ZEYTİNYAĞI VE PİRİNA YAĞI SEMPOZYUM VE SERGİSİ 10-12 KASIM'DA İZMİRDE GERÇEKLEŞTİ
TMMOB Kimya Mühendisleri Odası adına 10-12 Kasım 2005 tarihinde Ege Bölge Şubesi yürütücülüğünde gerçekleştirilen Zeytinyağı ve Pirina Yağı Sempozyumunun Sonuç Bildirisi yayımlandı.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) kendi meslek ve uzmanlık alanına giren tüm konularda toplumun, ülkenin gelişmesini amaç edinen ve bu yolda işlevlerini gerçekleştirmeğe çalışan kamu kurumu niteliğinde örgütlü bir kuruluştur. Bu bağlamda Kimya Mühendisleri Odası, kuruluşunun 50. yılı onuruna Zeytinyağı ve Pirina Yağı Sempozyum ve Sergisini düzenlemiştir. Toplantıya imza ile kayıtlı 246 kişi katılmış, ancak imza atmayanlar dikkate alındığında 300‘ü aşkın katılımcı gözlenmiştir. Katılımcıların dağılımı: %49,6 sanayici ve üretici, %24,3 sektöre ilişkin kurumlar, %23,3 Üniversiteler, %2,8 bireysel katılımdır. Sergide ise 22 sanayi kuruluşu ve kurumu yer almıştır. 9 Kasımda sektörde iz bırakan ilklerden ulaşılabilen kişilerin davetli olduğu bir tanıtım paneli yapılmıştır. Bu uygulamanın yapılan toplantıda bulunamayan kişilerin katılımlarını sağlayarak ileride gerçekleşecek benzer etkinliklerde yer almasının gelenekselleştirilmesi sektörün ilerlemesinde etkili olacaktır.
Sempozyumun ilk duyurularında önerilen konulardan birçoğuna bildiri ile başvuru olmuştur. Gelen bildiriler çağrılılarla birlikte, sözlü ve poster olmak üzere 55 adettir. Oturumlarda kimya mühendisleri ve kimyacıları ilgilendiren zeytin ve pirina yağı üretim ve rafinasyon teknolojilerindeki yenilikler, kalite üzerine etkili olan faktörler; üretim koşulları, girdi olan zeytinin, ağacın bulunduğu ortamların, zeytin toplama türünün ve çevre kirliliğinin önemi belirtilmiştir.
Duyusal özelliklerin kaliteyi belirlemedeki önemi vurgulanmış, bu nedenle bir tadım gösterimi de sunulmuştur. Öte yandan zeytinyağı ve pirina yağı kimyasal bileşimlerinin ve özellikle asitliği, antioksidan kapasitesi, yağ asitleri türü ve bileşiminin belirlenmesinde kullanılan analitik yöntemler ve yenilikler açıklanmıştır. Zeytinyağı ve pirina yağına ilişkin mevzuat ulusal ve uluslararası standartlar, kalite yönetim sistemlerindeki yenilikler anlatılmıştır. Son zamanlarda antioksidanların sağlık üzerine yapıcı etkileri üzerinde yapılan çalışmalar sonucu kuvvetli antioksidanların (polifenollerin) zeytinyağında bulunması kanser oluşumunu engellediği gibi, kardiyovasküler sistemine HDL‘yi yükseltip LDL‘yi düşürmesi ile olumlu etkileri, bağışıklık sistemini güçlendirmesi, güneş ışığının dermatolojik zararlarını azaltması, şeker hastalığı tedavisinde yardımcı olması gibi etkileri klinik olarak kanıtlanmıştır.
Toplumun zeytinyağının yararları konusunda bilgilenmesi sonucunda, ülke içinde ve yurt dışında talep artmış, dolayısıyla lojistik önem kazanarak gündeme gelmiştir. Sempozyumda taşımadaki temel ilkeler, ambalajın ve markalaşmanın gereksinimi vurgulanmıştır. Dökme taşımacılık yanında ambalajlı taşımanın ve tanıtımın gereği belirtilmiştir. Zeytinin yan ürünleri olan yaprak, pirina, atık niteliğindeki zeytin karasuyu da (2 ayrı oturumda) tartışılmış, yararlanılabilecek yöntemler belirlenmiştir.
Genelde ülkemizin daha verimli ve nitelikli zeytinyağı üretimi ve buna bağlı diğer yararlı yan ürünlerinin elde edilmesinde küçük üreticilere ulaşılması, eğitim verilmesi gereği ortaya çıkmıştır.
Bu sempozyum ve Sergi sonunda sektörün durumu analiz edilmiş ve yapılması gerekenler aşağıda belirtilmiştir.
Zeytinyağı:
1. Türkiye dünyanın 5. büyük zeytinyağı üreticisi konumundadır.
2. Bunda 1990‘lı yılların başından itibaren değişen ve gelişen yatırımların teknoloji ağırlıklı olarak yapılmasının payı vardır. İhracata doğrudan yansıyan bu gelişmeler kaliteli üretim, üretimdeki periyodisitenin (var yılı yok yılı farkının) giderilmesi ve firmaların dış pazarda Türk zeytinyağlarına güven oluşturmalarıdır. Ancak AB ülkelerinin ülkemizden zeytinyağı alımında gümrük birliğinde olmamıza karşın kısıtlama uygulamaları anlaşılmaz bir davranıştır. Kaldırılması gereklidir.
Uygulanması gerekenler:
1. Üretim, tüketim dengesinin kurulması ve stok sisteminin devreye girmesi,
2. Kaliteli üretimin arttırılması ve kaliteli üretim için üreticinin bilinçlendirilmesi,
3. Tüm sektör bileşenlerinin yer aldığı tanıtım kampanyalarına başlanılması ve bunun sürdürülmesi,
4. Kaliteli zeytinyağı tüketiminin özendirilmesi ile zeytinyağı ve diğer bitkisel yağlar arasındaki fiyat-değer eşitliği farklılığının tüketiciye anlatılması,
5. Yeni nesil tüketicilerin eğitilmesi, bu konuda meslek ve meslek yüksek okullarının sayılarının arttırılması,
6. Pirim dâhil diğer tüm destekleme ödeme uygulamalarının devam ettirilmesi ve ödemelerin önceden açıklanarak, zamanında yapılması, AB ülkeleri yanında çok düşük kalan destek miktarının yükseltilmesi, yardımların doğrudan üreticiye verilmesi ve bunun için coğrafi bilgi sisteminin (CBS) oluşturulması,
7. Zeytinyağı tüketiminin arttırılması için, AB‘de daha önce uygulanana benzer, tüketim yardımı uygulamasına ülkemizde de başlanması,
8. Üreticilerin örgütlenme oranının arttırılması, yeniliklerden daha hızlı ve zamanında yararlanmalarının sağlanması,
9. Zeytinyağı rafinasyonunda vitamin ve antioksidanların kayıplarının azaltılması konusunda araştırmalar yapılması,
10. Zeytinyağının insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini gösteren ifadelerin ürünleri üzerinde gösterilmesi için gereken kuruluşların harekete geçirilmesi,
11. Doğru zeytin alanlarının seçilip arttırılması, zeytin yetiştirmeye uygun alanların başka amaçlarla kullanılmaması, zeytinyağı üretimini arttırarak dünyada tedarikçi değil söz sahibi ülke konumuna gelinmesi olarak saptanmıştır.
Pirina yağı ve Pirina:
1. Türkiye, artan nüfusu ile bitkisel yağ açığını karşılamak üzere her yıl yaklaşık 500,000 ton üzerinde (Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü tahminlerine göre) bitkisel yağ ithal etmektedir. Pirina yağı da bitkisel kökenli bir yağdır ve ithal edilen diğer bitkisel yağların bir kısmı yerine kullanılabilir.
2. Türkiye pirina yağını üretebilecek potansiyele ve bilgi düzeyine sahiptir. Pirina yağının Türk Gıda Kodeksi‘nde belirtilen yemeklik vasıfta üretimi ekonomik olursa, iç ve dış pazarı etkileyecektir.
3. Türkiye‘de yemeklik pirina yağının üretiminde rakibi zeytinyağı değil diğer bitkisel yağlar olmalıdır. Böylece zeytinyağının üstün nitelikleri daha belirginleşip tağşiş engellenebilecektir. Hızlı denetleme sistemleri geliştirilmelidir.
4. Pirina yağı Türk Gıda Kodeksi‘ndeki vasıfta olmadığı konumda diğer sanayi dallarında da önemli katkılar sağlamaktadır. Pirina yağının iyileştirilmesi ve kullanım alanlarının geliştirilmesi konularındaki bilimsel araştırmalara hız verilmelidir.
5. Yağı alınmış pirinanın kükürt içermemesi ve düşük kül yüzdesi nedeniyle yenilenebilir enerji kaynağı olarak kullanımı birçok ülkelerde uygulanmasına karşın pirinanın bileşimindeki sodyum oranı nedeniyle ülkemizdeki ilgili yönetmeliklerde izin verilmemekte ve biokütle olarak ihraç edilmektedir. Bu yönde kullanımı ve diğer kullanılma olanakları üzerine araştırmalar yapılmalıdır.
Zeytin Karasuyu:
1. Zeytinyağı işletmelerinde oluşan atık zeytin karasuyu, içerdiği yüksek organik kirlilik nedeniyle çevre kirlenmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle zeytinyağı üretimi kampanya dönemlerinde karasu, çevresindeki sucul ortamlara ve araziye gelişigüzel boşaltılmamalıdır.
2. Yurdumuzda yürürlükte olan gıda sanayi atık sularının alıcı ortama deşarj kriterlerine ilişkin değerlerin, Çevre ve Orman Bakanlığı‘nca da yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.
3. Diğer yandan Karasu, içerdiği azot ve potasyum gibi çok önemli bitki besin maddeleri ve organik maddeler nedeniyle uygun işlemler sonucu toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerini dikkate alarak sıvı ve katı gübre olarak kullanılabilmektedir.
4. Karasuyun, üniversitelerin, Çevre ve Orman Bakanlığının, Yerel Yönetimlerinin, Kamu Araştırma Kuruluşlarının ve ilgili meslek kuruluşlarının görüşleri ile araştırma sonuçları da dikkate alınarak üretim koşullarına uygun çözümler üretilmelidir.
5. Karasuyun arıtılması ve antioksidan içeriğinden yararlanılması için yapılmakta olan girişimlerin, bilimsel araştırmaların desteklenmesi gerekmektedir.


