
TÜRKİYE SOSYAL FORUMU KURULDU
Türkiye Sosyal Forumu Kuruluşu 14 Haziran 2005 tarihinde yapılan basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu. Türkiye Sosyal Forumu katılımcıları adına basın toplantısı Mehmet Soğancı (TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı), Sevgi Göğçe (KESK MYK Üyesi), Gencay Gürsoy (İstanbul Tabibleri Odası Başkanı), Hüseyin Yeşil (TMMOB Yürütme Kurulu Üyesi), Yıldız Önen (TSF Geçici Koordinasyon) tarafından gerçekleşti.
Basın toplantısında TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı şunları söyledi:
Yaklaşık 3 aydır çalışmaları sürdürülen Türkiye Sosyal Forumu bugün ilan ediliyor. Türkiye Sosyal Forumu‘nun (TSF) çalışmalarında emek ve meslek örgütleri, siyasi partiler, çeşitli dernekler ve inisiyatifler aktif rol oynuyor. Porto Alegre‘de başlayan Dünya Sosyal Forumu ve Avrupa Sosyal forumu ile benzerlikler taşıyacak olan TSF, Türkiye‘deki yüzlerce sosyal hareketi bir araya getiren bir zemin oluşturacak.
Neoliberal politikalara ve ABD‘nin başını çektiği savaş çılgınlığına karşı, dünyanın birçok yerindeki sosyal hareketin cevabı, karın değil insanın merkeze alındığı alternatifleri geliştirmek oldu. Bu alternatiflerin en yoğun ve kitlesel şekilde tartışıldığı zeminleri sosyal forumlar oluşturuyor. Sosyal forumlar aynı zamanda, 15 Şubat‘ta dünya çapında 20 milyon insanı sokağa çıkaran büyük uluslararası eylemlerin organize edildiği eylem zeminleri.
TSF 2006 yılının Eylül ayında İstanbul‘da toplanacak. Sosyal forum etkinliklerinde özellikle Türkiye‘deki sosyal hareketlerin deneyimleri ve çözüm önerileri tartışılacak. TSF içinde yüzün üzerinde toplantı ve sosyal aktivitenin gerçekleştirilmesi bekleniyor. TSF‘nin organizasyonu, hazırlık toplantıları ile gerçekleştirilecek.
TSF‘nin düzenleyeceği bir diğer önemli etkinlik ise 2006 yılının Nisan ayında Yunanistan‘ın Atina kentinde gerçekleştirilecek olan 4. Avrupa Sosyal Forumu‘na Türkiye‘den kalabalık ve çeşitliliği yansıtan bir katılımı sağlamak olacak. Atina‘daki toplantılara Türkiye‘den bin kişinin üzerinde bir katılım hedefleniyor. Ayrıca Avrupa Sosyal Forumu‘nun üçüncü hazırlık toplantısı bu yıl 23-25 Eylül tarihlerinde İstanbul‘da TSF‘nin organizasyonu ile yapılacak. Avrupa‘dan 150‘yi aşkın sosyal hareket temsilcisinin katılacağı toplantıda, Atina‘da yapılacak sosyal forumun örgütlenmesi ve programıyla ilgili önemli adımlar atılacak.
Türkiye Sosyal Forumu, Türkiye‘deki tüm sosyal hareketleri TSF‘nin bir parçası olmaya, bir avuç insanı değil, milyonları merkezine alan alternatifleri hep birlikte oluşturmaya ve geliştirmeye çağırıyor.
Basın toplantısında Sevgi Göğçe tarafından aşağıdaki metin kamuoyuna sunuldu:
TÜRKİYE SOSYAL FORUMU İÇİN ÇAĞRI
Biz, Türkiye Sosyal Forumu (TSF) sürecini başlatmak üzere bir araya gelen toplumsal hareketler, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve bireyler olarak, Türkiye‘de ve tüm dünyada yeni liberalizme, savaşlara ve her türlü ayrımcılığa karşı verilen mücadeleleri paylaşıyoruz. Ekonomik, toplumsal ve çevresel krizler yaratan ve savaşları küreselleştiren yeni liberal sisteme karşıyız. Çok farklı kesimlerden, çok farklı çevrelerden geliyoruz ve daha adil, daha eşit başka bir Türkiye‘de yaşama isteğinde buluşan milyonların parçasıyız.
Günümüzde savaş, yeni liberal politikaların militarist yüzü olarak karşımıza çıkıyor. Irak‘ın işgali, militarizm ile çokuluslu şirketlerin ekonomik egemenliği arasındaki bağlantıyı tüm dünyanın gözleri önüne serdi. Komşu Irak‘ta savaş ve işgal, Filistin‘in işgali, Çeçenya‘da katliam, Afrika‘da göz ardı edilen savaşlar, yakın geçmişte Balkanlar‘da yaşananlar, insanlığın geleceğinin ne büyük bir tehdit altında olduğunu gözler önüne seriyor. Kendi ülkemizde de, acılarını hepimizin birlikte yaşadığı bir Kürt sorunu yıllardır devam ediyor.
