meydana gelen iş kazaları ve ölümlerin sorumlularının mühendisler olduğu imajı yaratılmıştır. Unutulmamalıdır ki henüz kazanın oluş biçimi açıklığa kavuşturulmamış ve teknik bilirkişi raporu yayınlanmamıştır. O halde söz konusu kazaların eğer varsa sorumluları da belli değildir.

Hal böyle iken toplum içinde saygın konumları olan, ikamet ve işyerleri belli kaçma ve delilleri karartma ihtimalleri de olmayan kişilerin tutuklu olarak yargılanması, mevcut yasalardaki takdir haklarının uygulayıcılar tarafından yanlış uygulandığını göstermektedir. Bu uygulama, vicdanları da yaralamaktadır.

Bugüne kadar gemi yapım, bakım-onarım iş kolunda mühendislik mesleğine ilişkin görev, yetkili ve sorumluları sarih bir şekilde açıklayan ve tanımlayan; gemi mühendislerinin yetki ve sorumluluklarını bütünlük içinde ele alan bir yasal düzenleme yapılmamıştır. Buna rağmen Gemi Mühendisleri kendi sektörlerindeki iş kazalarını önlemeye yönelik somut çalışmalar yapan bu konuda belgeler üreten, bürokrasiye ve yönetim erkine bu alanda en geniş katkıyı koyan ve bu çalışmalarını sadece kamu yararı gözeterek yapan meslek gurubudur. Bu çalışmalarımızın sadece ilgili yerlerde büyük kabul görüyor olması ancak ne kurumumuz ne de üyelerimiz tarafından asla kamuoyunda puan toplamaya yönelik olarak kullanılmaması bu kanayan yaraya verdiğimiz önemi göstermek bakımından önemli ve anlamlıdır. Bütün bu gerçekler ortadayken gerçekte bu kazaların mağduru durumundaki Gemi Mühendislerinin sadece eğitimleri ve görevleri gereği işveren temsilcisi durumunda bulunmalarından yola çıkarak her olayda "potansiyel suçlu" muamelesine tabi tutulmaları artık kabul edilemez bir noktaya gelmiştir.

Kamuoyumuz bilmelidir ki son yıllarda sektörümüzde meydana gelen kazalar iş emniyeti alanındaki eksikliklerimizin giderilmesi yolunda birçok önemli çalışmaya sebep olmuş ve başta Çalışma Bakanlığımız olmak üzere birçok resmi makam bu alanda önemli çalışmalar yapmaktadırlar. TMMOB Gemi Mühendisleri Odası kamusal sorumluluğunun bilinci ile bu çalışmaların tümüne katkı koymakta ve çalışmaktadır. Toplumumuzdan ve kamu yönetimimizden beklentimiz bu alanda yaptıklarımızın takdir edilmesi iken her olay sonrası arkadaşlarımızın suçlulukları kanıtlanmaksızın tutuklanmaları bu alandaki şevkimizi kırmakta ve bizi üzmektedir.

Mühendislerin tersanelerde mevcut iş süreçlerindeki rolü ile suçlanmaya ve tutuklanmaya muhatap olabilmesi için, işveren vekilliği görevlerini, işverenin sahip olduğu güç ve yetkilerle ve yasa güvencesi altında yerine getirebiliyor olması gerekir. Oysa durum bunun tam tersidir; mühendisler, bu sorumlulukların gereği olan yetkilere sahip olmadıkları gibi, bunu talep edebilecek iş güvencesinden de mahrumdurlar.

Mühendisler ve gemi mühendisleri, tersanelerde yaşanan iş kazalarının sorumlusu değil; olsa olsa mağdurudurlar.

Mühendislerin, ‘‘ günah keçisi ‘‘ haline getirilmesine yol açan bu yaklaşımları kabul etmiyoruz. İşçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili gerekli önlemleri almayan gerçek sorumluların yargı önüne çıkarılması ve bu konuda her türlü eylem ve işlemin yapılması için tüm görevli ve yetkili kişileri göreve çağırıyoruz.

TMMOB Gemi Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu