"UMUT TACİRLİĞİNİN KAMU ELİYLE UTANÇ VERİCİ TEZAHÜRÜ" HALK BANKASI KRİZİ FIRSATA ÇEVİRDİ
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, Türkiye Halk Bankası’nın 2500 kişi alacağını duyurarak açtığı sınava gireceklerden 50 TL başvuru parası almasıyla ilgili olarak 20 Kasım 2009 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.
"UMUT TACİRLİĞİNİN KAMU ELİYLE UTANÇ VERİCİ TEZAHÜRÜ"
HALK BANKASI KRİZİ FIRSATA ÇEVİRDİ
Ülkemiz, son iki yılda 3,5 puan artan işsizlik oranıyla, işsizliğin en hızlı arttığı 54 ülke içinde 11‘inci sıraya oturmuştur. Resmi rakamlarla yüzde 13.4 olan işsizlik oranı, iş bulma umudunu yitirdiği için iş aramayanlar da hesaba katılınca yüzde 20‘lere ulaşmaktadır. Odalarımızın yaptığı araştırmalara göre son iki yılda her 4 mühendisten biri işini kaybetmiştir.
Yaşadığımız işsizlik gerçeği bu derece yakıcı iken bir kamu bankası olan Türkiye Halk Bankası‘nın 2500 kişi alacağını duyurarak açtığı uzman yardımcısı, uzman yardımcısı (mühendis), servis görevlisi ve banko görevlisi sınavlarından sınav ve kişi başına 50 TL tahsil etmesi, ülkemizde insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan umut tacirliğinin kamuya kadar sıçramış son derece düşündürücü bir tezahürüdür. Halk Bankası‘nın işsizlerin iş umudundan ticari kazanç sağlamaya dönük uygulaması ne insanlık onuru, ne de insan hakları açısından kabul edilebilir değildir.
Türkiye Halk Bankası A.Ş.‘nin 21 Kasım 2009 Cumartesi günü Türkiye‘nin 17 il ve bölgesinde yapacağını duyurduğu "Uzman yardımcısı, uzman yardımcısı (mühendis), servis görevlisi ve banko görevlisi sınavlarından" sınav masrafı adı altında kişi başına 50 TL tahsil etmesi, bu parayı yatırmayı sınava giriş ön koşulu olarak belirlemesi ve girilmek istenen her sınavdan 50 TL alması ülkemizde "sosyal devlet anlayışının", vatandaş- kamu ilişkisinin, insan hak, özgürlük ve onurunun ne denli ayaklar altına alınmış olduğunun son canlı örneğini teşkil etmektedir.
Öncelikle; Anayasa‘nın 49. maddesinde de belirtildiği gibi çalışmak herkesin hakkı ve ödevidir. Ülkemizde bu hakkını kullanamayan ve talep edemeyen 5 milyona yakın işsiz yaşamaktadır. Bu insanlara işsizlik sigortası uygulaması son derece sınırlı sürede ve asgari ücret seviyesinde yapılırken, işsiz insana iş sağlama sorumluluğunu taşıyan devletin bir kurumu, istihdam yaratırken oluştuğunu iddia ettiği maliyeti işsiz insanlara yüklemeye çalışmaktadır.
Ayrıca; bu bir istihdam sınavıdır. Dolayısıyla, kendi kurumsallığını devam ettirmek için eleman seçen bir kurum ortaya çıkan tüm sınav maliyetini yüklenmek zorundadır. Oysa Halk Bankası, 2500 kişilik kadro için binlerce başvuru almış ve işsizlerden topladığı 50 TL‘lerle basına yansıyan bilgiye göre 18 Kasım itibarıyla 17 milyon TL‘lik bir fon oluşturmuştur.
Diğer yandan; bir kamu kurumu olan Halk Bankası bu sınavda KPSS sonuçlarından yararlanmamaktadır. İşsiz insanlarımız iş umudu yolunda zaten her yıl KPSS sınavlarına girerek istenen harç ve masrafları yapmaktadırlar. Bu durumda neden KPSS sonuçlarından yararlanma yoluna gidilmemektedir? Bu tutumuyla kamunun, işsiz, aç insanların son paralarını alarak, onları doldurduğu gemilerde deniz ortasında terk eden, insanlık suçu işleyen umut tacirlerinden bir farkı var mıdır?
İşsizliğin kıskacında, borçlarıyla, açlıkla ve umutsuzlukla boğuşan gencecik insanlarımıza bu onur kırıcı muameleyi reva gören bir devlet anlayışı olabilir mi? Ayrıca aynı yeteneklere sahip ancak bu sınava verecek 50 lirası olmayan bir gençle sınava girecek parası olan gencin eşit koşullarda yarışamadığı bir ortamda kamu adaleti ne kadar sağlanmış demektir?
Birçok üyemizin de başvurduğu ve bu uygulama karşısında tepkilerini meslek odalarına ilettikleri bu sınavda uygulamanın hemen durdurulmasını, toplanan paraların işsiz insanlara ivedilikle iadesini ve böylesi bir durumun ülkemizde bir daha yaşanmamasını istiyor, gereği için tüm yetkililere ve kamuoyuna duyuruyoruz.
Mehmet Soğancı
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı


