YARGI, BAŞBAKANLIK ETİK YÖNETMELİĞİNE KARŞI TMMOB TARAFINDAN AÇILAN DAVADA YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERDİ

21.03.2006

Başbakanlık tarafından 13 Nisan 2005 tarihli 25785 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ve Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik"in geçici 2. maddesi ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları anılan yönetmeliğin kapsamına alınmıştır.

Birliğimizin tarafından açılan iptal davasında geçici 2. maddenin D bölümünün yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir

T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2005/3140

Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen : Türk Mühendis ve Mimar Odaları
Birliği, Atatürk Bulvarı, No:131/9, Bakanlıklar - ANKARA
Vekili : Av. Nurten Çağlar Yakış - Aynı yerde
Karsı Taraf : Başbakanlık - ANKARA

İsteğin Özeti : Davacı Birlik, 13.4.2005 günlü, 25785 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlileri Etik Davranış ilkeleri ve Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 2, 4, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 22, 23, 26, 27, 28, 29, 31, 35 ve 39. maddeleri ile Geçici 2. maddesinin ve Yönetmeliğe ekli Ek-1- Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi‘nin iptalini, belirtilen maddelerin iptali halinde, uygulanma olanağı kalmayacağından bahisle Yönetmeliğin tümünün iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istemektedir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Mehmet Aydın
Düşüncesi: Dava konusu Yönetmeliğin "Kararlar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 39. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenleme Anayasa‘nın 38. maddesinin 4. fıkrasına aykırı bulunduğundan ve bu madde hükmü yönünden olayda 2577 sayılı Yasa‘nın 27/2. maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmiş olduğundan, davanın bu kısmına yönelik yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne; buna karşılık, 2577 sayılı Yasa‘nın anılan maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmemiş olması nedeniyle, Yönetmeliğin dava konusu edilen diğer kısımlarına yönelik yürütmenin durdurulması isteminin reddine hükmedilmesi gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı: Mehmet Akkaya
Düşüncesi : Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği anlaşıldığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi‘nce davalı idarenin birinci savunmasının geldiği görülerek işin gereği yeniden düşünüldü:

5176 sayılı, Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun‘un "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde "Bu Kanun‘un amacı, kamu görevlilerinin uymaları gereken saydamlık,tarafsızlık, dürüstlük, hesap verebilirlik, kamu yararını gözetme gibi etik davranış ilkeleri belirlemek ve uygulamayı gözetmek üzere Kamu
Görevlileri Etik Kurulu‘nun kuruluş görev veçalışma usul ve esaslarının belirlenmesidir.
Bu Kanun, genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeli kuruluşlar, mahalli idareler ve bunların birlikleri, kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan; yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul başkan ve üyeleri dahil tüm personeli kapsar.

Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri, Bakanlar Kurulu Üyeleri, Türk Silahlı Kuvvetleri ve yargı mensupları ve üniversiteler hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz." hükmüne yer verilmiş; "Kuruluş" başlıklı 2. maddesinde ise, Bakanlar Kurulu tarafından, bu Kanun kapsamındaki konularda her türlü kararları almak ve uygulamak üzere seçilip atanacak olan toplam onbir üyeden birinin, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarında en üst kademe yöneticiliği yapmış olanlar arasından seçilerek atanacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanun‘un uygulanmasına ilişkin hususları belirlemek üzere Kanun‘un 7. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 13.4.2005 günlü, 25785 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde de, dayanağı olan Yasa‘nın 1. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında yer alan hükümler aynen tekrarlanmak suretiyle, Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağı personel açısından Yasa‘ya paralel düzenleme getirilmiş; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (b) bendinde, kurum ve kuruluşun, 2. maddede geçen ve kapsama dahil kamu kurum ve kuruluşlarını; (c) bendinde de, kamu görevlilerinin, 2. maddede geçen ve kapsama dahil kamu kurum ve kuruluşlarında görevli tüm personeli ifade ettiği belirtilmiş; Yönetmeliğe ekli Ek-2- "Kamu Görevlileri Etik Kurulu‘nun Yetki Alanına Giren En Az Genel Müdür, Eşiti ve Üstü Kamu Görevlileri" başlıklı listenin "D" bölümünde ise, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında yönetim kurulu başkanı, üst birliklerde başkan, yönetim kurulu üyeleri ve genel sekretere, Kamu Görevlileri Etik Kurulu‘nun yetki alanına giren kamu görevlileri arasında yer verilmiştir.

6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu‘nun 1. maddesinin 2. fıkrasında, Birliğin ve Odaların kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olduğu hükme bağlanmıştır.

Bakılan uyuşmazlıkta, davacı Birlik tarafından, "dava konusu Yönetmelik‘te, 5176 sayılı Yasa‘nın kapsam maddesi aynen tekrarlanmakla birlikte, Yönetmeliğe ekli bulunan (ve içeriğine yukarıda değinilen) Ek-2 listenin "D" bölümünde Kamu Görevlileri Etik Kurulu‘nun yetki alanındaki kamu görevlilerine, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarındaki yöneticilerin de dahil edilmesinin Yasa‘ya aykırı olduğu; bu durumun, Yasa‘nın mantığına da aykırı olduğu, Yasa‘nın, Devlet ile ücretsel ilişkide bulunanların, ahlaki davranış ilkelerine riayet etmelerini amaçladığı; oysa davacı Birlik ve odaların yönetim kurullarında görev yapanların Devlet‘le böyle bir ücret ilişkisinin bulunmadığı; Birlik ve odaların, kendi mesleki davranış ilkelerini kendilerinin belirlediğinin" öne sürüldüğü; buna karşılık, davalı idarenin savunmasında; "Anayasa‘nın 135. maddesine göre, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ‘kamu tüzelkişilikleri‘ olduğu; 5176 sayılı Yasa‘nın kapsamında bulunmayan kurum ve kuruluşların sayıldığı 1. maddede, bu kuruluşlara istisnalar içinde yer verilmediği; kaldı ki, Kamu Görevlileri Etik Kurulu‘nun üyelerinden birinin bu kuruluşların yöneticileri arasından seçildiği; bu çerçevede, anılan kuruluşlarda yönetim kurulu başkanı ve üst birliklerde başkan, yönetim kurulu üyesi ve genel sekreterin, genel müdür düzeyinde kabul edilerek Yönetmelik kapsamına ve Kurul‘un yetki ve görev alanına alınmasına ilişkin düzenlemede Yasa‘ya aykırılık bulunmadığının" ifade edildiği görülmekte olup; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşların 5176 sayılı Yasa ve bu Yasa‘ya dayanılarak çıkarılmış olan dava konusu Yönetmeliğin kapsamında olup olmadıklarının tartışılması gerekli görülmüştür:

2709 sayılı T.C. Anayasası‘nın "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları" başlığını taşıyan 135. maddesinin 1. fıkrasında; "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." hükmüne yer verilmiştir.

Anılan fıkra hükmü incelendiğinde; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının birer "kamu tüzelkişisi" olduklarında kuşkuya yer bulunmamaktadır. Ancak, fıkrada da vurgulandığı üzere, bu kuruluşlar ve üst kuruluşları, birer "kamu kurumu" değil, "kamu kurumu niteliğindeki" meslek kuruluşlarıdır. Bunun sonucu olarak, "kamu kurumu niteliğindeki" meslek kuruluşlarında çalışan personelin ("kamu kurum veya kuruluşlarında" görev yapan personel gibi) "kamu görevlisi" olduklarının kabulüne hukuken olanak bulunmamaktadır.

Dava konusu Yönetmeliğin dayanağını oluşturan 5176 sayılı Yasa‘nın 1. maddesinin 2. fıkrası bu açıdan incelendiğinde; Yasa‘da, "tüm" personelinin bu Yasa‘nın kapsamında olduğu hükme bağlanan kamu kurum ve kuruluşları arasında "... kamu tüzelkişiliğini haiz ... kurum,..." ibaresine yer verildiği; buna karşılık, fıkrada, "kamu tüzelkişiliğini haiz kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları" ibaresine yer verilmediği görülmekte olup; gerek kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının., gerekse bu kuruluşlarda görev yapan personelin 5176 sayılı Yasa‘nın kapsamında bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve bu kuruluşlarda görev yapan personelin, 5176 sayılı Yasa‘nın ve bu Yasa‘ya dayanılarak çıkarılmış olan dava konusu Yönetmeliğin kapsamında olmadıklarının saptanmış olması karşısında; bu Yönetmelik
kapsamındaki "kamu kurum ve kuruluşları" ve buralarda görev yapan tüm "kamu görevlileri"
ile ilgili olarak getirilmiş olan dava konusu düzenlemelerin, "kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları" ile, bu kuruluşlarda çalışan personel (ve bu çerçevede davacı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği) hakkında uygulanmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.

Bu itibarla, davacı Birliğin, yukarıda belirtilen nedenlerle "kendilerine uygulanma olanağı bulunmayan" dava konusu Yönetmeliğin 2,4,11,12,13,14, 15,16,17, 18,19, 20, 22, 23, 26, 27, 28, 29, 31, 35 ve 39. maddeleri ile Geçici 2. maddesine ve Yönetmeliğe ekli olan Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi‘ne yönelik yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Ancak, yukarıda da vurgulandığı üzere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında görev yapan personelin, Yönetmeliğin 2. maddesinin kapsamında olmadığı açık bulunmasına karşın; sözü edilen 2. madde hükmünden hareketle, bu personel de Yönetmeliğin kapsamındaymış gibi kabul edilerek, Yönetmeliğe ekli Ek-2 listenin "D" bölümünde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında yönetim kurulu başkanı, üst birliklerde başkan, yönetim kurulu üyeleri ve genel sekreterin de, Kamu Görevlileri Etik Kurulu‘nun yetki alanına giren en az genel müdür, eşiti ve üstü kamu görevlileri arasında sayılması yolunda getirilen düzenlemede 5176 sayılı Yasa‘nın 2. maddesine ve hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmeliğin 2, 4, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 22, 23, 26, 27, 28, 29, 31, 35 ve 39. maddeleri ile Geçici 2. maddesi, Yönetmeliğe ekli Ek-1- Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi ve "anılan maddelerin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi halinde, uygulanma olanağı kalmayacağından bahisle" Yönetmeliğin tümünün yürütülmesinin durdurulması istemi yönünden olayda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 27/2. maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmemiş olduğundan, davanın bu kısımlarına yönelik yürütmenin durdurulması isteminin reddine; buna karşılık, dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinde yer alan hükme dayanılarak, Yönetmeliğe ekli Ek-2 listenin "D" bölümünde yer verilen düzenleme açısından 2577 sayılı Yasa‘nın 27/2. maddesinde Öngörülen koşullar gerçekleşmiş bulunduğundan, anılan Ek-2 listenin "D" bölümünün yürütülmesinin durdurulmasına, 18.11.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.