Irak savaşı yalanlarla meşrulaştırılmaya çalışıldı. Irak‘taki tüm işgal güçlerinin derhal çekilmesini talep ediyor ve Iraklıların, ambargo ve savaşın yol açtığı tüm zararlar için tazminat isteme haklarının yanı sıra, kendi kaderlerini belirleme ve egemenlik haklarını destekliyoruz.
Biz, toplumsal hareketler, kitlesel örgütler ve çevreler olarak yeni liberal küreselleşmeye, emperyalizme, savaşa, doğanın sömürülmesine, ırkçılığa, kültürel emperyalizme, yoksulluğa, ataerkilliğe, ve cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimlikleri de dahil olmak üzere cinselliğe dayalı tüm ayrımcılık biçimlerine karşı mücadeleye desteğimizi vurguluyoruz. Kadınlara yönelik her türlü şiddeti reddediyoruz. Aynı zamanda farklı yeteneklere sahip, sakatlar, körler ve AIDS gibi ölümcül hastalıklara yakalanmış insanlara yönelik tüm ayrımcılıklara da karşıyız.
Toplumsal adalet için, doğal kaynaklara eşit erişim hakkı için, insanların sağlıklı bir çevrede yaşama ve tüm canlıların varolma hakkı için, insan ve yurttaşlık hakları, tüketici hakları, katılımcı demokrasi, her iki cinsten işçilerin haklarının uluslararası anlaşmalarda garanti altına alınması, kadın hakları ve aynı zamanda halkların kendi geleceklerini tayin hakları için mücadele ediyoruz. Biz, barışın ve uluslararası dayanışmanın savunucularıyız ve kamu hizmetlerine ve temel ihtiyaçlara erişimi garanti edebilecek toplumları destekliyoruz.
Devlet terörüne ve şiddet içermeyen sivil direnişleri suç gibi gösteren "terör" yasalarına karşıyız. Sözde terörizme karşı olanlar, tüm dünyada vatandaşlık haklarını ve demokratik özgürlükleri kısıtlıyor.
Dünyayı geri dönüşsüz bir ekolojik yıkımın eşiğine getiren, daha fazla kâr elde etmek için aşırı üretim ve aşırı tüketimi tek geçerli kural sayan, doğanın sınırlarını yok sayan yeni liberal küreselleşmeye karşıyız. Yaşamın ve doğanın sürdürülebilir olmasını amaçlayan ekolojik politikaları destekliyoruz.
İşçilerin, köylülerin, halk hareketlerinin ve evlerini, işlerini, topraklarını ve haklarını kaybetme tehdidi ile karşı karşıya olan tüm insanların mücadelelerinin haklılığına inanıyoruz. Yerkürenin pek çok yerinde olduğu gibi, Türkiye‘de de köylüler çokuluslu şirketlere ve yeni liberal tarım politikalarına karşı direniyor, gıdalar ve tohumlar üzerinde egemenlik ve demokratik toprak reformu talep ediyor. Yoksul köylülerin bu mücadelesini destekliyoruz.
Toplumsal hareketlerin, azınlıkların ve halk örgütlenmelerinin daha adil ve daha eşit bir Türkiye için mücadelelerini paylaşıyoruz. Din, yasa ve etnisite temelinde şiddet, sekterlik ve milliyetçiliği besleyen her türlü ayrımcılığa karşıyız. Kültürel, dinsel ve geleneksel ayrımcı uygulamalar yoluyla kadınlara yönelik şiddet ve baskının sürdürülmesini kınıyor, inanç ve düşünce özgürlüğünü savunuyoruz. Herkesin kendi anadilinde konuşma hakkını savunuyoruz. Farklılıklarımıza rağmen bir arada olmamız bizim zenginliğimiz.
Küresel kapitalizm, meşruiyet krizinden bir kaçış olarak, merkezinde kâr amacı olan halk karşıtı bir düzeni sürdürmek için zorbalığı ve savaşı kullanıyor. Hükümetlerin militarizm, savaş ve askeri harcamalara bir son vermesini istiyor; ve insanlığa yönelik bir risk ve yeryüzündeki yaşama bir tehdit olan ABD askeri üslerinin kapatılmasını talep ediyoruz.
Adil ve kalıcı bir barış için mücadele eden Filistinli ve İsrailli hareketleri destekliyoruz. BM‘nin uluslararası mahkeme kararının ve BM Genel Kurulu‘nda oybirliğiyle alınan kararın uygulanarak İsrail işgalinin derhal sona ermesini talep ediyoruz. İsrail Hükümeti uluslararası yasaları ve insan haklarını ihlal ettiği süre boyunca, İsrail‘e karşı politik ve ekonomik yaptırımların uygulanmasını öneriyoruz. Herkesi Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına, özellikle bir apartheid uygulaması olan duvarın inşasına karşı mücadelesine azami destek vermeye çağırıyoruz.
Dünyadaki fakir ülke borçlarının sürdürülemez durumunu ve hükümetlerin, çokuluslu şirketlerin ve uluslararası finans kuruluşlarının bu durumu zorlayıcı şekilde kullanışını kınıyoruz. Yoksul ülkelerin borçlarının toptan ve koşulsuz olarak silinmesini, uluslararası spekülatif para hareketlerinin denetim altına alınmasını talep ediyoruz.
Yeni liberal politikaların Türkiye‘de uygulanma biçimlerinin en açık göstergesi olan özelleştirmeler, IMF‘nin direktifleriyle yürütülüyor. Sendikasızlaştırmaya ve taşeronlaştırmalara karşı verilen mücadelelerin yanındayız. Başta eğitim ve sağlık olmak üzere emeklilik ve sosyal güvenlik sisteminin savunulmasını, kamu mallarını korumak üzere özelleştirmelere karşı mücadeleyi haklı buluyoruz. Emekçilerin kazanımlarının ellerinden alınmasına karşı ortak bir duruş sergilenmesi gerektiğine inanıyoruz. İşçi haklarına saygı gösteren, insanca yaşam için gereken bir ücret sağlayan, şirket kârlarına dayalı rekabeti değil toplumsal dayanışmayı öne çıkaran bir Türkiye için mücadeleleri destekliyoruz.
İnsanlığın ürettiği tüm değerlerin sermaye lehine yağmalanmasında en büyük sorumluluğa sahip olan G8 Zirvesine, IMF ve Dünya Bankası‘na karşı sesimizi yükseltiyoruz. Biz, ortak düşmanımız olan DTÖ‘ye karşı birleştik. Toplumsal hareketler, yerli halklar, çiftçiler ve aktivistler her türlü yaşam biçimi üzerindeki imtiyazlara ve biyolojik çeşitliliğin, gen kaynaklarının, suyun ve toprağın çalınmasına karşı mücadele ediyor. Biz, kamu hizmetlerinin ve insanlığın ortak değerlerinin özelleştirilmesine karşı mücadele için birleştik.
Özelleştirmeye karşı mücadelemizi; ortak değerlerimizi, çevreyi, tarımı, suyu, sağlığı, kamu hizmetlerini ve eğitimi savunan çabalarımızı birleştirelim.
Türkiye Sosyal Forumu sürecinde yer alan bizler, herkesi toplumsal hareketler ağı oluşturmak, mücadele yeteneğimizi güçlendirmek üzere bu çağrıya destek vermeye ve TSF sürecine katılmaya çağırıyoruz.
BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN!
BAŞKA BİR TÜRKİYE MÜMKÜN!
BAŞKA BİR YAŞAM MÜMKÜN!
MÜCADELEYİ KÜRESELLEŞTİRİN! UMUDU KÜRESELLEŞTİRİN!
TÜRKİYE SOSYAL FORUMU İMZACILARI
1 BARIŞ ANNELERİ İNİSİYATİFİ
2 DEMOKRATİK HALK PARTİSİ (DEHAP)
3 DEVRİMCİ İŞÇİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU (DİSK)
4 DEVRİMCİ SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ (DSİP)
5 EMEĞİN PARTİSİ (EMEP)
6 EVRENSEL KÜLTÜR MERKEZİ
7 GÖÇDER
8 HALKEVLERİ
9 İNSAN HAKLARI DERNEĞİ (İHD)
10 İSTANBUL DİŞ HEKİMLERİ ODASI
11 İSTANBUL TABİP ODASI
12 İSTANBUL VETERİNER HEKİMLER ODASI
13 KARAKEDİ KÜLTÜR MERKEZİ (KKM)
14 KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU (KESK)
15 KÜRESEL BARIŞ VE ADALET KOALİSYONU (KÜRESEL BAK)
16 MEZOPOTAMYA KÜLTÜR MERKEZİ (MKM)
17 ÖZGÜRLÜK VE DAYANIŞMA PARTİSİ (ÖDP)
18 SOSYAL DEMOKRASİ VAKFI (SODEV)
19 SOS ÇEVRE PLATFORMU
20 SOSYAL DİYALOĞU GELİŞTİRME DERNEĞİ (SODİGED)
21 TOPLUMSAL ARAŞTIRMALAR VE KÜLTÜR SANAT İÇİN VAKIF (TAKSAV)
22 TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI (TİHV)
23 TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ (TMMOB)
24 TUNCELİ DERNEKLERİ FEDERASYONU
25 TÜKETİCİYİ KORUMA DERNEĞİ (TÜKODER)
26 TÜRKİYE SAKATLAR DERNEĞİ
27 TÜRKİYE TARIMCILAR VAKFI
28 YEŞİLLER


